son mohikan
YA UMUTLAR BİTERSE
Mesaj Sayısı: 1166
Tecrübe Puanı: 264
|
Amorium antik kenti Afyon ilinin Emirdağ ilçesine bağlı Hisarköy’de bulunmaktadır. Amorium, kenti içine alan höyükle birlikte (M.Ö.3 bin) Erken Bronz Çagı’ndan itibaren Hititlerin ve Friglerin iskan ettiği alanlar arasında bulunmuştur. Anadolu’nun erken tarihinde kentin ne önemde olduğu bilinmemektedir.Kentten bahsedilen ilk antik kaynak Roma imparatoru Augustus zamanında yaşamış olan Strabon’un eseridir.
Bu şehir, Geç Hellenistik dönemden (M.Ö. 2-1.yy)Roma imparatoru Carracalla’ya kadar olan 300 yıldan fazla bir süre kendi adına para bastırmıştır. Roma döneminde (M.S. 3-1.yy) küçük bir kent olan Amorium Geç Antik Dönemde hızla önem kazanmıştır. Bizans döneminde şehrin iyice önemi artmış ve imparatoluğun başlıca şehirlerinden biri haline gelmiştir. Kentteki pek çok yapılaşma faliyeti de bu dönemde görülmüştür.
Bizans imparatoru olan Zenon döneminde (M.S. 474-491) surlar da dahil olmak üzere kentteki önemli yapılar oluşturulmuştur. M.S. 7.yy’da kent, başkent Constatinople’den güneye Suriye’ye doğru giden üzerinde yer alması ile idari, askeri ve dini açıdan önemli bir yere gelir. M.S. 7-9.yy arasında kent devamlı Arap akınlarına hedef olur ve büyük zarar görür. Ancak kent daha sonra Bizanslılar tarafından hızla iskan edilir. Şimdiki Hisarköy ise 1892’de kurulmuştur. M.S.10-11.yy’da kentte biraz canlanma görülmüşse de asla eski önemine kavuşamaz. 1071 Malazgirt Savaşından sonra Bizanslıları yenen Selçuklular kente yerleşmişlerdir. Kent daha sonra Osmanlı hakimiyetine geçmiştir. Ancak her iki dönemde de kent bir varlık gösterememiştir.
Antik kentteki eski yerleşim Aşağı ve Yukarı kent olmak üzere iki kısımdadır. Bugünkü köyün kuzey tarafındaki höyüğün oluşturduğu kısımda, kentin çekirdeği Yukarı Kent yer alır. Höyüğün çevresinde izleri görünen bir surla Yukarı Kent tamamen çevrilidir. Duvarlar, kare planlı, çıkıntılı çok sayıda kule ile desteklenmiştir ve pek çok da kapısı bulunmaktadır. Höyüğün kuzeydoğu ve güneybatı uçlarında Yukarı Kent surları Aşağı Kent ile birleştirilmiştir. Bugünkü köy ve Bizans yerleşimi Yukarı Kentin kuzeyinde bulunurken, Roma döneminde kuzeye doğru geniş bir arazide antik yerleşim olduğu saptanmıştır. Amorium’daki Roma dönemi buluntuları şimdilik yalnızca yüzey buluntularından, mimari yapı elemanları ve yazıtlardan oluşmaktadır. Amorium’da özellikle ‘Frig Tipi’ olarak bilinen Roma dönemi mezar taşları bulunmaktadır. Ayrıca burada mezar taşlarının çok sayıda olmasına bakılarak kentin nekropolünün de oldukça büyük ve geniş olduğu düşünülmektedir.
Amorium’da kazı çalışmaları 1988 yılında Profesör R.M. Harrison tarafından başlatılmış, 1993’ten itibaren de Dr. Christopher Lightfoot tarafından devam ettirilmiştir. Şu anda kazı çalışmaları; Aşağı Kent Surları, Büyük Yapı Kompleksi, Aşağı Kent Kilisesi ve Yukarı Kentte devam etmektedir.
1. Aşağı Kent Surları : Şu an Aşağı Kenti çevreleyen surların Zenon dönemine ait olduğu düşünülmekedir. Ancak bu düşünce henüz arkeolojik kanıtlarla desteklenmemiştir. Ancak, elde edilen buluntular ve onların düzgünlüğü bu yapının imparatorluk tarafından barış zamanı yaptırıldığını düşündürmektedir. Kazı esnasında yangın ve tahribat izlerine rastlanmıştır. Buradaki üçgen kulenin içinde bir imparator Theofilos (M.S. 829-842) sikkesi bulunmuştur. Ayrıca 1990 sezonunda X.Konstantinos Dukas (M.S. 1059-1067) ve IV. Romanos Diogenes (M.S. 1068-1071) zamanına tarihlenen 1 altın 22 bronz sikkeden oluşan ufak bir define bulunmuştur.
2. Büyük Yapı Kompleksi : Bu kompleks, Aşağı Kentin güney kısmında surlar ile köyün dış hatları arasındaki mesafenin hemen hemen ortasında yer alır. Binanın fonksiyonu şimdilik bilinmemektedir. Ancak mermer sütunlar ile süslenmesi ve geniş bir alanı kaplaması yüzünden önemli bir yapı olduğu düşünülmektedir. Bina, büyük bir olasılıkla surlarla aynı zamanda geç 5.yy’da inşa edilmiştir. Bu tarihlendirme binada bulunan seramiklerin kronolojisi ile de desteklenmektedir. Binanın ilk evresi yangınla son bulmuş ve kalıntıları daha geç dönemde tekrar kullanılmıştır.
3. Aşağı Kent Kilisesi : Bu bina şu anda Amorium’daki en önemli yapı konumundadır. Kilise üç inşa evresinde tamamlanmıştır. Kilisenin orijinal planı ortada nef ve iki yan kısmı ile basilika şeklindedir. Batı tarafında üç adet kapı ile girilen bir narteks bulunmaktadır; güney yan kısmına açılan kapının taşları gri ve kırmızı damarlı, söveleri oldukça sağlam ve ayaktadır. Ana nefin doğu kısmında çapı 8m.’ye yakın bir apsis yer alır. Apsis duvarının dış yüzü düzgün bir altıgenin üç kenarı şeklinde yapılmıştır. Apsis içinde papazların oturdukları yerden ayrılmış olarak, yarım elips şeklinde bir ‘synthronon’ bulunmaktadır. Synthronon’un önünde büyük ihtimalle sunak yer almaktaydı. İkinci evrede çatıda ve kilisenin ana kısmının duvarlarında değişiklikler görülür. Duvardaki mermer kaplamanı çoğu sökülerek yerlerine freskler yapılmıştır. Üçüncü evrede ise nefi sınırlayan iki sıra sütun tamamen kaldırılmış ve yerlerine dört büyük paye, tahminen kubbe şeklinde inşa edilen çatıyı desteklemek için konulmuştur. Kilise zengin bir şekilde mermer, fresk ve mozaikler ile kaplıydı. Burada bulunan bazı mimari parçalar şimdi Afyon Müzesi’nde sergilenmektedir. 1991 yılında moloz içinde bulunan önemli Grekçe yazıt kilisenin 5.yy’da Saint Conon’a adandığını belgelemektedir.
4. Yukarı Kent : Burada yapılan kazılarda bazı odalarda küçük sanayi işçiliğinin izleri bulunmuştur. Duvarlar genelde devşirme taşlardan yapılmış olup bunlardan Frig tipindeki Roma mezar taşları dikkat çeker. Benzer şekilde Yukarı Kent surları oldukça fazla Roma dönemi malzemesini devşirme olarak kullanmıştır. Şu ana kadar surlarda bir kapı, yanında onu destekleyen kule ve bir kısım duvar açığa çıkartılmıştır. Şimdiye kadar kentte daha çok Bizans eserleri tanınabilmiştir. Bizanslılar kenti öylesine yeniden organize edip kurmuşlar ki, Roma veya daha erken çağlara ait çok az şey tanınabilir durumda kalmıştır.
|