son mohikan
YA UMUTLAR BİTERSE
Mesaj Sayısı: 1163
Tecrübe Puanı: 264
|
Osmanlı İmparatorluğu, geniş sınırları içerisinde ilk ve orta dönemlerinde tam anlamı ile merkezi bir para sistemi kurup işletme başarısı gösterememiştir.
İmparatorluğun değişik yörelerinde farklı değerler taşıyan para birimleri kullanılmıştır. Devletin bütçeleri genel olarak akçe birimi ile yapılmasına karşın, zaman zaman farklı paralarla da tertip edilmiştir.
Osmanlılar fethetmiş oldukları yerlerde halkın örf ve adetlerine, alışkanlıklarına fazla karışmadan pratik çözümler üretmiş ve bu politikalar neticesinde farklı adlar altında farklı para birimleri darpettirmiştir.
Arap ülkelerinde Memlük para birimi, doğuda İran şahisi, batıda Macar pensi ve altını, Magripte farklı para birimleri kullanılmıştır. Bu paralar, Osmanlı idaresinin denetim ve kontrolunda sultan adına basılmış olmasına karşın, bu kadar çok paranın denetiminde pek çok zorluklarla karşılaşılmıştır. Paranın iyi denetlenememesi halinde imparatorluk içinde ayaklanmalar bile çıkmıştır. İmparatorluk içersinde yabancı paranın dolaşmasına izin verilmiş, hatta merkezden bu paraların günlük rayiç bedelleri bile tespit edilmiştir.
Bir ekonominin iyi anlaşılabilmesi; para sisteminin sağlıklı olarak belirlenmesi ile yakından ilgilidir. İşlerin çok iyi gittiği devirlerde bile bu karmaşık para sisteminin sağlıklı biçimde merkezden denetlenmesinde güçlüklerle karşılaşılmıştır. Osmanlı devletinin resmi parası gümüşten darp edilen akçe idi. Dolayısıyla akçe imparatorluk içinde geçerli tüm paraların değerlerini tespit etmekte kullanılan tek para birimiydi. Gümüş metaline dayalı bu para biriminin değeri merkezi idarece tespit edilmekte idi. Akçenin değerinde meydana gelen değişiklikler; imparatorluk içindeki ücretleri, eşya fiyatlarını, dış ticareti ve değerli metallerin fiyatlarını, savaş masraflarını, diğer bir deyişle imparatorluk sınırları içinde yaşayan tüm insanların yaşantısını dolaylı bir şekilde etkilemektedir Akçenin ilk darp edildiği tarihten yaklaşık 700 sene geçmiş olmasına karşın günümüze kadar bu para biriminin hangi ölçü birimine dayalı olarak darp edildiği dahi kesin bir biçimde açıklığa kavuşmuş değildir. Nümismatik ilminin halen üniversite düzeyinde bir bilim dalı olarak ele alınıp gerçekleştirilmeyişi çok üzücüdür. Bu bilim dalı tarihçilerimizin akademik düzeyde sürdürdükleri çalışmalarla sınırlı olarak kalmaktadır. Bu sahada çalışmalarını kısıtlı imkânlarla sürdürmeye çalışan Türk Nümismatik Derneğinin mevcut eski eserler kanununa göre yaşamını sürdürmesi bile bir mucizedir. Bu çalışmamızın amacı Osmanlı imparatorluğunda darp edilen devletin resmi parası olan akçe ile birlikte altın ve bakır paraların hangi ağırlık birimine göre darpedildiğini tespit etmektir.
BU KONUDAKİ GÖRÜŞLER
Bugüne kadar akçenin darbında hangi ağırlık biriminin kullanıldığına dair yapılan çalışmalar genelde 3 temel görüş üzerinde yoğunlaşmış bulunmaktadır.
a- Klasik görüş: Eski Osmanlı ağırlık birimiyle (rumi dirhemle) yayımlanan kitaplarda akçelerin ağırlıkları, normal rumi dirhem ölçülerine göre verilmektedir. Buradan elde edilen veriler metrik sisteme çevrildiğinde bu birim ölçüsü kullanılmaktadır. Bu durum; Osmanlıda akçenin rumi dirhem birimlerine göre darpedildiği izlenimini vermektedir. Değerli iktisat tarihçimiz Mustafa Akdağ’ın da ısrarla savunduğu bu ölçü birimine göre:
Bir miskal = 4.81 gr. = 24 karat = 1.5 dirhem
Bir dirhem = 3.207 gr.
Bir karat = 0.2004 gr.(4.81/24 = 0.2004 veya 3.207 /16 = 0.2004 gr.)
Bir karat = 4 dank
Bir dank = 0.0501 gr.( 0.2004 /4 = 0.0501 gr.) dır.
Adı geçen yazar Osmanlı akçesinin 1000 üzerinden 900 ayar gümüşle darpedildiğini, gümüşün metal değeri ile akçenin metal değerinin aynı olduğunu birçok Osmanlı nümismatının görüşlerini de öne sürerek savunmuştur. Esasen birçok nümismat arkadaşımızın da görüşleri bu doğrultudadır.2
b- Nümismat kökenli tarihçimiz Nezihi Aykut’a göre “ Orhan Gazi’nin akçeleri; diğer Anadolu beylikleri gibi, Osmanlılar da İlhanlılara tabi olup vergi verdiklerinden, zaruri olarak ilhanlı dirhemlerine uygunluk göstermektedirler.”15
Gazan Mahmut Han ( 694-704 H = 1295-1304), 696 H (1296-7) de yapmış olduğu para ıslahatıyla bütün tabi devletlerin sikkelerinin Tebriz miskaline göre ayarlanmasını emretmiştir.
Tebriz miskalinin ağırlığı 4.608 gramdır.
Bir miskal = 1.5 dirhem = 24 karat = 96 habbe
Bir Tebriz miskali = 1.5 dirhem
Bir dirhem = 3.072 gr (3.072* 1.5= 4.608 gr)
Bir karat ( keçiboynuzu çekirdeği) = 0.192 gr. (4.608 /24 = 0.192 gr.)
Bir habbe ( buğday tanesi) = 0.048 gr. (0.192/4 = 0.048 gr) dır.
|