+  Define - Definecilik - Ana Sayfa
|-+  ÇÖZÜMÜNÜ ÖĞRENMEK İSTEDİĞİNİZ İŞARETLER
| |-+  Tarih
| | |-+ 
 FRİGYALILAR HAKKINDA...

Üye Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: FRİGYALILAR HAKKINDA...  (Okunma Sayısı 1528 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 17 Eylül 2007, 18:16:27 »
asakir
Ziyaretçi
FRİGYALILAR HAKKINDA...


Frigya, Sakarya Irmağı ile Büyük Menderes'in yukarı çığırları arasında kalan bölgenin eski çağdaki adıydı. Bu ad, Balkanlar’dan gelip bu bölgeye yerleşen Friglerden geliyordu. Frigler önce Bitinya bölgesine yerleştiler ve İÖ 12. - İÖ 7. yüzyıllar arasında Orta Anadolu'nun batısına egemen oldular. Ama yeni göç dalgası Frigleri daha iç bölgelere itti. Frigler önce Sakarya Irmağı çevresine, ardından batıda Gediz ve Büyük Menderes'in yukarı vadileri ile doğuda Kızılırmak ve Tuz Gölü yöresine yerleştiler. Friglerin bir bölümü Burdur Gölü, Erciyes Yaylası ve Yeşilırmak vadisine kadar ilerledi.
Asur belgelerinde sözü edilen Muşkilerin de Friglerin bir kolu olduğu sanılır. Muşkiler Kapadokya'nın doğusuna, Aşağı Fırat havzasına kadar uzanan bölgeye yayılmışlardı. Mazaka’yı (Kayseri) başkent yapan Muşkiler, Hitit Devleti'ne son verdiler.
Batıda Gordion kentini başkent edinen asıl Friglerin ilk kralı Gordios'tu. Frigler Urartularla birleşerek Asurlulara karşı savaştılar. En parlak dönemlerini İÖ 9.-8. yüzyıllarda yaşayan Frigler, Hitit topraklarının neredeyse tümünü ele geçirdiler. İÖ 738'de başa geçen Gordios'un oğlu efsanevi kral Midas, Asurlularla anlaşma yolunu seçti. Midas döneminde başkent Gordion’un yanı sıra Midas Kenti ve Pessinus de çok gelişmişti. İÖ 700’lere doğru Kafkasya’dan Anadolu'ya giren Kimmerler, Friglerin başkenti Gordion'a kadar ilerlediler. Kenti ele geçirerek yaktılar. Bu yenilgi karşısında Kral Midas'ın öküz kanı içerek kendini öldürdüğü söylenir.
Toplumsal ve ekonomik yaşam [değiştir]
Frig Devleti bir kral tarafından yönetiliyordu. Ama topraklarının rahiplerin denetiminde olduğu sanılır. Eski Yunan belgelerine göre Frigler tarım ve hayvancılıkla uğraşıyordu. Bu belgelerde Friglerin büyük sürüler beslemeleri, özellikle at yetiştirmeleri, bağ ve bahçelerinin verimliliği övgüyle anlatılır. Çöken Hitit Devleti'nin kentlerine yerleşen Frigler bugünkü Ankara, Çorum, Yozgat, Afyonkarahisar ve Eskişehir'i içine alan topraklarda yaşadılar. Anadolu'da bir karayolu ağı kurarak doğudaki Asur ve Luvi devletleri, Ege kıyılarındaki Yunan kentleriyle ticaret ilişkilerine girdiler. Kral Midas’ın zenginliği efsanelere konu oldu.




Frig uygarlığını kuranların, bir türlü aydınlığa kavuşturulamayan yazı ve dilleri üstüne bilgilerimiz oldukça sınırlıdır. Friglerin başlı başına bir yazı sistemi vardı. Kaynağı ve gelişimi henüz aydınlatılmamış olan bu yazı bir taraftan Arami, diğer taraftan Ege yazı sistemlerinin etkisi altında meydana gelmişe benzemektedir. Frig yazısı henüz tümüyle çözülememiş olmasına karşın okunabilmektedir. Ancak bu okuma, “Midas” ya da “Ana Tanrıça” gibi çok bilinen sözcükler için geçerlidir.

Gordion'da bulunan bronz vazoların bazılarında Erken Yunan yazısının alfabesine benzeyen Frigçe yazılar görülmüştür. Kayalara yazılmış yazıtlarda da aynı yazıları görmek mümkündür. Bunların hepsi, tarih olarak MÖ VII. yüzyıla kadar çıkar. Frig ve Yunan alfabelerinin aynı Fenike kaynağından gelmesi olasıdır. Frig alfabesi MÖ V. yüzyıla kadar kullanılmıştır. Frig dili ise Yunanca ile karışarak MS II. ve III. yüzyıllara kadar yaşamıştır.

Frig diline ait kalıntılarla Yunan yazarlarından gelme otuz kadar sözcük bu dili tam olarak açıklamaya yetmemektedir. Fakat genel olarak bu dilin Hint-Avrupa dilerinden olduğu ve içinde İslav, Arami ve hatta Frig öncesi Hitit dillerinden de sözcükler bulunduğu söylenebilir. Onlardan kalan yazılı belgeler yok denecek kadar az olduğundan, edebiyatları hakkında da bir bilgimiz bulunmamaktatır; fakat Frigyalılar hayvan öykülerinin bulucuları olarak kabul edilir.


Frigya uygarlığı denildi mi akla ilk gelen Kral Midas olur. O zamandan günümüze Kral Midas ile ilgili iki efsane ulaşmıştır. Bunlardan ilki şöyledir:

“Midas Frigya Kralıydı. Pek öyle akıllı biri değildi; ama akılsızlığının cezasını sadece kendisi çekmiştir. Birgün Midas'ın adamları sarayın yakınlarındaki gül bahçelerinde yaşlı Silenos'u buldular. Dionisos'u ararken yolunu kaybetmişti Silenos. Her zamanki gibi zil zurna sarhoştu yine. Ağaçların arasında sızıp kalmıştı. Midas'ın adamları, tepeden tırnağa güllerle süslediler onu, sonrada krala götürdüler. Midas, güler yüzle karşıladı Silenos'u, tam on gün on gece ağırladı. Yedikçe yedi Silenos, içtikçe içti. Sarhoş oldu, şarkılar söyledi, sızdı, ayıldı... Onuncu günün sonunda da Frigya kralı elinden tutup tıpış tıpış Dionisos'un yanına götürdü onu.

Dionisos, Silenos'a yeniden kavuştuğuna öyle sevindi öyle sevindi ki, “Midas, dile benden ne dilersen.” dedi. Kral, hiç düşünmeden, “Aman Dionisos”, diye cevap verdi, “Her dokunduğum altın olsun; başka birşey dilemem”. Tanrı bu dileğini yerine getirdi onun; ama akşam olunca yemekte başına neler geleceğini düşündükçe kıs kıs güldü. Zavallı Midascık... Karnı acıkıp da sofraya oturunca ne kötü bir dilekte bulunmuş olduğunu anladı. Ağzına her götürdügü şey altına dönüveriyordu. Ekmeği mi tuttu, al sana altın bir ekmek... Elmaya mı dokundu, işte sapsarı, kaskatı bir elma...

Hemen Dionisos'a koştu Midas. Yalvardı yakardı. “Ne olursun bu büyüyü boz” diye göz yaşı döktü. Dionisos, “Git de Paktolos ırmağında yıkan. O zaman büyü bozulur” diye cevap verdi. Frig kralı, Paktolos ırmağına koştu hemen, bir güzel yıkandı. Ondan sonra da sarayına dönüp tıkabasa yedi içti. Şimdi onun yıkandığı ırmağa bakanlar, altın kum tanecikleri görürler sularda.”

Bir ikinci öyküsü daha vardır Midas'ın. O da Apollonla ilgilidir. Yüce tanrı, Frigya kralının kulaklarını eşek kulaklarına çevirmişti. Bir suç işlediği için değil de aptallığı yüzünden bu cezayı görmüştür Midas: “Apollon ile Pan arasında yapılacak bir çalgı çalma yarışmasında Midas, yargıçlardan biri olarak seçilmişti. Kır tanrısı, kavalıyla hoş sesler çıkarıyordu; ama Apollon'un gümüşten lira'sı her çalgıdan üstündü. Bir çalmaya başlamasın Apollon; Musalar bile durup kendini dinlerdi. Yargıçlardan ikincisi dağ tanrısı Tmolos, yengi çelengini Apollon'a verdi. Ama yüce musikiden ne anlasın Midas, tuttu oynak havalar çalan Pan'ı kazandırdı. Apollon da kızıp onun kulaklarını eşek kulakları yapıverdi.

Midas bir süre, tanrının armağanlarını koca bir külah içinde sakladı. Sakladı ama onun saçlarını kesen berber sonunda kulaklarını gördü. Kulakları gördüğünü kimseye söylemeyeceğine yemin etti. Berber bu, konuşmadan durur mu, gitti bir çukur kazdı sazların arasında, usulca “Kral Midas'ın kulakları eşek kulakları.” diye fısıldadı. Aradan zaman geçti. Çukurun çevresinde büyüyen sazlar yel estikçe, “Kral Midas'ın kulakları eşek kulakları!” diye bağırmaya başladılar. Böylece herkes gerçeği öğrendi.” Bu olaydan sonra, Midas şunu öğrenmiştir herhalde: İki tanrı yarışırken beğendiğini tutma güçlü olanı tut.

Frigya uygarlığının yaratıldığı dönemde “Ana Tanrıça İnancı” etkisinin doruğuna çıkmış, Ana Tanrıça adına tapınaklar, kutsal alanlar yapılmış, dinsel törenler düzenlenir olmuştu. Bu dönemde Ana Tanrıça ile ilgili olarak anlatılan bir efsane, Tanrıça'ya nasıl tapıldığını da anlatmaktadır.

Efsaneye göre, Ana Tanrıça (Kibele), Attis adlı bir delikanlıya aşık olur. Attis, Ana Tanrıça'nın kendisine karşı duyduklarından habersiz, Pessinus (Ballıhisar) kralının kızıyla evlenme hazırlığındadır. Düğün yeri kurulmuş, düğüne çağrılı tüm konuklar yerini almıştır. Gözünü aşk bürüyen Ana Tanrıça, olanca görkemiyle birden düğün yerinde ortaya çıkar. Ve tanrısal gücünü kullanarak sevdiği erkek Attis'i çıldırtır.

Bir anda çılgına dönen Attis, bir yandan dans eder, bir yandan da bıçağını çekerek erkeklik organını keser. Attis'in kasıklarından fışkıran kanlar toprağı sular, topraktan bitkiler fışkırır. Attis'in kendisi de ölüp bir çam ağacına dönüşür. Ana Tanrıça da onun hiç bozulmamasını sağlar. Çam ağacının, yaz-kış hiç bozulmadan kalması böyle bir efsaneye bağlanır.

     Frigya darphanesi
     Mağaranın Frigyalılar dönemi darphanesi olduğunu ve tonlarca altın bulunduğu iddiasını yineleyen Şakrak şunları söyledi:
     "13 yıldır yaptığım araştırma sonunda Frigyalılar döneminde mağaranın darphane olarak kullanıldığını ve 500 tonun üzerinde külçe altın bulunduğuna inanıyorum. Mağara içinde toplam uzunluğu 36 kilometreye ulaşan çok sayıda galeri bulunuyor. 90 milyar lira harcadığım kazıda 15 günlük sürem kaldı. Süre bitmeden altına ulaşacağımıza inanıyorum. Altınlar Türkiye’yi kurtaracak."
     Karacehennem Mağarası’nın 100 metre çapında girişi bulunuyor.
     Çok sayıda güvercin ve yarasanın yaşaması nedeniyle mağara tabanında yaklaşık 2 bin ton gübrenin biriktiği belirlendi. Abdullah Şakrak, kazıları, mağaranın orta ve yatay bölümlerinde yapıyor.
     
HİTİTLER:
•M.Ö 2000 yıllarında Anadolu’ya gelerek Kızılırmak çevresinde devlet kurmuşlardır.
•Başkentleri Hattuşaş ( Boğazköy) şehridir. Çorum yakınlarındadır.
•Hititliler Suriye’yi ele geçirmek için Mısırlılarla savaşmışlardır.Bu savaşın sonunda iki devlet
arasında Kadeş Antlaşması imzalandı.
•Kadeş Antlaşması (M.Ö 1280) Dünya tarihinde iki devlet arasında yapılan ilk antlaşmadır.
•Hitit Devleti M.Ö 1200 yılında Anadolu’ya gelen Frigyalılar tarafından yıkıldı.
FRİGYALILAR:
•M.Ö 1200 yıllarında Hititlerin yıkıldığı bölge üzerinde ve Ankara ,Eskişehir ,Afyon dolaylarında devlet kurdular.
•Devletin başkenti Ankara’nın Polatlı ilçesi yakınlarındaki Gordion şehridir.
•Frigyalılar krallarına Midas ünvanı verirlerdi.
•Tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlardır.Tarım ve hayvancılıkla ilgili sert kanunlar koymuşlar tarıma ve hayvancılığa zarar verenleri şiddetle cezalandırmışlardır.
•Frigyalılar M.Ö 7.yüzyılda Kafkaslardan Anadolu’ya gelen Lidyalılar tarafından yıkılmıştır.
LİDYALILAR:
•Gediz ve Büyük Menderes ırmakları arasında kurulmuştur.
•Kral Giges zamanında bağımsız bir devlet kurmuşlardır.
•Başkentleri Sard şehridir.( Bugünkü Manisa-Salihli yakınlarındadır.)
•Ticaretle uğraşmışlardır.Kral Giges Efes’ten başlayıp Mezopotamya’ya kadar uzanan Kral Yolu’nu yaptırmıştır.
•Ticaretteki bu gelişmeler nedeniyle Lidyalılar tarihte ilk kez parayı icad ettiler.
•Lidyalılar M.Ö 547 yılında Anadolu’yu işgal eden Persler tarafından yıkıldılar.
URARTULAR:
•M.Ö 900 yılında Doğu Anadolu’da kuruldu.
•Başkenti Tuşpa(Van) şehridir.
•Maden işlemeciliğinde ilerlemişlerdir.
•Tarımla ve hayvancılıklada uğraşmışlardır.Van ovasını sulamak için yaptıkları su kanalları günümüzde bile kullanılmaktadır.
•Urartu Devleti M.Ö 600 yılında Medler tarafından yıkılmıştır.
İYONYALILAR:
•M.Ö 1200 yıllarında Yunanistan’dan göç ederek Ege kıyılarına yerleşen Akalar tarafından kuruldu.
•Akalar Ege kıyılarında 12 ayrı şehir kurmuşlar ve şehir devletleri halinde yaşamışlardır.
•En önemli İyon şehirleri İzmir,Efes,Milet,Foça’dır.
•Her şehrin başında ayrı bir kral bulunuyordu.Bundan dolayı hiçbir zaman güçlü bir krallık kuramamışlar ve ayrı ayrı şehir devletleri halinde yaşamışlardır.Siyasi birlik yoktur.
•İyonyalılar denizcilikte ileri gitmişlerdir.Ancak zamanla Lidyalıların,Perslerin ve Romalıların egemenliğine girerek kaybolmuşlardır.
İLK ÇAĞ’DA ANADOLU’DA KURULAN DEVLETLERDE KÜLTÜR 2
VE UYGARLIK
DEVLET YÖNETİMİ:
•İlk Çağ’da Anadolu’da kurulan bütün devletler krallıkla yönetiliyordu.
•Hititler’de kraliçelerde geniş yetkilere sahipti.
•Hititler’de Tavananna ünvanı verilen ana kraliçe, kral olmadığı zaman devleti kral adına yönetirdi.
•Hititler’de Pankuş adı verilen meclis vardı.Bu mecliste önemli devlet meseleleri görüşülürdü.Bu meclis gerektiğinde kral ve kraliçeyi yargılardı.Hatta mahkum bile edebilirdi.
•İyonlarda şehir devletleri yönetimi önce krallar sonra soylular, daha sonra demokratik hükümetler tarafından yönetilmiştir.
Logged
« Yanıtla #1 : 17 Eylül 2007, 18:21:03 »
ℓäяк
*
Mesaj Sayısı: 553
Nerden: Bolu
Tecrübe Puanı: 337
Söz Konusu Vatan İse.. Gerisi Teferrüattır..

Online
FRİGYALILAR HAKKINDA...

Sağol Teşekkürler asakir Arkadaşım
Logged

Bacımın Örtüsü Batar Rezilin Gözüne, Acırım Tükrüğe Billahi Tükürsem Yüzüne... M.AKİF ERSOY
« Yanıtla #2 : 17 Eylül 2007, 18:35:46 »
asakir
Ziyaretçi
FRİGYALILAR HAKKINDA...

 :)sizde sağolun kardesim...
Logged
« Yanıtla #3 : 17 Eylül 2007, 19:53:20 »
REDES
*
Mesaj Sayısı: 1701
Nerden: Bursa
Tecrübe Puanı: 249

Offline
FRİGYALILAR HAKKINDA...

asakir bu mağara nerdeymiş yaws biliyormusun sen Gülümseme
Logged

Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
« Yanıtla #4 : 18 Eylül 2007, 00:05:37 »
asakir
Ziyaretçi
FRİGYALILAR HAKKINDA...

s.a ağbey merak etmedim baksana adamın yaptığı masrafa o yüzden araştırmadım.bu mitoloji tanrılar felan bu saçmalıkları arkeoloklar nerden bulur bilmem...s.a
Logged
« Yanıtla #5 : 18 Eylül 2007, 22:11:00 »
cansadak
AHISKALI CAN SADAK
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 95
Tecrübe Puanı: 20

Offline
FRİGYALILAR HAKKINDA...

redes konyada 80 milyar harcadılar dozarler ile günlerce çalıştılar sonuç sıfır
Logged

Kör cehalet çirkefleştirir insanları..
 
Suskunluğum ASALETİMDENDİR.
 
Her lafa verilecek bir cevabım var.Lakin,
 
bir laf 'a bakarım ''LAF'' mı diye,bir de
 
söyleyene bakarım ''ADAM'' mı diye...
« Yanıtla #6 : 01 Mayıs 2008, 13:42:36 »
loadstar_line
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 7
Tecrübe Puanı: 2

Offline
FRİGYALILAR HAKKINDA...

sağlam bir tarihi alt yapıya sahip olduğumu söyleyebilirim. Tarihi ipek yolu ve kral yolunun paralel olduğu çok önemli bir yerde doğdum. burada pek çok antik buluşlarımda oldu . fakat yetkililerin ilgisizliği ve cehaleti sebebiyle bunlar çalındı . bunlardan birisi eski bir islam mezarlığında yarısı toprak altında kalan bir ilkçağ sunak tı. 80x80x150 ebadında mermer bir blok üzerinde bir yanında boğa bir yanında bir kulağından ötekine defne çelengi gibi bir takısı olan rölyef bir afrodit başı vardı. öteki yüzünde üzüm ve bir diğerinde kılıç vardı . araştırmalarıma göre bunun bereket tanrısı kibele ye armağan sunmak üzere belkide insanların bile kurban edildiği bir sunaktı. ÇALINDI: izini sürdüm ama nafile. bu sunak buraya taşınmış olabileceğinden eminim.eskiden cenaze namazı mezarlıkta kılındığı için oraya MUSALLA TAŞI olarak taşınmış olmalı .Şimdi yıllardır iddia ettiğim bir gerçek ortaya çıktı.Benim son derce zengin bir medeniyete başkentlik yaptığını iddia ettiğim yerden 2 yıl önce TANRILAR TANRISI  denilen bir zafer kazanmılş kral heykeli defineciler tarafından bulunup yakalandılar. Başında defne yaprağından çelenk olan 3.5 metrelik heykelin ne anlama geldiğini bilmeyen yoktur heralde.
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Araştırmalarıma devam ediyorum.Tahrip edileceğinden korkuyorum onun için tam yerini yazamayacağım. Ayrıca bu yerleşim merkezine su taşımakta kullanılan bir su yolu buldumki Belkide yapı tarihini değiştirebilecek bir buluş !
 bu iç içe iki kat büz arasında horasan harcı ile yapılan toprak büz belkide dünyada ilk uygulanan izolasyon tekniğidir. Bu bile bir hazine değerindedir.( sandviç büz )frig ve ligyalıların beşiğindeyim. Göz kırpan
 Sağlam bir dedektör alacağım ve ülkemizdeki bu yüksek medeniyetin gün ışığına çıkması için ne lazımsa yapacağım ama 4X4 lük bir dedektöre ihtiyacım var. piyasada internette umut sömürüsü için üretilmiş dandik makinalardan değil aradığım. Ve bulunduğum yerde belki 20 ye yakın tümüs ve tümülüs var 5-6 tanesi biliniyor ama geri kalanı ben biliyorum.ben sanat tarihini az çok iyi bilirim işim gereği. bir sanatçıyım velhasıl . neyse makina bulunca  buluntularımı paylaşırım. sağlık ve umutla kalın ülkemizi sömürtmeyin,elindekinizi devlete iyi pazarlıkla verin Göz kırpan
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
MİNARE KAYA HAKKINDA Fotografsız İşaretlerinize Yorumlar amca 41 4 180 Son Mesaj 24 Haziran 2008, 13:47:05
Gönderen: hasan22
EPİGRAFİ HAKKINDA Genel Bilgiler abjure 0 210 Son Mesaj 21 Mart 2008, 20:45:56
Gönderen: abjure
PALEOGRAFİ HAKKINDA Genel Bilgiler abjure 6 390 Son Mesaj 26 Mart 2008, 20:59:34
Gönderen: abjure
GÜMÜŞ HAKKINDA BİLGİLER Genel Bilgiler emrecan_36 0 127 Son Mesaj 12 Temmuz 2008, 09:20:30
Gönderen: emrecan_36
MİNA ŞEHRİ HAKKINDA BILGI Marmara Bölgesi FISHER 0 20 Son Mesaj 06 Eylül 2008, 09:39:32
Gönderen: FISHER
Harita Definecilik Define İletişim
Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2008 Simple Machines LLC
Düzenleyen : comkit
Özel Mesajlariniz Denetlenmektedir.
Parakapisi.NET Ziyaretçilerinin Firefox tarayici kullanmasini önerir.

Parakapisi.NET Kendi Sunucusunda Barinmaktadir.
MySQL ile GüçlendirildiPHP ile GüçlendirildiXHTML 1.0 Geçerli!

Define

DefinecilikDefine

Bu Sayfa 0.094 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu