ZİYARET YERLERİ1. 1. Camiler
Hacı Emin Efendi Camii 1957 yılında ahşap çark örtü tarzında yeniden yapılmıştır. Demirciler Mahallesindedir.
Yıldırım Bayezid Camii Şehir merkezinde Seviller Mahallesi sınırları içindedir.1395'te Sultan Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılmış 1944 yılı depremiyle yıkılmış ve yeniden inşa edilmiştir.
Yukarı Tekke Camii Kabiller Mahallesindedir. Kitabesine göre 1267 H. tarihinde Abdullah Efendi tarafından yaptırılmıştır. Cami kerpiç olup dikdörtgen planlıdır.
Şeyh Hüseyin Efendi Camii Yapım yılı bilinmiyor. 1957 de yeniden ahşap çark örtü tarzında yapılmıştır. Demirciler Mahallesindedir.
Çataklı Camii 1974 yılında ahşap yapı tarzında olan cami betonarme olarak yeniden yapılmıştır. Seviller Mahallesindedir.
Aşağı Tekke Camii 1957 yılında yıkılarak yeniden imal edilmiştir. Seviller Mahallesindedir.
Aşağı Ovacık Köyü Camii 1309 da Mabeyn ser marangozu El Hac İbrahim tarafından yaptırılmıştır.
Dağkara Köyü Camii Dağkara Köyünde 1231 yılında Topaloğlu Ahmet Ağa tarafından yaptırılan cami ve çeşme.
2. Türbe ve YatırlarAşağı Tekke Türbesi
(Şeyh Halil Efendi Türbesi -Aşağı Tekke Camii Yanında) Babası: Emiroğullarından Abdullah'tır Doğumu: Hicri : 1163 Miladi: 1749 Tarihinde Gerede/Balcılar(Ali-Fakih)Köyünde doğmuştur. Tarikat Şeyhi malvetiyye Tarikatının Büyük Kollarından Şabaniyye'nin Meşhur Şeyhlerinden Çerkeşli Pirisanii Şeyh Mustafa Efendiye İntisab ederek en ileri İki Halifesinden biri olmuş ve bu tarikatta şube kurucusu sayılmıştır. Yüceliği Sultan 2. Mahmut tarafındanda takdir edilerek saraya davet edilip bazı hediyeler verilmiştir. Bu hediyelerden biriside Sultanın kendi eliyle yazdığı büyük bir yazı levhasıdır. Bu kıymetli levha maalesef birkaç sene önce çalınmıştır. Türbesi Seviller Mahallesinde "Aşağı Tekke" Camii'nin Kıblesindedir. Türbeyi Maliye Naazırı (Bakanı) Muhtar Paşa yaptırmıştır.
Kapısı üzerindeki Kitabe şöyledir: Delil-i Rah-ı Hüda, Kutb-ı Arifin İdihem Teceddüd Etti Yüzünden Tariik-i Şa'bani Gönüller Oldu Bekamı Halil Efendinin Bu İrtihaline Tarihi Tamdır İrfan Cinana Döndü Makamı Halil Efendinin Füyüüzü Tuttu Enamı Halil Efendinin Hacı Halil Efendinin Gerede Dergahı Oğlu Hacı Osman Efendi ile sürdüğü gibi diğer Halifeleri vasıtası İle İstanbul ve Safranbolu'ya Kol atarak Uzun zaman devam etmiştir.
Hacı Halil Efendi Hicri: 1259 Miladı: 1843 yılında vefat etmiştir. Seviller Mahallesinde aynı adlı caminin bahçesindeki türbe, Halveti şeyhlerinden, Hacı Halil Efendi, Mustafa Efendi, ve Mesut Efendi tarafından, kitabesine göre 1259 H.(1844) yılında yaptırılmış olup, kendileri meftundur. Türbe moloz taştan, köşeleri paflı kare planlıdır. Şeyh Hüseyin Efendi Türbesi (Şeyh Hüseyin Efendi Camii yanında) meşhur, merhum Aziz Mahmud Hüdai Halifelerinden olup, Gerede Demirciler Mahallesindeki Cami bahçesinde medfun. Demirciler Mahallesinde aynı adlı camiinin bahçesinde Şeyh Hüseyin Efendinin mezarı bulunur.
Yukarı Tekke Türbesi Şeyh Abdullah Efendi Türbesi : (Yukarı Tekke camii yanında) Merhum zat hakkında elde mevcut bilgi bulunmamaktadır. Kabiller Mahallesinde aynı adla anılan camiye bitişiktir. Türbede Abdullah Efendi ve oğlu, S. Ahmet Efendi, meftundur. Ramazan Dede Mezarı Esentepe Mesireliğindedir. 1071 Malazgirt savaşından sonra Anadolu'yu fethe çıkan Horasanlı akıncı Türklerinden Ramazan Dedenin burada küçük bir tepede bulunan mezarı, çevreden gelenlerce ziyaret edilmektedir.
Sapanlı Dede Türbesi Rivayete göre Ramazan Dede'nin üç kardeşinden biri veya onun gibi akıncılardandır. Sapanlı Urgancılar Köyünde türbe içinde meftundur. Bu köyde mezarının olması şu hikaye ile anlatılmaktadır. Anadolu'yu fethe çıkan akıncılardan Ramazan Dede, Sapanlı Dede, Şaban ve Gazi Dedeler konaklama yeri olarak Esentepe'yi seçerler ve burada yaşayıp, tebliğ yaparlar. Sapanlı Dede çok iyi kullandığı sapanıyla Esentepe'den fırlattığı taşın düştüğü yeri (Sapanlı Urgancılar Köyü,ilçe merkezine yaklaşık 5 km.) işaret ederek, ölünce mezarının buraya yapılmasını ister. İsteği yerine getirilir Sapanını tasvir eden taş ve bir takım çalışmalarını ifade eden tasvirlerle birlikte türbe halinde bulunan mezarında meftundur. Şaban Dede Mezarı Ramazan dedenin kardeşi veya akıncı Türklerindendir. Havullu Köyü güneyindeki çamlık tepede mezarı vardır.
Gazi Dede Mezarı Güneydemirciler köyü Gaziler mahallesindedir. Diğer kardeşleri gibi veya arkadaşları gibi o da Anadolu'yu fethe çıkan akıncılardandır. Gaziler Mahallesi Camii bahçesinde mezarı vardır.
3.Çeşmeler*Kadınlar Panayırı Çeşmesi
-? (Seviller Mahallesi)
*Mahdı (Mehdi) Çeşmesi 1696 (Seviller Mahallesi)
*Hacı Ahmet Ağa Çeşmesi 1792 (Demirciler Mahallesi Çayboyu Sok.)
*Hacı Ahmet Ağa Çeşmesi 1792 (Demirciler Mahallesi-Santral Sok.)
*Karapınar Çeşmesi -1824 (Demirciler Mahallesi)
*Bosnalı(Bosnavi) Çeşmesi -1824 (Orta Mahalle)
*Hacı İpekoğlu Çeşmesi -1844 (Kitirler Mahallesi-Dispanser Arkası)
*Oruçlar Çeşmesi (Kitirler Mahallesi)
*Hacı Ayenler Çeşmesi(Kitirler Mah.)
*Figani Baba Çeşmesi (Kabiller Mahallesi-Figani Baba Sok.)
*İlyas Pınarı Çeşmesi (Kabiller Mahallesi-Kaya Sok.)
*Boyacı Pınarı Çeşmesi -? (Seviller Mahallesi)
*Çataklı Çeşmesi -?-Yenilendi (Sevilller Mah.)
*5 Filkeli Çeşme 1298-1299 (Karacadağ Demirciler Köyü Semerciler Mah.)
*Sapanlı Köyü Çeşmesi -?
*1.Afşar Köyü Çeşmesi 1320
*2.Afşar Köyü Çeşmesi 1320
*2.Afşar Köyü Yolunda Çeşme -?
*Dağkara Köyü Çeşmesi - 1231
DİĞER TARİHİ ESERLERASAR KALESİ:
Kesin tarihi bilinmemektedir. İlçe merkezine yaklaşık 20 km. mesafede, Çağış, Akçaşehir, Ertuğral, Çalışlar köyleri yolu üzerinde her yöne hakim kayalık bir tepe üzerindedir. Tepenin doğu tarafına inşa edilmiş olan kalenin iç kısmında şimdi girişleri kapalı olan kaya içi odalar bulunmaktadır Tamamen kayalık bir alan olan tepenin kuzey ve batı yönleri doğal sur halinde olup kaleye buradan çıkmak imkansız görünmektedir. Gerek yapı tarzı gerek hakkında aşağıda anlatılan hikaye kaleyi oldukça ilginçleştirmektedir. Çevreye olan hakimlik ve çevredeki mükemmel tabiat güzellikleri bilhassa fotoğraf meraklılarının ilgisi olacaktır. Hikayeye göre kale ile kalenin doğusunda bulunan kalenin bulunduğu tepeden den daha alçak olan tepe arasında Ulusu deresi altında bir geçitle bağlantı bulunmaktadır. Aslında halk bu küçük tepede kurulu şehirde yaşamakta ve bir düşman saldırısı anında dere altındaki geçit vasıtasıyla Asar Kalesine çıkarak kendisini savunmaktadır.
KEÇİ KALESİŞehrin kuzeyinde Arkut dağı tepesinde,şehre 5 km. uzaklıktadır. Bitinyalılar zamanındandır. 1995'de restore edilmiştir.Şu hikaye rivayettir. Bir düşman saldırısı üzerine şehir halkı mal ve hayvanları ile kaleye sığınır (veya zaten kale içinde yerleşiktirler). Etrafa hakim bir büyük tepe üzerine yapılmış olan kale Geredeliler tarafından uzun süre istilacı düşmana karşı savunulur. Düşman tabii yapı ve Geredelilerin izin vermemesi üzerine kale etrafına yerleşmiş ve kaleyi almak için gündüzleri saldırmakta fakat muvaffak olamamaktadır. Bu nedenle onlarda bıkkınlık meydana gelmiştir. Zamanla kalede yiyecek sıkıntısı başlar şartlar Geredeliler için ağırlaşmaktadır. Bir gece kaledeki tüm keçilerin boynuzlarına mumları takarak yakıp kalenin dışına salıverirler ve hayvanları düşman karargahına sürerler. Düşman bir anda neye uğradığını şaşırır. Karanlıkta ellerinde ateşlerle çok büyük bir ordunun üzerlerine geldiğini sanarak bozguna uğrayıp kaçışırlar,dağılıp giderler. Geredeliler keçileri sayesinde istiladan kurtulmuştur. Hikayeye göre kalenin ismi artık Keçi Kalesi olarak anılmaya başlar. Not:Bazı kaynaklarda bu hikayede kaledekiler Rumlar, kaleyi kuşatanlar ise Türklerdir.
KİLİSELİ TÜCCAR HANIBizanslılardan kalma konaklama hanıdır. (Bizans döneminde kilise olarak kullanılmış olması yapı şekli ve kullanma alanı nedeniyle kuvvetle muhtemeldir.) Kitirler mahallesinin çarşı bölümünde bulunan yapı iki katlı olup alt katı hayvan barınağı, alışveriş merkezi ve kahvehane bölümünü üst katı ise konaklama odalarını kapsar. Binaya güneyde at arabası ve suvari girecek kadar büyük bir kapıdan girilerek Üstü açık büyük bir avluya geçilir. Avlu etrafında alt kat batı ve kuzey cepheleri taş, doğu cephesi ahşap sütunlarla çevrili odalar halindedir. Bu bölüm dinlenme ve alış veriş yapmaya müsait tarzdadır. İki ahşap merdivenle çıkılan üst katta ise yatak odaları bulunmaktadır.
ÇOĞULLU KÖYÜ KEMER KÖPRÜKesme taştan yapılmıştır. Yapı özelliğini korumaya devam etmektedir.
SALUR KÖYÜ KÖPRÜSÜMuhtemelen Çoğullu köprüsünün yapıldığı yıllarda yapılmıştır. Fakat kendine has özelliği üzerine sonradan yapılan beton ilave ile bozulmuştur.
SALUR KÖYÜ MAĞARALARIİçinde eski insanların yaşantılarını tasvir eden figür ve şekillerin var olduğu anlatılmaktadır. Esentepe Hamam ve Köprü Kalıntıları Tarihi bilinmeyen bu yapıların bugün sadece temel kalıntıları mevcuttur. Yıldırım Bayezid Hamamı Yıldırım Bayezid Ankara savaşı sırasında buradan geçerken burada bir takım kişilerin hayvan derileri ile uğraştıklarını, bunların tabak esnafı olduğunu görür ve şehre bir hamam ve köprü yaptırır. Esentepe arkasındaki hamam ve köprü kalıntıları,Yıldırım Bayezid zamanında yaptırılan hamam gibi yapılar Gerede'nin Eski İpek yolu olarak anılan Bağdat yolu üzerinde bir konaklama yeri olduğunu,yine Fuat Köprülü'nün Köprülüler devrinde Gerede'de iki tane kervansaray olduğundan bahsetmesi bu görüşü desteklemektedir. Aşağı Hamam Kitirler mahallesi Bolu caddesinde yer alan hamamın 14.yy.sonlarına ait olduğu sanılmaktadır. Moloz taştan imal edilmiş ve sıcaklık,ılıklık,soğukluk bölümleri vardır.(Bolu 1998 Yıllığı) Not: Aşağı Hamam'la ilgili Bolu 1998 Yıllığı'ndan alınan bu bilgi dışında aslında bu hamamın Yıldırım Bayezid Camii Batısında şu anda bulunan iş hanının yerinde var olan bir hamam olduğu, bu nedenle asıl Aşağı Hamam'ın şu anda mevcut olmayan hamam olmasının muhtemel olduğu kanaatindeyim. Çalar Saat ve Kulesi Kitirler Mahallesinin Şehir merkezi bölümünde 1882'de Ahmet Usta tarafından yapılmıştır. Yapı ahşap kare planlı bir kule şeklinde olup cumhuriyet devrinde zaman zaman tamir edilmiştir. Şu anda çalışmayan saati çalışır hale getirilirse tarihi özelliğini göstermeye devam edecektir.
Danişmentler Köyü Medrese Kalıntıları Temel kalıntıları dışında bilgi yoktur.
Aşağı Ovacık Köyü Konağı 1316'da mabeyn ser marangozu El Hac İbrahim Efendi tarafından yaptırılmıştır.
Benim memleketim