+  Define - Definecilik - Ana Sayfa
|-+  ÇÖZÜMÜNÜ ÖĞRENMEK İSTEDİĞİNİZ İŞARETLER
| |-+  Anadolumuzun İlleri Hakkında Bilgiler
| | |-+ 
 ERZURUM

Üye Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
Konu: ERZURUM  (Okunma Sayısı 3176 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 16 Ağustos 2007, 15:52:37 »
OSMANLI OS
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 9
Tecrübe Puanı: 1

Offline
ERZURUM

HANİ ERZURUM  YAKMU BURADA Bİ ŞEYLER BULALIM  Gülümseme
Logged
« Yanıtla #1 : 24 Ağustos 2007, 12:03:46 »
mehkun
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 1
Tecrübe Puanı: 1

Offline
ERZURUM

 merhaba yavuz,erzurum lisesi sana birşey anımsatıyormu.mehmet coşkun
Logged
« Yanıtla #2 : 05 Kasım 2007, 22:30:58 »
sanal_pilot_34
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 9
Tecrübe Puanı: 17

Offline
ERZURUM

merhaba arkadaşlar bende erzurumluyum ama istanbulda yaşıyorum malum erzurumda ermeni gömüsü çoktur ve bende ermeni gömüleri hakkında bilgi edinmek istoyurum eyer bilgisi olan varsa buraya yazı yazabilir yada benim Msn Adresi Vermek Yasaklanmıştır. mi ekleyebilir.
şimdiden teşekür ederim ve başarılarınızın devamını dilerim
   

 mesene adreslerinizi paylaşım sayfalarında yazmayınız lütfen
Logged
« Yanıtla #3 : 05 Kasım 2007, 23:57:27 »
asakir
Ziyaretçi
ERZURUM

s.a ...

arkadaşlar yeni üyelerimizsiniz hoş geldiniz sitemize birbirinizi bulmuşsunuz zaten gerisi gelir kolay gelsin...
Logged
« Yanıtla #4 : 06 Kasım 2007, 11:08:44 »
meczup
Ziyaretçi
ERZURUM

Erzurum, günümüze kadar Theodosiopolis, Karin, Kalikala, Karnoi Kal(gh) ak gibi isimler altında anılmıştır. Şimdiki adıolan Erzurum ise, Erzen el-Rum'dan türemiştir. Anlamı ''Roma arazisindeki Erzen'dir. Diğer bir rivayete göre Erzurum kelimesi Arz-ı Rum yanı Bizans ülkesinden meydana gelmiştir. Selçuklu paraları üzerinde şehrin adı Erzen el-Rum, Arzan-ı Rum ve Arz-ı Rum'dur.xvıı.yy'in büyük Türk gezginlerinden olup, Erzurum'da görevle kısa bir müddet ikamet eden Evliya Çelebi, şehrin adı ile ilgili olarak şunları yazmaktadır:''Erzen-i Rum yani Erzurum. Bazıları Erzurum da der. Azerbaycan civarinda geniş bir eyalettir.Bazı tarihlerde Nuşirevan-i Adil tarafından kurulmuş denirsede doğrusu Akçakoyunlu padişahlarindan Gündüzbayoğlu Soktar oğlu Erzenbay tarafindan yapıldığıdır''. Jean Babtist Tavernier, Th.Ch. Fleurian. J.Brant, H.W. Dowe, HSuter, E.Smith, W.F. Ainsworth, J. Taylor, H.Tozer, H.F.B. Lynch ve C.F. Lehmann-Haupt gibi gezginler Erzurum hakkında önemli bilgiler vermekte, gördüklerini kendi fikirlerine göre ifade etmektedir.

Erzurum ve çevresi oldukça eski bir geçmişe sahiptir. Karaz, Kırmızıtaş, Güzelova, Pulur, Sos, ve daha çok yerde eski yerleşme alanları bulunmuştur. Atatürk Üniversitesi tarafından Hasan Kale'de yapılan ve halen devam etmekte olan kazılara göre, tarih öncesi devirlere ait kalıntılar ortaya çikarılmış ve çıkarılmaktadır. Urartu çağına ait kalıntılara da rastlanılmaktadır.

Şimdiki Erzurum, ovanın doğusunda bir tepe üzerindedir. Bu durumu ile Bolu'ya, Ilıca yönunden bakıldığında ise Manisaya benzemektedir. Tarih boyunca Med, Pers ve Sasani istilalarına uğrayan Erzurum, askeri ihtiyaçlar göz onünede tutularak, burada inşa edilmiştir. Özellikle, doğu politikasina ister istemez büyük önem veren Bizanslilar, Karaz'daki yerleşme alanını terk ederek, dağlara daha yakın olan tepede, Theodosiopolis kalesini inşa etmişlerdir. İran'dan devamli akınlarin ilk uğrak noktası olan kale, Anatolius'un emri ile 415-422 tarihleri arasinda vucuda getirilmiştir. Ancak çok tahribat gören kalenin bu devre ait hiç bir kalinti kalmamiştir. Türk devresine ait yapilar şehre hakim olmuştur. Dış istilalar yanında dini mücadeler de Theodosiopolis'de büyük etkiler yapmiş, Ermeni ve Rumlar arasında devamlı fikir ayriliği bazen büyük sürtüşmelere sebebiyet vermiştir. Bizanlilar Ortodoksluğu, Ermeniler de Gregoryenliği şehirde hakim kılmaya gayret etmişlerdir. Kiliselerdeki ilk ayrilik, tabiariyla halk arasında da hizipleşmeyi sürekli olarak lörüklemiştir. Hiristiyanlik bu durumda iken, doğudan Sasani hegemonyası da Theodosiopolis'i sık sık tehdit etmiştir. Meydana gelen sınır değişmeleri, E.Honigmann'ın ''Bizans'ın Doğu sınırı'' nda bahis konusu edilmiş, bundanda anlaşildığına göre, Erzurum pek kısa aralıklarla Bizans hakimiyetinden çikmiştır. Doğuya ve batıya akan büyük akarsuların kaynakları da erzurum arazisinde idi. İslami yaymaya çalişan Araplar da gazalarını diğer istilacilar gibi bu bölgeye tevcih etmişler, 651'de ilk defa şehir önlerinde gönünmüşlerdi. halkın Saresen dediği bu müslümanların başinda Habib b. Mesleme bulunmakta idi ve islam kumandanı az sonra Erzurumu'da ele geçirmiştir. 653'de, Bizans imparatoru Konstantios, doğudaki bu şehri kurtarmak için bir sefer yaptı ve arapları şehirden çikardı. Muaviye zamanında, murabit denen 2000 kişi burada iskan edilmiştir. 686'da Bizanslı General Leontios, 700'de de Halife Abd el-Melik'in oğlu Abdullah, Erzurum'da hakimiyet sürdüler. 753'de Bizanslilar Theodosiopolis'i tekrar ele geçirdiler. Abbas isimli bir Abbasi kumandanı şehri kuşatmiş ise de, kışın yaklaşması üzerine muhasarayı kaldırmak zorunda kalmiştır. 770-772 yıllarında Erzurum'da isyan patlak vermiş,Ermenilerin ayaklanması güçlükle Amir b. İsmail tarafından bastırılmıştır.

Erzurum ve çevresi arazi yapısı açısından talihsiz bir bölge idi. Büyük bir fay hattı buradan geçmekte ve doğuya doğru uzanmakta idi. Devamlı depremler, hem insan ve hem de yapılar açısından büyük kayıplara meydan vermekteydi. Tarih kaynaklarından ilk tespit edilen yer sarsıntısı 840 yılında meydana gelmiş, Bizans imparatorlarının ve bazı islam fatihlerinin yaptırdığı binalar yerle bir olmuştur. Doğudaki Bizans varlığını Erzurum'da tutmak isteyen imparatorlar, Arapları devamlı surette tehdit ettiler. Katakalon ve İoannis Kurkuas, haçın Hilal karşısında üstünlüğünü sağlamak için mücadele edip durdular.923'deki şiddetli bir Bizans kuşatması, Muhammed b. Nasr el-Hacib'in zamanında yardıma koşması ile önlendi. 949'da İonnis Çimiskes Erzurum'u kalabalık bir Bizans kuvveti ile kuşattı ve Arapların savunduğu yüksek, tahkimi savunma kulelerini yıkarak sehri ele geçirmiştir. Taraflar arasındaki sürekli savaşlara rağmen Erzurum, Suriyeli, Iranlı, Ermeni ve diğer milletlere mensup tüccarların faaliyet gösterdiği yerdi. Bundan da, arz ettiği stratejik durumun büyük önemi vardi

Gazneliler ve Selçuklular arasındaki siyası çekişmenin de Erzurum tarihinde rol oynadığı görülmektedir. Ceyhun'un batısına itilen Türkler, Rey ve Azerbaycan üzerinden ilk defa Kur-Aras vadisine girmişlerdir. Türkler bunları sıkıştırdıkça, onlarda Bizans'ı rahatsız ediyorlardı. Istanbul'daki Bizans imparatorları, doğudaki valilerden aldıkları raporlar üzerine, önemli mezhep farkı bulunan ve emniyetleri için tehlikeli gördükleri Ermenileri daha iç yörelere zorla göç ettirdiler. Tampon bölgenin boşalması sırasında ilk defa Bizanslılar Türklerle karşı karşıyageldiler ve böylece Erzurum'un tarihinde yeni bir dönem açılmıştır.

1048 veya 1049'da Bizans kaynaklarının Skyth veya Tazik dedikleri Türkler, Selçuklular Erzurum'a doğru harekata geçtiler. Sultan Tuğrul verdiği emirle amcası, oğlu İbrahim Yinal ve Kutlamış'ı yeni gaza ucuna yolladı. Bu Türk gazileriTheodosiopolis kalesine (şimdiki şehrin bulunduğu yer) uğramadan, Karaz'a hücum etti. Geniş bir ovanın kuzey-batısında, Euphrates'in yukarı kolunun aktiği araziye yakın yerde bulunan Karaz, o devirde oldukça kalabalık bir şehirdi. Selçuklulara önceden pek önem vermeyen Karazlılar, İbrahim Bey'in muhasaraya başlaması üzerine şehre çekilmiş ve sonrada şavaşa mecbur kalmişlardı. Az sonra şiddetli bir rüzgarın patlak vermesinden faydalanan Selçuklular, yağlı paçavralar ile Karaz'da büyük bir yangın çikarttılar. Bu olayi Karaz'ın sonu oldu ve muhasaradan canını kurtarabilen ahalisi güçlükle asıl kalenın bulunduğu Theodosiopolis'e sığınabildi. 1054 yılında Anadolu seferine çıkan Tuğrul Bey, Pasin'i geçtikten sonra, Erzurum ovasına hakim olan bir tepeye bizzat çıkmış ve kalenin durumunu gözetlemiştir. Theodosiopolis, 1071'de yinehareketli idi. Zira Nuhun Gemisini andıran bir ordu ile imparator Romanos Diodenes, şehre gelmiş ve ikmal hazırlıklarını tamamlayarak Malazgir'e doğru yürüyüşe geçmiştir. Şehirdeki Bizanslılar, imparatoru son defa, bir daha görmemek için üzere uğurluyorlardı. 26 Ağustos 1071' de büyük Türk zaferi, Theodosiopolis'deki Bizans'ın son günleri oldu. Az sonra Türkler Erzurumu ele geçirecekler, Bizans'ın tek taraflı barışı bozmaları üzerine Ege sahillerine kadar gideceklerdir. Erzurum'un nasıl ve ne syrette Selçuklu hakimiyetine geçtiği bilinmemektedir ve bu tarihi zaman parçası maalesef çok karanlık kalmaktadır. 1071-1202 tarihleri arasında Saltuklu Beyliği bu şehre İslami Türk karakteri vermiştir. Beyliğin kurucusu Ebu'l-Kasım Saltuk'tur. Bir rivayete göre burası ile doğunun önemli bir kısmı Alp Arslan tarafından ıkta olarak Saltuk Beyi'ne verilmişti. Baybud, Tercan, İspir, Oltu, Micingird, Koçmaz ve daha birçok kasaba Erzurum'a bağlanmış ve Saltuklu Türkleri tarafından yöneltilmiştir.

Saltuk'un oğlu Emir Ali, 1102-3' de, erzurum hakimidir. Kadı Ahmed'in ''el-Veled uş-Şefik'' indeki Kaım b. Ali'nın, Ali b. Kasım olması gerekmektedir. O, Irak'tan dönüp Erzer-er-Rum denilen Kalikala şehrini aldı kaydı tine bu kaynakta görülmekte ve karanık bir olay gün işiğina çıkarılmaktadır. 1116' da Gürcü kralı David, Saltukluların büyük rakibi olarak ortaya çıkmış ve Pasin Ovası'na kadar ilerleyerek Erzurum'u tehdit etmiştir. Onun çok sayıda Türk'ü öldürdüğü ve yeri yakıp yıktığı Gürcü kaynağı tarafından belirtilmektedir. Artukoğlu İl-Gazi, 1121'de Erzen Beyi Toğan Arslan ile Erzurum'a gelmiş ve Emir Ali'yi de beraberlerine alarak, Tiflis'e kadar bir intikam seferi düzenlemiştir. 1124'te Gürcüler, İspir ve Pasin ovası'na kadar bir karşı akın yaptılar ve bu defaki yürüyüşleri de çok kanlı bir şekilde sonuçlanmıştır. Emir Ali, günümüze kadar bazı değişikliklere uğrayarak kalan Tepsi Minare (saat kulesi)'yi inşa ettirmiştir. Kitabesinde ''Şems el-Mül^ük ve's-Selatin Emir İnanç Yabgu Alp Tuğrul Beğ Ebu'l-Muzaffer Gazi b.Ebu'l-Kasım'' yazısı görülmekte ve bu da Saltuklular'ın eski Türk an'anesine sıkıca bağlı olduklarını göstermektedir. Saltuklular'dan İzz ed-Din, 1168'e kadar saltanat sürmüştür. Onun hakimiyeti esnasında, Azimi'nin yazdığı gibi büyük bir deprem, 1145'de Erzurum'da büyük kayıplara sebebiyet vermiştir. Saltuklu Nasır ed-Din Muhammed'den sonra, 1191'de tahta Mama Hatun geçmiştir. o, ''el-Feth ül-Kussi'' isimli kaynakta da belirtiği üzere, erzurum askeri ile selçuklu heybetinde Ahlata gitmiştir. Tercan'daki türbe ve kervansaray bu hanım tarafından yaptırılmıştır. 1193'de Gürcüler bir kere daha Erzurum önlerinde görüldüler. Erzurum halkı bu olaydan çok etkilenmiş ve '' bu felaket bize nereden geldi. Memleketimizde hiç bir zaman Hiristiyan görmemiştik'' diye şikayetçi olmuştur.

Saltuklu egemenlii 1202'de sona erdi ve Selçuklular Rükned-Din Süleyman Şaah'ın gayretleri ile Erzurum'a sahip olular.

Paralardan öğrenildiğine göre Mugis ed-Din Tuğrul Şahmelik olarak burada göreve başlamış, 1225 yılına kadar kendi başına yöreyi yönetmiştir. 1225-1230 arasında oğlu Cihanşah Erzurum'da bulunmuş, bu sıralarda belirmeye başlayan Konya hakimiyeti Erzurum'u da içine amıştır.Haezemşahlar ile olan yakın ilişkiler Selçuklu Sultanı Ala ed-Din Keykubad'in dikkatini Erzurum ve çevresi üzerine çekmiştir. O, Moğol tehlikesinin ufuklarda görünüşünden az zaman önce Erzurum'u ele geçirmiş ve cihan Şah'ın bağişlanma isteğini kabul etmiştir. 1242'de Moğollar erzurum önlerine geldiler ve Baycu Noyan idaresinde şehri kuşattılar. Sü Başı sınan ed-Din Yakut ümitsiz bir şekilde bu sınır kalesini savundu ise de, Şeref ed-Din Duvin isimli birinin ihaneti sonunda mağlup olmuştur. Osman Turan'a göre ''Erzurum Moğol istilasının ilk kurbanı olmuş ve Moğollar Türkiye'yi istıla kapısını artık açmışlardır''. 1255'de Nahcivan-Erzncan yolculuğusırasında Erzrum'a da uğrayan Rahib Guillaume de Rubrauck, burasını güzel bir olarak tasvir eder. 1297'de Naib Mucir ed-Din Emir Şah ve maiyeti Erzurum'a kötü günler yaşatmışlar ve halktan zorla ağır verdiler tahsil etmişlerdir. Selçukluların 1308' de yıkılması ile ilhanlı nüfuzu kendisini gitikçe hissettirmişir. Çünkü başkent tebriz'i batıya ve denize bağlayan önemli yollar bu şsehirden geçmekteidi. Hace Yakut, kendi adı ile anılan bir medrese yaptırmış ve şehri güzelleştirmiştir (1310). 1336/7'de Erzurumu ziyaret eden İbn Battula, iki Türk kabilesinin rekabet halinde yaşadığını yazmaktadır. O tarihte Erzurum'un en yaşlı ahalisi Tuman idi ve o halsiz oluşuna rağmen İbn Battuta'yı üç gün gelenek icabı misafir etmiştir. Emir Hacı Togay ve Hasan gibi beyler de kendi Türkmenlerine dayanarak Erzurum'da hakimiyet tesis etmişlerdir. Sonuncusu kendi adı ile söylenen Hasan Kalesi'ni inşa etmiş ve Erzurum'u doğudan gelecek baskılara karşı korumuştur. 1340'da Sulduz aşiretinin büyük liderlerinden Çoban'ın Togaylılarla sert mücadelesi yine Erzurum çevresini kana boyamıştır. 1360' da batıdan doğuya genişleyen Eretnalilar Erzurum'u ele geçirdiler. İki yıl sonra da bu hakimiyetin hala devam ettiğini bilmekteyiz. 1377'den az önce de Türe Beğ isimli biri Erzurum hakimidir. 1385'de Karakoyunlu Mehmed Erzurum'da saltanat sürmekte idi. Mavera ün-Nehr ve Iran'ı ele geçiren Temürlenk Kara Mehmet oğlu Mısır Hoca'yı Avnik kalesinde mühasara etmiş ve sonra da Erzurum'u ele geçirmiştir. 1400 ve 1402'de Temürlenk Erzurum'dan geçmiş Ankara Meydan Muharebesi sonunda gerçekleştirdiği Anadolu harekatı dönüşünde kısa bir müddet şehri şereflendirmiştir. Temürlenk burasını önce Mutahhartan'a verdi. Daha sonra da Ali isimli Türkmeni idareci tayin etmiştir. İspanyol kralı adına Semerkand'a gitmekte olan elçilik heyetinde bulunan Ruj Gonzales Klavijo, seyahati sırasında şehirde kalmış ve kısa tasvirde bulunmuştur. Ona göre Erzurum Ali Bey tarafından yönetilmekte ve bir kısım Ermeni de burada yaşamakta idi. Şahruh zamanında erzurum yine birçok olaylara sahne oldu. Kara Yülük olayı uzun müddet halkın hafıizasından silinmedi. 1454 ve 1456'da Uzun Hasan. erzurum havalisine akınlar tertip etti. Safavilerin meşhur şahlarından İsmailde 1499'da Erzurum'dan geçmiş ve 1502'de Sultan Elvend'i bozguna uğratmıştır. Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı topraklarına dahil edilen Erzurum, Safavilerle yapılan savaşlarda da eski tarihi önemini korumuştur. xvıı yy. kaynaklarına göre Paşa sancağı olarak, Şarki Karahisar, Kığı, Hınıs, yukarı Pasin, Malazgird, Tekman, Kız-Uçan, İspir, Tortum, Namervan ve Micingerd sancaklarından meydana gelen beylerleyliği yapılmıştı. 1540 tarihli erzurum Kanunnamesi idari yapı açısından son derece önemlidir. Osmanlı devrinde şehir, Anadolu ve Karadeniz'den doğuya, Iran'a kadar giden büyük askeri ve ticaret yolu üzerinde bulunması sebebi ile de ordunun toplandığı ve dayandığı yerdi. Lala Mustafa, Sinan, Ferhad ve Özdemiroğlu Osman Paşa'ların doğu harpleri esnasında Erzurum'u üs olarak kullandıkları belirtmektedir. Abaza Mehmed Paşa'nın meşhur isyanı, Osmanlı dünyasının gözlerini buraya dikmesine neden olmuştur. (1622). ıv. Murad 1635'de Erzurum'a gelmiş ve Ilıca'dan sonra törenle karşılanmıştır. Revan seferi dolayısıyla Erzurum ve çevresinde hissedilir imar faaliyetleri görülmüş olup, bunu ıv. Murad 'ın verdiği kesin emirlere borçludur.

XIX.yy'da Erzurum tarihinde yeni bir sahife açılmıştır. O zamana kadar şehri tehdit eden ıran tehlikesi, bu tarihten itibaren yerini Hiristiyan Ruslara bırakmıştır. Çar Deli Petro'nun vasiyeti gereği sıcak denizlere inmek isteyen Çarlık Rusyası, Kafkas hakimiyetinin sağlanmasından sonra, ilk defa 1828de, Anadolu'nun doğusuna saldırdı. Yeni Köy Savaşı'nı kazanan Gnl.Paskeviç erzurum'u ele geçirdi. 14 Eylül 1829 Edirne Barışı üzerine Rus ordusu Erzurum'dan çekildi. 1853-1855'de Edirne Barışı üzerine Rus ordusu Erzurum'dan çelildi. 1853-1855'de tekrar Rus tehlikesi Kars'tan sonra Erzurum'u tehdit etmiştir. Osmanlı Hükümeti doğudaki bu büyük tehlike üzerine Erzurum' daha tahkimli hale getirdi ve tabyalar yaptırdı. 1877-8 Osmmanlı Rus Harbinde, Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Erzurum'u Ruslara karşı savundu ve 8-9 kasım 1877'de yapılan Aziziye Baskını'nı halkın yardımı ile geri püskürttü. Bu hadilerde ermenilerin ihaneti belirgin bir şekilde ortaya çıkmıştır. Son savaşta, Osmanlı Devletinin gelecekteki dayanak noktasının Erzurum olduğu daha iyiy anlaşılmıştır. Rus çekilmesinden sonra Erzurum bazı ekonomik krizlerin esir oldu. Hayvan vergisi sebebi ile halk arasında hoşnutsuzluk belirmiş ve hükümete karşı tepkiler meydana gelmiştir. Bu harekat, Meşrutiyet rejimi içib ilk adım sayılmış ve Canveren Derneği tarih rolünü ifade etmiştir. Erzurum, 1. Dünya savaşın'da Türk askeri harekatının yine merkezidir. Sarıkamış başarısızlığı üzerine 16 Şubat 1916'da Ruslar, yine bir ihanet sonucu Erzurumu ele geçirdiler. Son vali Tahsin Bey,Bab-ı Ali'yeçektiği telgrafla bu serhad ve gaziler, şehidler diyarının bir an evvel tekrar şanlı bayrağımıza kavuşturulmasını vurgulamıştır. Erzurum, Ermeni vahşetinin kol gezdiği iki yıllık kara günleri yaşadı. 12 mart 1918'de 1.kafkas kolordusu Komutanı Alb.Kazım Karabekir tarafından kurtarıldı
Logged
« Yanıtla #5 : 06 Kasım 2007, 11:10:07 »
meczup
Ziyaretçi
ERZURUM

adındanda anlaşılacağı gibi bir cok yabancı unsurlar yaşamıştır
Logged
« Yanıtla #6 : 06 Kasım 2007, 11:12:06 »
meczup
Ziyaretçi
ERZURUM

Erzurum’un geçmişi M.Ö. 4000 yıllarına tarihlenmektedir. Karaz, Pulur, Güzelova ve Soshöyük’te yapılan arkeolojik kazılarda elde edilen bulgular Erzurum ve çevresinin  çok eski ve önemli yerleşim yeri olduğunu ortaya koymuştur. Tarihin en eski devirlerinden itibaren değişik kavim ve milletlerin hakimiyetine giren Erzurum, kültür varlıkları açısından zengin bir geçmişe sahiptir.

            Hurriler, Urartular, İskitler, Medler, Persler, Araplar, İranlılar, Sasaniler, Romalılar ve Bizanslılar dönemimini yaşayan Erzurum, 5. Yüzyıldan 10. Yüzyılın sonuna kadar, Bizanslılar, Romalılar ve Araplar arasında birkaç kez el değiştirmiştir. Bu dönemlere ait, Erzurum ve çevresinde çok sayıda kale, kilise, manastır topluluğu, kaya mezarlığı, arkeolojik sitler yapı kalıntıları bulunmaktadır.

            1071 Malazgirt Zaferi’nden sonra Bizans Hakimiyeti’ne son verilerek, şehir Alparslan’ın akıncı arkadaşlarından Saltuk Bey’in yönetimine verilmiştir. Böylece Türk çağının başladığı Erzurum’da sırası ile Saltukoğulları, Selçuklular ve İlhanlılar döneminde bir taraftan şehirde imar faaliyetleri devam ederken, diğer taraftan  inşa edilen cami, medrese, kümbet ve köprülerle Erzurum bir kültür ve sanat kenti haline gelmiştir.

            Oğuz soyunun aydınlığını bugüne taşıyan, Anadolu’nun en eski Üniversitelerinden Yakutiye ve Çifte Minareli Medrese, 12-14 yy. da Erzurum’da Türk Mimarlık kültürünün ne kadar canlı ve kuvvetli olduğunu göstermektedir.

            1514 Yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılan Erzurum’un esaslı bir biçimde imari Kanuni  döneminde yapılmıştır. Devrinin birer sosyal ve kültürel kurumu olan zaviyeler, tekkeler ve medreselerin yanı sıra çok sayıda cami, han, hamam ,çeşme ve köprü inşa edilmiştir. Siyasi istikrarın sağlanmasına bağlı olarak gelişen refah, nüfus artışını da beraberinde getirmiştir. 16. yy. dan itibaren şehrin, surların dışına taşması ile birlikte, yeni camiler inşa edilmiş, yapılan bu camilerin çevresinde mahalleler teşekkül etmiştir. Erzurum’un eski mahalleleri isimlerini camilerden almaktadır.

            Camileri, medreseleri, kümbetleri, türbeleri, hanları, hamamları, çeşmeleri, köprüleri ve tabyaları ile Erzurum, Selçuklu ve Osmanlı şehirlerinin güzel bir örneğini teşkil etmektedir. Kale, Ulu Cami, Üç Kümbetler, Çifte Minareli Medrese, Lala Mustafa Paşa Camii  ve Rüstem Paşa Bedesteni  şehrin merkezi yapıları arasında yer almaktadır.

Saltuklu, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerine ait tarihi eserleriyle oldukça zengin bir mimarlık kültürüne sahip olan

 

Erzurum, yüzlerce yılın  imbiğinden süzülerek günümüze ulaşan ve bugün de canlı bir biçimde yaşayan halk türküleri, halk oyunları, el sanatları, yemekleri, gelenek ve görenekleriyle de zengin bir kültür mirasına sahiptir.

            Doğu Anadolu’nun yüksek yaylası olan Erzurum binlerce yıl önce parlayıp sönen eski medeniyetlerin bir kavşak yeri olduğu gibi, insanlık tarihinde, en eski çağlardan beri eşine az rastlanılan medeniyetlere sahip olmuştur.

            Erzurum yaylası ile merkezi şehir ve ulu kalesinin tarihte tanınmış şu beş adı  taşıdığı görülmüştür.

1-      Karanitis/ Karanitide/ Garin/ Karin-Kalak-Karun( Yunan, Bizans, Roma kaynaklarında, Ermeni ve Gürcü tarihlerinde),

2-      Theodosiopolis ( Bizans dönemi ),

3-      Kali- Kala (k), ( Kali/Han Şehri İslam kaynaklarında ),

4-      Arzan/ Arzen/Artze ( şimdiki “ Karaarz/ karaz” yerinde) (Selçuklu Fethi sırasında),

5-      Erzen- Rum/ Erzen-ir-rüm ve Erzurum ( Selçuklu, İlhanlı, Akkoyunlu, Osmanlı döneminde),

Erzurum ve çevresi özellikle Kalkolitik ve eski Tunç   çağından itibaren yoğun iskana ve siyasi olaylara tanık olmuştur. Bunun sebebi en eski çağlardan beri önemli ticari ve askeri yolların kavşak noktasında yer alması, zengin akarsu ağını bünyesinde bulundurması ve doğal savunma zeminine sahip olmasıdır. Çevredeki sert iklim şartlarına rağmen dağ silsileleri ve akarsu boylarındaki verimli ovalar, tarıma ve bilhassa hayvancılığa uygun bir ortam oluşturmuştur.

Anadolu’ya yönelik Türk akınları ve bilhassa Doğu Anadolu ile Kafkasya ‘ da yurt tutma çabaları islamiyetten çok daha eski tarihlere inmektedir. M.Ö. VII. YY.da Kafkasya, Azerbaycan ve Doğu Anadolu Saka Türkleri          ( İskitler ) ile Persler arasında paylaşılamayan bir ülke olduğu görülür.

M.Ö. IV. Binde köklü bir kültürün orijin bölgesini oluşturan Erzurum ve çevresine Hurriler, Hayasalılar ve Urartu Krallıkları sırasıyla hakim olmuşlar, muhtemelen Hititler, Kimmerler ve İskitler de (Saka Türkleri) kısa bir süre kalmışlardı.

395-398 yılları arasında cereyan eden Hun Türklerinin, Doğu Anadolu, Erzurum ve Fırat vadisine yönelik fetihleri tarihte Anadolu’ya ilk akınları olması açısından önemlidir.

Bizans İmparatorluğu (Doğu Roma-395-1453) devrinde İran’dan Sasanilerin Doğu Anadolu’ ya saldırıları neticesi Theodosiopolis (Erzurum) 502 yılında Sasanilerin  işgaline maruz kalmış, ancak 531 yılında tekrar ele geçirilmiştir. Çünkü strateji ve ticari siyaset bakımından çok önemli bir bölge olan Erzurum’a sahip olmak Bizans için her zamankinden büyük önem taşıyordu. Bizanslılar Erzurum’da su kemerleri, Kale’yi, Büyük Kilise’yi yaptırmış , Erzurum’u yeni baştan imar ettirmiştir.

Halife Osman zamanında (651) Habib B. Mesleme komutasındaki İslam Ordusu Doğu Aanadolu topraklarını ele geçirmiştir ancak uzun süre Erzurum’da hakim olamamıştır. Halife Mansur zamanında 756 yılında Kalikala’yı (Erzurum) fethetmiştir. Ancak, Bizans İmparatoru tekrar işgal etmiştir. 3. Abbasi halifesi El-Mehdi zamanında Ermeniyye valisi olan Yezid, 799 yılında Kaikala’dan çıkarak, Bizans’a sefer düzenlenmiştir.

Erzurum, Müslüman arapların eline geçtikten sonra Hıristiyan ahalinin bir kısmı şehirden uzaklaştı. Erzurum’a yerleşen arap kumandanları burasını Bizans’a karşı bir gana üssü haline getirdiler.

949 yılında Bizanslıların Kalikala’yı (Erzurum) yeniden işgal ettikleri, surlarını yıktıkları görülmüştür.

Müslümanların elinden çıkan Teodosipolis (Erzurum) Bizans İmparatorluğu’nun themalarından birinin merkezi olmuş ve doğudan gelecek islam akıncılarına karşı, yeniden tahkim edilmiştir.

26 Ağustos 1071 Malazgirt Savaşı ile Alp Arslan’ın kesin zaferi sonucu Bizansın son seddi de yıkıldı. Türkmenlerin Türkleştirme ve yeni bir vatan haline getirme idealinde Erzurum bir hareket noktasıydı. Alparslan, Erzurum ve havalisini Saltuk beyliğine vermiştir. Saltuklular Erzurum Bölgesine Türklük vasfını kazandırmıştır. Saltuklular bölgede Anadolu’nun kapılarını korumakta ve Türkistan’dan gelen Türk göç yollarını açık tutmakta idiler.

Anadolu’nun manen zayıf olduğu bir dönemi fırsat bilen ve Alaeddin Keyhubad’ın ölümünden ( 1237 )  Türk hudutlarını yoklayan Moğollar Ermeni ve Gürcülerden sonra Erzurum’u ele geçirerek halkını kılıçtan kırmış yağma, tahrip edip, ganimet ve sirlerle dönmüşlerdir. Selçuklu ordusu, 1243 yılında Kösedağ bozgununa uğrayınca Anadolu Selçuklu topraklarında Moğol hakimiyeti başlamıştır.

Anadolu Selçuklu Devleti 1308’de tarih sahnesinden çekilmiştir. Zaten Erzurum ve çevresi Selçuklu yönetiminde olmasına rağmen İran ve Azerbaycan’da Moğolların yerini almış olan İlhanlı Hükümdarları tarafından yönetilmiştir. İlhanlılar zamanında Erzurum kültürel, siyasi, ticari ve sosyal hayatta büyük bir gelişme kaydetmiştir. Bu döneminin  en önemli eseri Yakutiye Medresesi’ dir.

İlhanlıların yıkılışı üzerine meydana gelen karışıklıklar sonrası Erzurum ve çevresi Sutay Noyan’ın oğlu Emirhan Togay tarafından ele geçirildi. Hacı Togay’ın oğlu Emir Hasan Erzurum-Tebriz yolu üzerinde Pasin ovasına hakim tepe üzerinde sıcak su kaynaklarına yakın, Avnik, Micingerol, Horosan ve Erzurum yollarını kontrol eden bu kaleye “Hasankale” denilmiştir.

Çobanların hakimiyeti (Emir Çoban’ın torunu Şeyh Hasan 1340’da Erzurum’a geldi.) esnasında kalan en önemli Mimari anıt Çoban Köprüsü’dür.

1336-1432 yılları arasında Erzurum’da Eratnalılar ve Celayirlilerin hakimiyeti görülmüştür.

Yıldırım Beyazıt’ın çağdaşı olan Timur Karakoyunlu Türkmenlerinin ülkesini istila etmiş, nihayet Erzurum’u almıştır. Timur; Avnik Kalesi, Hasankale’yi ele geçirmişti. Timur; 1400’de ve 1402’de Anadolu’ya girerken, yine Erzurum’dan geçmiştir.

Karakoyunlu İskender (1402-1438) ile Akkoyunluların savaşı Erzurum’un sosyal, siyasi ve iktisadi yapısını bozmuştur.

Erzurum 1473-1478 yılları arasında Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’a bağlı kalmıştır.

Şah İsmail 1502’de İran’ın tamamını kontrolü altına alması ile Safevi devleti kurulmuş oldu. Şah İsmail (1502-1514) Erzurum Sultaniye arasında Tebriz’i aldıktan sonra yerli ahaliye çok zulüm yaptı, servetlerini ellerinden aldı., halkı mezhep değiştirmeye zorladı. Doğu Anadolu ahalisi bölgeyi terk ederek iç bölgelere çekildi. Erzurum, Erzincan, Van ve Tebriz gibi kültür ve medeniyetin gözde şehirleri harabeye çevrildi.

Erzurum, Hasankale, Avnik, Kağızman ve Kars gibi yerler Yavuz Sultan Selim’in gelişine kadar (1514) Şah İsmail’in hakimiyeti altında kaldı. Çaldıran zaferi ile Yavuz Sultan Selim Erzurum, Bayburt, Kamalı, Erzincan taraflarını Osmanlı sınırlarına katmıştır.

Erzurum’da Dulkadırlı Mehmet Bey, Ferhatpaşa Beylerbeyliği ilklerdir. 1577’de başlayıp 12 yıl süren Osmanlı-İran harplerinde Erzurum, Osmanlı ordularının topladığı erzak ve mühimmatını yığdığı başlıca ihmal, hareket üssü olarak kaldı.Bu arada Erzurum’da bulunan yeniçeriler baskı, zulüm ve yolsuzlukla halkı bezdirdi.

Kanunsuz vergiler halkı İstanbul’a başvurmasına yol açtı.

1821’ de Osmanlı Devleti’nin gerileme döneminde İran’lılar Erzurum’a yürümüş Pasin Ovasına kadar gelmişlerdi.

Rusya 1828’de Ruslar Erzurum’a kadar geldi., 1829’da Erzurum’u ele geçirdi. Erzurum Ermenileri ve gürcüleri Ruslara yardım etti. Edirne antlaşması ile Ruslar Erzurum’u Osmanlılara geri vermek zorunda kaldı, ancak 3 aylık Rus İşgali büyük zarar verdi.

 Osmanlı devrinde Erzurum Eyaleti 14 sancaktan ibaretti.

1)Erzurum 2) Erzincan 3) Hınıs 4) Kelkit          5) Malazgirt 6) Tortum 7) Karahisar-ı Şarki Karizmatik İspir 9) Karaçay10) Pasin 11) Mamervan 12) Kızuçan 13) Kığı 14) Mecingerd
Logged
« Yanıtla #7 : 10 Kasım 2007, 21:27:52 »
sanal_pilot_34
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 9
Tecrübe Puanı: 17

Offline
ERZURUM

İŞTE ARKADAŞLAR ERMENİ SİKKELERİ

Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]

Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
















Logged
« Yanıtla #8 : 10 Kasım 2007, 21:42:52 »
sanal_pilot_34
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 9
Tecrübe Puanı: 17

Offline
ERZURUM

DEFİNE SIRLARI
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]


NUMİSMATİK SÖZLÜK
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]


ARKEOLOJİ ve SANAT TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]


ARKADAŞLAR BENCE BUNLAR İŞİNİZE YARAR İNDİRMENİZİ TAVSİYE EDERİM
Logged
« Yanıtla #9 : 10 Kasım 2007, 21:45:23 »
sanal_pilot_34
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 9
Tecrübe Puanı: 17

Offline
ERZURUM

ARKADAŞLAR BU ARADA ERMENİ GÖMÜLERİ HAKKINDA BİLGİSİ OLAN USTATLAR YOKMU
Logged
« Yanıtla #10 : 10 Kasım 2007, 21:48:44 »
sanal_pilot_34
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 9
Tecrübe Puanı: 17

Offline
ERZURUM

Ölçü mesafelerinin yorumlanması bütün dünyada hazine arayıcıları arasında probleme neden olmuştur. Mesela : vara (33” – 83 cm), braza (5 feet 7 inç – 170 cm), estado

(5 feet 7 inç - 170 cm), paces (adım), league (3,27-3,18 deniz mili  /  2,18-2,12 kara mili) v.b.....

Onlar günümüzde kullandığımız basit terimlere benzer. Yıllar önce bu bu ölçüler sürekli aynı değildi. Aşağıdaki bilgiler  bu tarihi değişimleri gösteriyor.

 
 

“Vara” önceleri 30” ile 35.9” arasında değişiyordu, Bu karışıklık aranan bir şeyin bulunmasını zorlaştırıyordu. İspanyollarda ispanyol askerlerin kullandığı ölçüye göre “vara” yaklaşık 33” tir. Bu ölçü sonraki dönemlerde sürekli 33” olarak kabul edilmiştir.

 
Her işaret bir sonraki işarete kadar hesaplanmış bir mesafeyi gösterir. Her işaret 1, 10, 50 veya 100 gibi hazineye olan mesafeye bağlı olarak boşluklardan oluşur.


 “Estado” önemli maddeleri saklamak için en az derinlik ölçüsüydü. İspanyollar, İsaya inananlar veya katolikler için bu ölçü geçerli idi. Bu 5 feet 7 inç (170 cm) e göre ayarlanmıştı. Bu işaret “vara” işaretine benziyordu. Fakat mesafenin aksine derinliği gösteriyordu. “1” veya “un estado” gibi...

 
“Braza” da aynı 5 feet 7 inç olarak ayarlanmıştır. Çoğunlukla korsanlar veya denizciler tarafından mesafe ölçüsü olarak kullanılırdı. Onlar hazinelerini sakladıkları zaman haritalarını yaparlardı. Harita üzerinde adım (paces) ve “vara” ölçüsünü kullanırlardı. 


İki çeşit “league” vardır. Kara ve deniz. Kara ölçüsü olarak 2.12 ile 2.18 mil arasında değişir. Deniz ölçüsü olarakta 3.18 ile 3.27 arasında değişir. Mesafeler ile ilgili tereddüte düştüğünüzde değişen bu aralıklar arasınıda arayın.

 
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]


ÖLCÜM ADI
 AZINLIKLAR
 YUNANCA 
 BİZE GÖRE
 
1 merhale
 -
 -
 45.480 metre
 
1 Fersah -
 -
 5685 metre
 
1 Eski Mil
 -
 -
 1.895 Metre
 
1 Berit
 -
 -
 227 Metre
 
1 Arşın
 78 Santim
 49 Santim
 70 Santim
 
1 Kulaç
 1 Metre
 108 Santim
 130 Santim
 
1 Adım
 -
 -
 78 Santim
 
1 Endaze
 -
 -
 65 Santim
 
1 Urup
 -
 -
 8.5 Santim
 
1 Hat
 -
 -
 0.25 Santim
 

Logged
« Yanıtla #11 : 10 Kasım 2007, 21:57:19 »
sanal_pilot_34
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 9
Tecrübe Puanı: 17

Offline
ERZURUM

ÖLCÜM ADI      AZINLIKLAR   YUNANCA     BİZE GÖRE
1 merhale             -                      -                45.480 metre
1 Fersah                          -                      -                     5685 metre
1 Eski Mil                -                      -                    1.895 Metre
1 Berit                -                   -                        227 Metre
1 Arşın                     78 Santim   49 Santim       70 Santim
1 Kulaç                     1 Metre    108 Santim             130 Santim
1 Adım                -                    -                      78 Santim
1 Endaze                  -                    -                      65 Santim
1 Urup                -                      -                     8.5 Santim
1 Hat                -                      -                    0.25 Santim
Logged
« Yanıtla #12 : 10 Kasım 2007, 22:11:51 »
cartel38
*
Mesaj Sayısı: 151
Tecrübe Puanı: 24

Offline
ERZURUM

eline sağlık kardeş kolay gelsin herkese
Logged
« Yanıtla #13 : 11 Kasım 2007, 02:46:33 »
zamanezamane
ZAMANE
*
Mesaj Sayısı: 267
Tecrübe Puanı: 208
EN BÜYÜK ZAFER, KENDİ NEFSİNİ TANIMAKTIR.

Offline
ERZURUM

Değişik bilgileri derlemişsin, güzel olmuş.
Logged

VAKTİNDEN
                ÖNCE
                        ÇİÇEK
                                 AÇMAZ.

************************************************************************************************************
« Yanıtla #14 : 19 Kasım 2007, 19:43:44 »
sanal_pilot_34
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 9
Tecrübe Puanı: 17

Offline
ERZURUM

S.A. ARKADAŞLAR HİÇ KİMSE BİŞEYLER YAZMIYO HAYIRDIR
Logged
Sayfa: [1] 2 3   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
erzurum haritası Haritalarla İlgili Konular a_xmen25 4 535 Son Mesaj 24 Mayıs 2008, 10:49:18
Gönderen: norsin25
erzurum cevresinde bulunan işaretler Doğu Anadolu Bölgesi aremit 6 272 Son Mesaj 23 Haziran 2008, 11:51:24
Gönderen: aremit
erzurum cevresindeki bi kac işaretler Doğu Anadolu Bölgesi aremit 7 281 Son Mesaj 20 Ağustos 2008, 18:18:19
Gönderen: duman44
Harita Definecilik Define İletişim
Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2008 Simple Machines LLC
Düzenleyen : comkit
Özel Mesajlariniz Denetlenmektedir.
Parakapisi.NET Ziyaretçilerinin Firefox tarayici kullanmasini önerir.

Parakapisi.NET Kendi Sunucusunda Barinmaktadir.
MySQL ile GüçlendirildiPHP ile GüçlendirildiXHTML 1.0 Geçerli!

Define

DefinecilikDefine

Bu Sayfa 0.177 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu