+  Define - Definecilik - Ana Sayfa
|-+  BELGELER
| |-+  Antik Şehirler
| | |-+ 
 Apollon Tapınağı

Üye Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Apollon Tapınağı  (Okunma Sayısı 715 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 02 Ağustos 2007, 22:23:22 »
PeopLe
*
Mesaj Sayısı: 505
Tecrübe Puanı: 1658

WWW
Offline
Apollon Tapınağı

Didim'deki Apollon Tapınağı, Priene- Milet- Didim gezisinin son ayağını oluşturur. Her nekadar günümüzde tapınağın çevresinde bir yerleşim birimi varsa da, antik çağda durum oldukça farklıydı çünkü antik Didyma, bir kent ya da köy değil, sadece ve sadece bir kehanet merkeziydi. Üstelik öyle sıradan  değil, antik dünyanın en önemli üç kehanet merkezinden biriydi (Diğerleri: Claros'daki ve Delfi'deki Apollon tapınaklarıydı).  Günboyu bu tapınağın merdivenlerini aşındıran vatandaşlar her konuda kehanet talebinde bulunurlardı. "Ne zaman evleneceğim?" diye soran genç kızların yanısıra, "Bu savaşa girersek ordularımız kazanır mı?" diye soran imparatorlar da tapınağın müşterileri arasındaydı. "Müşteri" diyoruz çünkü kehanet talebinde bulunmak ücrete tabiydi. Özel talepler için, kamu yararına olan taleplerden 7 kere daha fazla ücret ödemek gerekirdi. En üstteki fotoğrafta tapınağın bugünkü halini görüyorsunuz. Onun altında tapınağın inşa halindeki durumunu gösteren bir temsili resim yer almakta. Üçüncü resimde ise, kehanet talebinde bulunanların aşındırdığı basamakları görüyorsunuz. Antik çağda, insanların tapınaklara girmesi yasaktı.   Kehanete ilişkin talepleri rahiplere söylerler, onlar da baş rahibe (ya da rahibeye) iletirlerdi. Kükürt gazı sızan bir odada transa giren baş rahibin söylediği kehanet, daha sonra, yine rahipler tarafından "halkın anlayacağı" bir dile dönüştürülerek talep sahibine iletilirdi.
 
 
 Antik dönemin bütün tapınaklarında olduğu gibi, Didim Apollon tağınağında da, ana cephenin sütunları üzerinde Meduza'yı tasvir eden alçak kabartmalar vardı. Yerden 19 metre yükekte yer alan bu frizlerde tasvir edilen ve bir mitoloji kahramanı olan bayan Meduza'nın kıvırcık saçları, aslında yılanlardan oluşuyordu. Ancak bundan da önemlisi, Meduza'nın bakışlarıyla insanları taşlaştırmasıydı. Tapınaklarda çok sayıda kıymetli obje bulunduğundan, Meduza'nın insanı taşlaştıran  bakışlarının soyguncular üzerinde caydırıcı bir güç oluşturacağına inanılırdı.
 
 Kalıntıları bugüne ulaşmış olan tapınak M.Ö.4.yy'dan kalmadır. Ancak bu Helenistik tapınak, M.Ö.6.yy'dan kalma arkaik tapınağın üzerine inşa edilmiştir ki, o tapınaktan da önceleri, aynı yerde, daha da eski (belki M.Ö 8.yy'dan kalma) bir tapınak olduğu saptanmıştır. Her halukârda, M.Ö.6.yy'a gelindiğinde, Didim bir kehanet merkezi olarak tüm dünyada nam salmıştı. İşte o dönemde, M.Ö.550 dolaylarında,  büyük bir tapınağın inşaatına başlandı. Bu tapınak, kehanet odasını barındıran küçük tapınağı içine alacak şekilde, Didim'in şanına uygun boyutlarda inşa edilecekti. 18 metre yüksekliğindeki duvarların önünde 2 sıra halinde sütunlar binayı çevreliyordu. İnşaat alanının boyutları 89 x 38 metreydi. Ancak M.Ö.494'de, bölgeyi ele geçirmek isteyen Perslerle İon Konfederasyonu arasında çıkan Lade deniz savaşını Perslerin kazanmasıyla tağınağın kaderi de değişti. Şimdiki İranlılar'ın ataları olan Persler tapınağı yaktılar, içindeki Apollon heykelini Persopolis'e götürdüler, Milet'in halkını da Mezopotamya'ya sürdüler.   
 Tapınağın kaderi Büyük İskender'in M.Ö.334'de bölgeyi ele geçirmesiyle yeni bir evreye girdi. M.Ö.332'de, İskender'in himayesinde tapınağın yeniden inşaasına başlandı. Ancak bu seferki tapınağın inşaatı hiçbir zaman sona ermedi. Bir öncekinden daha da büyük olarak tasarlanan tapınak 109 x 51 metre  boyutlarındaydı. Binanın çevresinde 120 sütun vardı. Haybetini daha da artırmak için 13 basamakla çıklan bir platform üzerine oturtulan bu tapınağın inşaatı yaklaşık
 300 yıl boyunca, Brankidler ailesinin ekmek kapısı oldu. Aynı zamanda tapınağın rahipliğini de yapan aile, Büyük İskender sayesinde, İran'a götürülmüş olan Apollon heykelini  geri getirmeyi de başardı. Bu heykeli koruma altına almak için, kehanet odasının bulunduğu yere, Naiskos adı verilen, üzeri çatıyla kaplı  küçük  bir tapınak inşa edildi.
Hrıstiyanlığın Roma İmparatorluğunun resmî dini olarak kabul edilmesiyle birlikte tapınak inşaatı durdu. 
 Bizans döneminde tapınağın içinde küçük bir kilise inşa edildi. İmparator Justinien döneminde, tapınak evsiz barksızların barındığı bir sığınma evine dönüştü.
 
Tapınak duvarlarının alt kornişleri, stilize edilmiş çeşitli bitki ve yılan derisi motifleri ile bezeliydi. Sütunların yerden yüksekliği 18 metreydi. Baştaban ve frizlerle birlikte bu yükseklik 20 metreyi aşıyordu.
Tapınağı çevreleyen sütunların sayısı 120'ydi. Didim Apollon Tapınağı, bu boyutlarıyla, 127 sütunlu Efes Artemis Tapınağı ile rekabet halindeydi.
 Tapınağın Pronaos adı verilen giriş bölümü. Bu bölüm, 13 basamaklı merdiveni çıkarak ulaştığınız platformun adıdır. 
Logged
« Yanıtla #1 : 15 Ocak 2008, 16:08:32 »
yilpet
Ziyaretçi
Apollon Tapınağı

Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]

Didim' in girişinde, Batı Anadolu kıyılarının en etkileyici bağımsız anıtı olarak kabul edilen Apollon Tapınağı yükselir. Tapınağın anıtsal boyutları ve benzersiz planı kadar , çok iyi bir durumda koruna gelmesi de hayranlık uyandırmaktadır. Yunan dünyasında Apollon Tapınağı'nı boyutları bakımından önemli bir farkla geride bırakacak herhangi bir tapınak yoktur. Hellenistlik dönemde tasarlanan Apollon Tapınağı, dev boyutlu mimarlık yapıtlarının Roma'lıların tekelinde olmadığını göstermektedir. Didyma hiçbir zaman bir kent niteliği taşımamıştır. Tapınak ve onun yönetiminde ki bilicilik , Miletos toprakları içerisindedir ve rahibi de kentin önde gelen resmi görevlileri arasında yer almıştır. Didyma adı Yunanca'dan değil, Anadolu dillerinden kaynaklanır. Rastlantı olarak Yunanca " ikizler " anlamına gelen didymi sözcüğüne benzemesi, Apollon ve ikiz kız kardeşi Artemis' le ilişkili olduğu sanısını uyandırmaktadır. Apollon Tapınağı bir Bilicilik Merkezi durumundadır. Milet ve çevre kentlerden gelen ziyaretçiler Panormos Limanından ( Mavişehir yakınlarında )  karaya çıkarak, tapınağa bir kutsal yol ile ulaştıkları bilinmektedir. Kutsal yolun iki tarafında heykeller sıralanmıştır. M.Ö. 6. yy tarihlenen bu heykellerden bir çoğu  1858 yılında Newton tarafından British Museum' a gönderilmelerine kadar orijinal yerlerinde kalmışlardır. Çoğu Arkalik döneme ait dik bir biçimde oturan figürleri betimler. Bazıları yazıtlıdır. Kutsal yol heykelleri arasında bir aslan ile bir sfenks heykeli de vardır. Bu heykellerin orijinalleri olmasa da yerlerine kopyalarının bile konması bir önem taşımaktadır.Didyma tarihinin erken evresi Tapınağın Persler tarafından yıkılmasıyla sona erdi. M.Ö. 494 yılında İona ayaklanması başarısızlıkla sonuçlanıp Miletos düşünce, Dareison hem tapınak hem de bilicilik yerini yağmalayarak yıktırmıştır. Perslerin çaldığı bronz Apollon heykelini 150 yıl sonra İskender almış ve Didyma ya geri vermiştir.
Pers yıkımının ardından bilicilik merkezinin toparlanması uzun sürmüştür. Ama İskender' in gelişiyle inşaat hızlanmış ve bilicilik pınarı yeniden kaynamıştır. Hayata dönen bilicilik kurumu İskender' in tanrı Zeus' un öz oğlu olduğunu ve Gaugamela' da zafer kazanacağını muştulamıştır. Yine de Didyma, asıl canlanmasını Seleukos' a  borçludur. Eski tapınağın bulunduğu yerde bugün kalıntıları bulunan dev yapının inşaatını  M.Ö. 300 yılında Seleukos başlatmıştır.Yeni kutsal alan kısa zamanda büyük bir üne ve zenginliğe kavuşmuştur. Ama M.Ö. 278 yılında istilacı Galatların saldırılarından çok zarar görmüştür. M.Ö. 277 yılına ait çıkartılan bir yazıtta savaştan çok zarar ve yağma görüldüğü, tapınakta Artemis hazinesindeki kaidelerden hiç bir eser kalmadığı yazmaktadır.Henüz tamamlanmayan yapı ise ayakta kalabilmişti. 200 yıl kadar Miletos'lular kendi imkanları ile onu tamamlamaya çalıştılar. Ama tapınak hiçbir zaman tamamlanamadı. Örneğin taşların çoğu perdahlanmadı, sütunların livleri tamamlanamadı.
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]

Apollon Tapınağı'nın planı çeşitli yönlerden sıra dışı, hatta benzersizdir. İon düzeninde ki yapı "dekastylos dipteros " plan gösterir, yani kısa yanlarda on sütun içeren iki sütun dizisiyle çevrilmiştir. Ön avlu niteliğindeki pronaosta oniki sütun daha vardır. Böylece toplam sütun sayısı 120 olmaktadır. Pronaosla kutsal bölüm arasında içinde iki sütun bulunan bir ön oda vardır. Bu ön odaya başka tapınaklarda rastlanmamaktadır.Ön odadan üç kapı naosa inen basamaklara açılmaktadır. Naos : Kült heykelinin bulunduğu kutsal alandır. Yapı dev boyutları yüzünden hiçbir zaman çatı ile örtülememiştir. Pronaosun iki yanındaki eğimli birer dehliz, pronaoso , naosa bağlar. Buda eşine rastlanmayan bir düzenlemedir. Yunan tapınaklarında kült ( tapınma ) heykeli genelde naosun arka duvarına yakın bir yerde konumlanır fakat Apollon tapınağının üstü açık olması sebebiyle naosun ortasında , apollon heykeli için ion düzeninde küçük bir tapınak( naiskos ) yapılmıştır. Bilicilik pınarının yalnızca temelleri günümüze erişen naiskosun içindedir. Tapınağın bir başka sıra dışı özelliği ise ön odanın iki yanında yer alan ve naos duvarlarının üzerine ulaşan merdivenlerdir. Tapınak zengin bir motif çeşidine sahiptir.Bu motifleri fotoğraf galerimizde görebilirsiniz. Özellikle Medusa kabartması benzerlerinden çok daha güzeldir.
  Apollon tapınağı bilicilik ( kehanet ) yönünden önemli başarılar gösterir ve hızla üne ve zenginliğe kavuşur. Kehanetlerinden teki İskender'in kazanacağı kehanet olmuştur. Bilicilik olarak rahipler hiçbir zaman kesin cevaplar vermez hep yoruma açık yanıtlar verirlerdi. Böylece olan her olay bir şekilde rahiplerin dediğine geliyordu.Ayrıca çok uzaklardan ve çeşitli yerlerden gelen misafirlerle sürekli olarak konuştukları için hemen hemen tüm siyasi sırları biliyorlar ve özellikle siyasi kehanetlerinde bu bilgileri çok işe yarıyordu. Didyma' da tek etkinlik bilicilik değildi. Dört yılda bir yapılan Büyük Didyma Şenlikleri Roma İmparatorluğu döneminde büyük rağbet görmüştür.Alışılagelmiş spor yarışmalarının dışında hitabet, müzik ve tiyatro yarışmaları da düzenleniyordu. Şenliğin bir bölümü Didyma'da bir bölümü de Miletos' da düzenleniyordu. Belki garip ama yarışmaların çoğu Miletos'da ki görkemli tiyatro yerine Apollon Tapınağı'nın bahçesinde yapılıyordu. Didyma'daki stadion hala ayaktadır.Tapınağın güneyinde ve öylesine yakınında yer almaktadır ki , tapınağın basamakları oturma yeri olarak kullanılmıştır. Alt basamaklarda oturma yerlerinden her birinin belirli bir kişiye ayrıldığını gösteren yazıtlar vardır.  Yaklaşık 200 ayrı ad okunabilmekte, kimisinin özenle kazındığı,  kimisinin de kabaca çiziktirildiği gözlenmektedir. İsimler en iyi yer sayılan birinci sırada yoğunlaşmıştır. Hepsi de birey yada topluluk statüsünde ki kişilere ait isimlerdir. Hiçbir devlet görevlisine statüsü gereği yer ayrılmamıştır. Koşu yarışlarının başlama yeri stadionun doğu ucunda olup bugün de görülebilmektedir. Didyma Apollon tapınağının ilginç özelliklerinden biri yapının çeşitli kesimlerinde duvarlara ve basamaklara kazılmış harflerdir. Bunların işlevine ilişkin çeşitli varsayımlar ortaya konulmuştur. Harfler üç değişik şekilde konmuştur.Özel isim kısaltmaları oldukları varsayılır ve bu yoldan ele alınarak, tapınağın inşaatına köle işçi veren kişilerin, parça başına ücret aldıkları için yaptıkları parçalara belli olsun diye isim kazıdıklarıdır. Bunlar toplanarak ödemeler yapılıyordu.  Tapınağın son rütuş işleminde hepsi silinecekti ama ne var ki tapınak hiç bir zaman tamamlanamadı.
BİLİCİLİK ( KEHANET )  OCAKLARI
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]

Antik çağda bilicilik ( kehanet ) halkın en alt tabakasından, en üst tabakasına kadar herkes tarafından ilgi çekici ve inandırıcı olup, Bilicilik mekanları kutsal mekanlar, Bilicilik yapan kahinlerde Kutsal kişiler olarak toplum içinde büyük saygı görmüşlerdir. Bilicilik tapınaklarının değeri, önceden haber verdikleri olayların doğruluğuna göre artmakta veya azalmaktadır. Apollon Tapınağı da bilicilik mekanlarından biridir.
Kehanet ocakları bilinmeyeni bilmeyi nasıl başarmışlardır ?
Kehanet ocaklarına yüzyıllar boyunca sayısız insan danışmaya gelmiştir. Bunların arasında Krallar, komutanlar, ünlü kişiler olduğu gibi, çobanlar ve köylülerde vardı. Danışılan konular ise en yüce devlet işlerinden, en önemsiz , kişisel sorunlara dek çeşitlilik gösteriyordu.  İnsanlar akın akın onlarca gün uzaklıktaki yollardan gelerek bilici tanrı ve kahramanlara danışmayı göze alıyorlardı.
Kehanetcilerin sırları
Politik meseleler : Politik konularda verilen öğütlerin gerçekleşme olasılığı daha yüksek olmuştur. Buda sanıldığı kadar gizemli bir olay değildir.  Kutsal bilicilik yerlerinde bulunan görevliler, hergün Yunan dünyasının dörtbir yanından gelen Krallar, komutanlar, önemli devlet adamları vb. kişileri dinliyorlar, onların en yakınlarına bile açmadıkları düşüncelerini ve - veya devlet sırlarını öğreniyorlardı. Böylece hafiye göndermeden bulundukları yerden devlet ve üst düzey idare konusunda her türlü sıra ulaşıyorlardı. Ve bu olayları yorumlayarak , kral veya devlet adamlarının sorularına sonuca en yakın cevapları verebiliyorlardı.
Anlaşılması güç ifadeler kullanmak : Kehanet ocakları açık yanıt vermekten daima kaçınmışlar ve anlaşılması güç ifadeler kullanmaları ile ünlenmişlerdir. Verdikleri cevaplar çift yönlü olabildiği kadar, tamamen kişinin kendi yorumuna görede şekillenebilecek biçimde de olabiliyordu.
ÖRNEK : Kroisos'a , Pers Krallığına saldırmakla büyük bir imparatorluğu yıkacağı söylenmişti. Buna güvenerek savaşa giren Kroisos yenildi. Ama kehanet doğru çıktı. çünkü sonuçta bir imparatorluk ( Kroisos'un imparatorluğu ) yıkılmıştı.


Kaynak:Didimli com'a teşekkürler
Logged
« Yanıtla #2 : 01 Nisan 2008, 18:51:34 »
canalemdar
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 4
Tecrübe Puanı: 0

Offline
Apollon Tapınağı

ben gittim şahane ve  büyülüyecei ber yerdi felakettiii
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Harita Definecilik Define İletişim
Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2008 Simple Machines LLC
Düzenleyen : comkit
Özel Mesajlariniz Denetlenmektedir.
Parakapisi.NET Ziyaretçilerinin Firefox tarayici kullanmasini önerir.

Parakapisi.NET Kendi Sunucusunda Barinmaktadir.
MySQL ile GüçlendirildiPHP ile GüçlendirildiXHTML 1.0 Geçerli!

Define

DefinecilikDefine

Bu Sayfa 0.116 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu