+  Define - Definecilik - Ana Sayfa
|-+  ÇÖZÜMÜNÜ ÖĞRENMEK İSTEDİĞİNİZ İŞARETLER
| |-+  Anadolumuzun İlleri Hakkında Bilgiler
| | |-+ 
 ERZURUM

Üye Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: 1 [2] 3   Yukarı git
Konu: ERZURUM  (Okunma Sayısı 3283 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« Yanıtla #15 : 20 Şubat 2008, 22:10:06 »
turk30
Ziyaretçi
ERZURUM

TARİHÇESİ

Bugünkü Erzurum şehrinin bulunduğu yerde, daha önce tarihin çeşitli dönemlerinde Karin, Karna, Garin, Kornoi, Kalai ve Karnak şeklinde isimlendirilen bir şehir bulunduğu bilinmektedir. Yine aynı tarih dönemlerinde Erzurum Ovası’nın batı bölümünde Erzen, Erzeron isimli bir şehrin var olduğu tarihi kaynaklarla sabittir.
Bizanas İmparatorlarından II. Teodosious (M.S. 408-450) zamanında Erzurum Ovası’nı doğudan gelen İran saldırılarından korumak amacıyla, Karin şehrine hakim bir tepe üzerinde bir kale inşa edilmiş olup, kale içindeki şehre de imparatorun adına izafeten “ Teodosiopolis” adı verilmiştir. Bugünkü Erzurum şehrinin yerinde kurulmuş olan Karin (sonradan Teodosiopolis ) ile Erzurum Ovası’nın batı bölümündeki Erzen şehri iki ayrı şehirdir.


Bizans kaynaklarında Teodosipolis olarak geçen şehre, Araplar Kalikala adını vermişlerdir. Kalikala Arapça’da “Kali’nin ihsanı” anlamına gelmektedir. Arap tarihçilerden Belazuri (ölümü 892) ye göre, şehir bu adını kurucusundan almıştır. Bizans döneminde bölgeyi ele geçiren bir beyin karısı olan Kali, bir şehir yaptırmış ve şehre de Kalikala adını vermiştir. Araplar bu isim kendilerine göre Kalikala şehrinde kullanmışlardır.
M.S.1048 ‘de Doğu Anadolu’yu fethetmek üzere Bizans topraklarına giren Selçuklu Türkleri , Yinal oğlu İbrahim Bey komutasında, ovanın batısında ki Erzen (Arze) i zaptetmişlerdir. Erzen’in bu kuşatmada bi harabe halini almasından sonra, geride kalanlar bugünkü Erzurum şehrinin bulunduğu yerdeki Kalikala’ya sığınmışlar ve şehre de Erzen adı vermişlerdir. Saldırılar sonucunda harap olmuş asıl Erzen şehrine ise Türkler , Kara Erzen demişlerdir. Bu isim zamanla halk dilinde Kara Arza, Kara Arz ve nihayet Karaz şeklinde söylene gelmiştir.
Erzurum’la ilgili muhtelif tarihi metinlerde, kitabelerde ve basılan paralarda Erzi-i Rum, Erzen-ir Rum , Arz-ı Rum isimleri kullanılmıştır. Erzurum adı bu isimlerin halk dilinde kullanılmasına göre şekil almış ve günümüze kadar gelmiştir.


BİZANS DÖNEMİNDE ERZURUM

Roma İmparatorluğunun M.S. 395’ de ikiye ayrılması sonucunda kurulan Doğu Roma İmparatorluğu döneminde, Erzurum ve çevresi bu İmparatorluğun egemenliği altına girmiş, ancak Doğu Roma egemenliği sürekli olamamıştır.M.S. 395’ den VII. yüzyılın sonlarına kadar bölge üzerinde Bizans ile Sasani Devletinin mücadeleleri olmuştur.
M.S. 408 - 450 yılları arasında Bizans İmparatoru olan ikinci Teodosious zamanında, Erzurum ve çevresi işgal edilmiş ve İmparatorun komutanlarından Anatolius tarafından bugünkü Erzurum şehrinin bulunduğu yerde bir tepe üzerine, bugünkü Erzurum kalesi inşa ettirilmiştir.O zamana kadar Kalikala olarak adlandırılanErzurum şehri, bu tarihten sonra İmparatorun adına izafeten Teodosiopolis şeklinde isimlendirilmiştir.
Şehir ve çevresi 504 yılında İran’ dan gelen Sasanilerin eline geçmiş, ancak kanlı çarpışmalardan sonra, Bizanslılar şehri tekrar geri almışlardır.


SELÇUKLULAR DÖNEMİNDE ERZURUM

Selçukluların bölgede ilk olarak belirmeleri XXI. Yüzyılın başlarına rastlar. Bizans yönetiminin yöre halkına iyi davranmaması nedeniyle bozulan idari ve siyasi ortam, Selçukluları küçük topluluklar halinde bölgenin muhtelif kesimlerine yerleşmelerine imkan sağlamıştır.
Selçuklular tarafından Erzurum ve çevresine yöneltilen ilk askeri hareket 1048 yılında gerçekleştirilmiştir. Büyük Selçuklu Sultanı tarfından Erzurum ve çevresini fethetmekle görevlendirilen Azerbaycan valisi İbrahim Yınal ve Gence valisi Kutalmış Beyler, Eleşkirt üzerinden Pasinler ovasına inmiş ve oradan Erzurum üzerine yürüyerek, Erzurum kalesini kuşatmışlardır. Ancak, kuşatmanın uzun süreceğini gördüklerinden Erzurum Ovası’ nın batı bölümünde yer alan zengin Erzen şehrine yönelmişlerdir. 6 gün süren bir kuşatmadan sonra Erzen Selçuklu ordusu tarafından ele geçirilmiştir.Erzen halkı, Teodosiopolis olarak isimlendirilen bugünkü Erzurum şehri kalesine sığınmak zorunda kalmıştır. Erzen şehri bu kuşatmadan sora yıkılıp yakılmış ve bir kez daha imar edilmeyerek harabe şehir halini almıştır.Bu yıkımdan sonra şehre Kara Erzen denilmeye başlanmıştır.Bu sözcük, halk dilinde zamanla Karaz şeklinde telaffuz edilegelmiştir.
Selçukluların Erzurum üzerine düzenledikleri ikinci büyük sefer, 1054 yılında Büyük Selçuklu Hükümdarı Tuğrul Bey tarafından gerçekleştirilmiştir.Ordusuyla Pasinler Ovasına geçen Tuğrul Bey, Erzurum’a gelmiş ancak Erzurum kalesinin surlarını aşamayacağını anlayarak kuşatmadan vazgeçmiştir.Bu tarihten, Anadolu’ nun kapılarını Türklere açan ve Doğu Anadolu’ da kesin Türk hakimiyetini getiren günlerin müjdecisi olan Malazgirt zaferine kadar, Selçuklular tarafından Erzurum üzerine askeri bir sefer düzenlenmemiştir.
1071 Malazgirt zaferinden sonra, Erzurum ve çevresi büyük Selçuklu Sultanı Alparslan tarafından Ebl – ul Kasım’ a verilmiştir.Eb – ul Kasım ,Melik Danişment Ahmet Gazi ve Emir Mengücek gibi, Doğu Anadolu’ nun fethi için Büyük Selçuklu Sultanı tarafından görevlendirilen ve yaralı hizmetleri olan bir Selçuklu komutanı idi. Erzurum’ da kurulacak ve sonradan Eb- ul Kasım’ ın torunlarından birisi olan Saltuk Bey’ in adı ile anılacak olan beyliğin kurucusu olan Eb – ul Kasım, yörenin Selçuklu egemenliğine girmesi yönünde büyük çabalarda bulunmuştur. Merkezi Erzurum olan Saltukoğulları Beyliğinin sınırları içine zamanla Bayburt , İspir, Koçmaz, Micingert, Oltu ve Tercan gibi önemli kale ve yerleşim yerleri dahil edilmiştir.


İLHANLILAR DÖNEMİNDE ERZURUM

Erzurum’ un tam olarak İlhanlı hakimiyeti altına girmesi,Gazan Mahmut Han zamanında ( 1304 – 1317 ) rastlar.Gazan Han’ dan sonra başa geçen Olcaytu Han zamanında, Erzurum şehri büyük ölçüde imar edilmiştir. Bu döneminde yine bir çok tarihi eser inşa ettirildi. Olcaytu Han’ dan sonra başa geçen Ebu Said Bahadır Han zamanında, Erzurum’ un yönetimi Sultanın veziri Emir Çoban’ ın oğlu Timurtaş’ a verildi.Emir Çobanla İlhanlı Sultanının arası bozulunca, Bahadır Han, İrencin Noyan adlı komutanını Erzurum üzerine gönderdi, bu durumdan korkan Timurtaş Mısır’ a kaçtı. Erzurumun yönetimi de sonradan Eretna Bey’ e verildi. 50 yıl kadar Eretna Beyleri tarafından yönetilen Erzurum ve 1385 yılında Karakoyunlu Beyi Kara Mehmed’ in eline geçti.

KARAKOYUNLULAR VE AKKOYUNLULAR DÖNEMİNDE ERZURUM

Karakoyunlu egemenliği uzun sürmedi.1387’ de, Timur Kara-Koyunlu egemenliğine son verdi.Erzurum’ a vali olarak torunu Gıyaseddin Sagar’ ı tayin etti.Bu sırada şehirde yönetime karşı başkaldırılar süregeldiğinden, Timur 1400’ de tekrar Erzurum’ a geldi.Yönetime karşı çıkan halkın bir kısmını kılıçtan geçirdi. Timur’ un ölümünden sonra ( 1404), Erzurum şehri, Karakoyunlular ve Akkoyunlularla, Timur’ un oğlu Şahruh arasındaki kanlı çarpışmalara sahne oldu. Bu dönemde şehir önemli ölçüde tahrip edildi.
Doğudan gelen istilacıların Anadolu’ ya girişte karşılaştıkları en önemli askeri üs olma özelliğine sahip Erzurum’ un, Anadolu tarihinin en kanlı ve kargaşalarla dolu bu yüzyılında birkaç kez daha yağmaya uğradığı, tahrip edildiği ve halkının kılıçtan geçirildiği bilinmektedir.Bu saldırılar şu şekilde özetlenebilir.
1421’ de Timur’ un oğlu Şahruh, Erzurum ve çevresini zaptetti, ve kaleyi kuşattı, ancak şehri alamayarak geri döndü.
1434’ de Karakoyunlularla olan mücadelelerinde Şahruh’ u destekleyen Akkoyunlu Beyi Kara Yülük Osman, Erzurum’ u kuşattı ve ele geçirdi.
1435’ de bu kez Karakoyunlu hükümdarı İskender Bey’ in eline geçti.
1458 ve 1466’ da Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan, Gürcistan seferi sırasında Erzurum’ dan geçti, 1468 yılında ise şehre hakim oldu.

OSMANLI DÖNEMİNDE ERZURUM

Erzurum ve çevresinin Safevi Devletinin etki alanı içinde kalması sadece 15 yıl sürdü.Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim, Mısır seferinden dönüşte Kars ve Pasinler üzerinden Erzurum’ a geldi ve şehir çevresi 1517 yılında Osmanlı topraklarına katıldı. Yüzyıllar boyunca şehrin kaderine hakim olan kargaşa, yerini Osmanlı Devletinin, huzur ve sükun dolu yönetimine terk etmiştir.
Kanuni Sultan Süleyman zamanında Erzurum kalesi tahkim edildi ve şehir baştan başa imar edildi.Kanuni’ nin birincisi 1534, ikincisi 1548 yıllarında İran üzerine düzenlediği seferlerde, Erzurum şehri, Osmanlı ordusuna önemli bir askeri üs vazifesi gördü.
Kanuni, İran seferinden dönüşte (1535) Dulkadirli Mehmed Han’ ı Erzurum Beylerbeyliğine tayin etti.Erzurum şehri ise o dönemde beylerbeyliğine bağlı bir sancak durumundaydı. Erzurum Beylerbeyliğinin sınırları, kuzeyde Doğu Karadeniz Dağlarından Ordu’ daki Bolaman Deresine batıda Reşadiye, Zara, Koçhisar ve Kemah’ a, güneyde Pülümür, Kiğı ve Malazgirt’ e doğuda Tahir Geçidi ve Pasin Ovasına kadar uzanan bölgeleri içine almaktaydı.Erzurum Sancağı da 10 nahiyeden müteşekkildi.Bunlar, Erzurum Merkezi, Karaz, Geçik, Tekman, Karaş – kali, Aşkale, Serçeme, Cinis, Çermeli ve Ovacık nahiyeleriydi.
Kanuni Sultan Süleyman’ ın ikinci İran seferinde (1548)beylerbeyliğinin sınırları daha da büyütüldü ve kuzeydeki Gürcü kalıntıları ortadan kaldırıldı.1552 yılında şehir İranlılar tarafından ele geçirilmek istendi, Erzurum Beylerbeyi İskender Paşa komutasındaki beylerbeyi ordusunun yenilmesine rağmen, Erzurum kalesi İranlılara teslim edilmedi.Artan İran baskıları karşısında Kanuni Sultan Süleyman 1553 yılında İran üzerine yeni bir sefer düzenledi, sefer dönüşü (1554) Erzurum’ a gelerek şehrin yıkılan kalesini tamir ettirdi.


MİLLİ MÜCADELEDE ERZURUM

Anadolu'nun hiçbir yerinde I. Dünya Savaşı'nın dehşeti Erzurum'daki kadar görülmemiştir. Harp, göç, katliamlar, tifüs gibi çeşitli felaketler her şeyi yok etmişti.
30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi' nin imzalanmasıyla bölgede yeni bir durum ortaya çıkmış, mütarekenin 7 ve 24. maddeleri Erzurum halkını büyük bir telaş ve kuşkuya sevk etmiştir. Bu maddeler Vilayet-İ Şarkıye' yi adeta Ermenilere peşkeş çekiyordu. Doğu Anadolu'da Ermenilerin büyük Haycsdan (Ermenistan) idealleri karşısında Erzurum insanı kendi üzerine düşen milli görevi yerine getirerek, 10 Mart 1919'da Vilayet-i Şarkıye-i Müdataa-i Hukuk-u milliye Cemiyeti' nin bir şubesini Erzurum' da açtı.

MUSTAFA KEMAL PAŞA ERZURUM'DA

İstanbul Hükümeti, İtilaf Devletleri'nin baskıları sonucu, Anadolu'da asayişi sağlamak amacıyla ordu müfettişlikleri teşkil etli. Bu tasarı gereğince. Doğu Anadolu' da ki 9. Ordu Müfettişliğine Mustafa Kemal Paşa tayin edildi. Mustafa Kemal Paşa' ya verilen talimata göre, Trabzon, Erzurum, Sivas, Van Vilayetleriyle Erzincan ve Canik müstakil livalarına gereken emirleri verebileceklerdir. Mustafa Kemal Paşa' ya verilen bu geniş talimattan da anlaşılacağı üzere, O' nun görevi yalnızca Samsun ve havalisindeki asayişsizliğe son vermenin ötesinde idi. Anadolu' ya ayak basar basmaz yapmaya başladığı işlerde bunu ortaya koymaktadır.
Mustafa Kemal Paşa 3 Temmuz 1919'da Erzurum'a geldi, ilk karşılama merasimi Erzurum'un batısında on yedi kilometre uzaklıktaki Ilıca' da yapıldı.
Mustafa Kemal Paşa Erzurum'a gelişinin ertesi günü 4 Temmuz'da Erzurum Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni ziyaret etti.
Mustafa Kemal Paşa, 5 Temmuz 1919'da yakın arkadaşları ile bir toplantı yaptı. Toplantıya Karabekir Paşa, Rauf Bey, Eski Vali Münir Süreyya, Ordu Müfettişliği Kurmay Başkanı Kazım Beyler katılmışlardı. Toplantıda bulunanlar, Mustafa Kemal Paşa' ya sonuna kadar yardım edeceklerine, onu lider olarak kabul ettiklerine dair söz verdiler.


ERZURUM KONGRESİ
(23 TEMMUZ - 7AĞUSTOS 1919)
Erzurum Kongresi, I. Dünya Savaşı’nın uğursuzluğunu acımasız maddeleri ile tamamlayan Mondros Mütarekesi’nin (30 Ekim 1918) uygulanmaya başlandığı tarihlere rastlamaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun imzalamak zorunda kaldığı mütarekenin 24. Maddesi: “Vilâyat-ı Sitte’de karışıklık çıktığı takdirde, bu vilâyetlerin herhangi bir kısmının işgal hakkını İtilâf Devletleri muhafaza ederler” şeklinde düzenlenmişti. Söz konusu vilâyetler: Erzurum, Van, Bitlis, Elazığ, Diyarbakır ve Sivas vilâyetleridir ve mütareke belgesinin İngilizce olan metninde bu vilâyetler “Ermeni Vilâyetleri” olarak ifade edilmiştir. Bu durum, öteden beri varlığı hissedilen Ermeni tehlikesini tekrar gündeme getirmiş ve meseleye yönelik duyarlılık ilk olarak kendini, İstanbul’da, “Vilâyat-ı Şarkıyye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti”nin kurulmasıyla göstermiştir.(Aralık 1918) Daha sonra Mart 1919’da Erzurum’da bu cemiyetin bir şubesinin açılmasıyla beraber bölgedeki teşkilatlanmanın öncülüğü yapılmış, bundan sonra Erzurum, Milli Mücadele’nin temellerinin atıldığı önemli merkezlerden biri haline gelmiştir. Şehrin Ermenilere verileceği söylentileri bir panik havası yaratmış, bu ortamda halk cemiyete sıkı sıkıya bağlanıp bölgenin ve vatanın kurtuluşu için çare yolları aramaya başlamıştır.
Bu süreç içerisinde toplanan Erzurum Kongresi, savaşlar, antlaşmalar ve mücadelelerle uzayıp gelen tarih zincirinin önemli bir halkasını oluşturmuştur.

Kongrenin ilk günü yapılan oylama ile Mustafa Kemal Paşa, Kongre başkanı seçilmiştir. 23 Temmuz’da başlayıp, 7 Ağustos’a kadar süren kongrede alınan kararlar şu şekilde özetlenebilir:

1- Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür ayrılık kabul edilemez;
2- İşgal ve müdahaleler sonucu Osmanlı Devletinin dağılması halinde millet tek vücut olarak yurdunu savunacaktır;
3- Vatanın bağımsızlığını korumaya İstanbul Hükümeti’nin gücü yetmediği takdirde, geçici bir hükümet kurulacaktır.
4- Bu hükümet milli kongre tarafından seçilecektir;
5- Kongre toplantıda değilse bunu Heyet-i Temsiliye üstlenecektir;
6- Kuvâ-yı Miliyeyi etken ve milli iradeyi hakim kılmak esastır;
7- Hıristiyan azınlıklara siyasî hakimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez;
8- Manda ve himaye kabul edilemez; Milli Meclis’in hemen toplanmasını ve hükümet işlerinin meclis denetiminde yürütülmesini sağlamak için çalışılacaktır.




Logged
« Yanıtla #16 : 20 Şubat 2008, 22:10:15 »
turk30
Ziyaretçi
ERZURUM

COĞRAFYASI

Erzurum, Doğu Anadolu bölgesinde 39°- 55 kuzey enlemi 41-16 doğu boylamı üzerinde bulunmaktadır. İl, kuzeyden Artvin-Rize, batıdan Gümüşhane-Erzincan, güneyden Bingöl-Muş, doğudan Ağrı -Kars illeri ile çevrilmiş olup genel sınırları içinde 24.768 km2 dir. Merkez ilçesinin alanı 2.892 km2 dir. Erzurum, Fırat nehrinin başlangıcı olan Karasu'nun yukarı havzasında kendi adı ile anılan geniş Erzurum Ovası'nın güneydoğusundaki Palandöken dizisinin Eğerli Dağ (2974 m.) eteğinde ve deniz seviyesinden 1850-1980 m. yükseklikte eğimli bir yüzeyde bulunmaktadır. Doğu-batı yönünde ovalık "Pasinler-Erzurum ovaları" kuzey-güney yönünde dağlık görünüştedir. Her iki ova, tektonik olaylar sonucu kırılmalardan meydana gelmiş çöküntü ovalarıdır. Kuzeydeki dağlar: Doğudan batıya doğru Çilligül, Yeniköydüzü, Ziyaret Tepesi, Kargapazarı, Gavur Dağları "Dumlu Tepesi" Yeşerçöl, Kop dağlarıdır. Güneydekiler: Akbaba, Sakaltutan, Nalbant, Şahveled, Alibaba, Dumanlı, Turnagöl, Palandöken ve Karagöl dağlandır. Kent, Anadolu-Kafkasya-İran demiryolu bağlantısında olup ortaçağdan beri, İran-Hind ve ortaasya ticaretinin Akdeniz ülkelerine giden yol boyu üzerinde çok önemli bir konaklama ve canlı bir alış veriş "Ticaret" merkezi oluşmuştur. Tiflis-Kars üzerinden gelen Kafkas yolu ve Tebriz-Doğubeyazıt'tan geçen Kuzey İran yolu; diğer taraftan Sivas üzerinden Diyarbakır-Irak-Suriye-Basra körfezine ve Akdeniz kıyılarına giden yollar ile, yine Sivas üzerinden Ankara-İstanbul, Ankara-İzmir'e giden yollar burada birleşir. Kuzey Anadolu dağlarını Kop ve Zigana geçitleri üzerinden aşarak Trabzon'da Karadenize ulaşan transit yoluda Erzurum’dan geçmektedir. Bu tarihi yollara ilaveten Erzurum "İspir" üzerinden Rizeye, "Bingöl" üzerinden Diyarbakır iline bağlanmış durumdadır.

SICAKLIK

Erzurum'da en sıcak ay Ağustos, en yüksek sıcaklık ortalaması 19° 6C. dir. Yıllık yüksek sıcaklık ortalaması 11° 5C. dir. Yapılan istatistiklere göre Temmuz ayında en yüksek sıcaklık ortalaması 26° Ağustosta en yüksek ortalaması 26° 6C. dir. Toprak üstü ortalama sıcaklık: 5°C 204.4 gün, lO°C 149.2 gündür. Donlu günler ortalaması 156,6 dır. Aralık ve Ocak ayları bütünü ile donlu geçmektedir. Şiddetli donlu günler Kasım, Aralık, Ocak, Şubat, Mart aylarında devam etmektedir. 0° ve altındaki en erken donlu gün Ekim sonunda başlar, Mayıs ortalarında biter. Erzurum'da şiddetli ve uzun bir kış mevsimi hüküm sürmektedir.

RÜZGAR

Bölge ekseriyetle Sibirya antisiklonu ve Basra siklonu etkisi altındadır. Kış aylarında Sibirya antisiklonunun etkisinde bulunmaktadır. Rüzgar SE(Keşişleme), SW(Lodos), S(Kıble) yönlerindendir. ilkbaharda, Sibirya antisiklonunun etkisi yavaş yavaş azalmaya başlar, kararsız bir rüzgar ve sıcaklık hüküm sürer. Mayıs sonlarından itibaren kararsız haller de ortadan kalkar. Yaz mevsiminde Asya'da geçici olarak teşekkül eden termal siklon merkezinin etkisi altındadır. Rüzgarlar "Güneydoğusu”, "Poyraz" ve "Yıldız" yönlerindendir. Sonbaharda Basra termal siklonunun etkisi altındadır. Rüzgarlar "Keşişleme" ve "Kıble" yönlerindendir. Özet olarak şehirdeki rüzgarlar çok yönlü ise de hakim rüzgar "Lodos" yönlerindendir.

NEM

Nisbi nem ortalaması %6l dir. Kenti etkileyen basınç merkezlerinin sık sık değişmesi, sıcaklığın fazla düşük olması nedeniyle nem aynı seviyede kalabilmektedir.

KAR YAĞIŞI

En erken 20 Ekim'de yağmaya başlar, 15 Mayıs'a kadar devam eder. Merkez ilçe'de yılın 79.7 günü açık, 200.8 günü bulutlu, 84.7 günü ise kapalı geçmektedir. Kar yağışlı günler sayısının 50.1 olduğu Erzurum il merkezi, yılın 113.6 günü karla kaplı kalmaktadır. Yine Merkez ilçe'de 15.9 günün sisli, 7.5 günün dolulu, 41.5 günün ise kırağılı geçtiği belirlenmiştir.

AKARSULAR

Erzurum akarsu kaynakları bakımından çok zengindir. Türkiyenin en yüksek yerlerinden olan il toprakları, sıradağlar ve yüksek yaylalarla kaplıdır. Karların erimeye başladığı Mart sonlarından Haziran sonlarına değin akarsular için "Kabarma" dönemidir. Akarsu yataklarının derin olması nedeniyle genellikle su taşkınlığı meydana gelmez. Erzurum İli, Çoruh, Aras ve Fırat havzalarının birleşme noktasındadır. Üç havza ana akarsu kaynaklarını Erzurum dağlarından alır.
- Karasu Fırat ırmağının en önemli koludur. Erzurum ovasının kuzeydoğusundaki Dumlu Dağı'nın eteklerinden doğar. Gürcü boğazını geçtikten sonra, Kargapazarı Dağ'ından gelen küçük bir çayla birleşerek Erzurum Ovası'na girer daha sonra güneybatı yönünde akarak Erzurum Ovasını geçer. Ovanın batısında, Ovacık yaylalarından gelen Serçeme deresini alır ve 60 km uzunluğundaki Aşkale Boğazına girer. Erzincan istikametine akan Karasu daha sonra Erzurum'un Palandöken dağlarından kaynayan Tuzla suyunu da kendisine katarak yolculuğuna devam eder.
- Çoruh Irmağı: Mescit Dağı'nın batı yamaçlarından doğar, fazla derin olmayan bir vadide batıya doğru akar. Daha sonra Gümüşhane il toprakları içerisine girer, kuzeye yönelerek Bayburt iline geçer. Sonra doğuya yönelir, Erzurum İl sınırları içine girer. Çoruh ırmağı, bu noktadan sonra Çoruh vadisi boyunca akar ve Çamlıkaya yöresinde Artvin il topraklarına girer.
- Oltu Çayı: İki ana koldan oluşan Oltu Çayı, geniş bir havzanın sularını toplamaktadır. Birinci kol, Kargapazarı dağlarının kuzeydoğu yamaçlarından çıkar. Oltu ilçesini geçtikten sonra, Kars-Sarıkamış ilçesinin batısında Allahüekber dağlarından çıkan ve Şenkaya ilçe merkezinin içinden geçen ikinci kolla birleşir. Olur ilçesinin güneyinde kuzeybatıya yönelerek Artvin il sınırlarına girer ve Çoruh Irmağı ile birleşir.
- Tortum Çayı: Mescit dağlarından çıkan Tortum Çayı, Tortum ilçesi'nin de bulunduğu havzanın bütün sularını toplar ve Tortum Gölü'ne dökülür. Gölün kıyısında büyük bir çağlayan oluşturur. Daha sonra Artvin il sınırında Oltu Çayı ile birleşir.
- Aras Irmağı: Bingöl dağlarının Erzurum il sınırları içinde kalan kuzey yamaçlarından doğar. Tekman Yaylası'nın bütün sularını toplayan Aras Irmağı Sakaltutan Dağları'nın doğusundaki havza içerisinde kuzey yönünde akar. Sakaltutan dağı ile Topçu dağı arasında kalan, derin ve sarp Mescitli Boğazı'nı geçtikten sonra Pasinler Ovası'na iner. Burada Yukarı Pasin havzasının sularını toplayarak gelen Hasankale (Pasinler) Çayı'nı alır ve kuzeydoğu yönünde akarak il sınırları dışına çıkar.
- Hınıs Çayı: Tekman Yaylası'nın güneyini sınırlayan Bingöl Dağları'nın doğu yamaçlarından çıkan Hınıs Çayı yaylanın sularını topladıktan sonra doğu yönünde akar. Hınıs ovasının ortasından geçtikten sonra il sınırları dışında Murat Irmağı ile birleşir.

GÖLLER

Erzurum İli göller bakımından zengin değildir. Bölgenin en önemli gölü Tortum Gölü'dür. Tortum çayının çevresindeki Kemerlidağ'dan inen bir toprak kayması sonucu kapanmasıyla oluşmuştur. Tortum Çayı toprak kaymasıyla oluşan seddin doğusunda dolaşır ve burada yaklaşık 50m yüksekliğinde bir çağlayan oluşturur. Hidroelektrik enerji üretimi için değerlendirilen bu göl, turistik yönden de büyük önem taşımaktadır.




Logged
« Yanıtla #17 : 20 Şubat 2008, 22:10:21 »
turk30
Ziyaretçi
ERZURUM

YERALTI ZENGİNLİKLERİ

Yeraltı zenginlikleri bakımından şanslı bir görünümde olan Erzurum İli'nin bakır varlığını İspir ve Pasinler çevresindeki damarlar oluşturmaktadır. Zaman zaman üretim yapılmış olan damarlardan bir başkası da, Şenkaya ilçesi yakınlarındaki bakırlı pirit yataklarıdır. Tuz ise Aşkale, Çat, Hınıs, Narman, Şenkaya, Tekman ve Tortum ilçelerinde çıkarılmaktadır. Erzurum İli'nin önemli yeraltı zenginliklerinden olan 51 milyon ton toplam rezervli Linyit ise, Merkez ilçe, Aşkale, Hınıs, Horasan, İspir, Oltu, Tortum ve Pasinler dolaylarında yer almakta, bu damarların bir bölümünde üretim yapılmaktadır.

İlin öteki madenleri arasında Oltu'daki manganez, Aşkale'deki çimento hammaddesi manyezit, Pasinlerde'ki Tuğla-Kiremit hammaddesi sayılabilir.


Oltu Taşı

Erzurum’un yer altı zenginliklerinden biri de Oltu Taşı’dır. Oltu İlçesinin sınırları içinde, yaklaşık 300 ocakta çıkartılan taşlar, yanlızca süs eşyası yapımında kullanılmaktadır.









Logged
« Yanıtla #18 : 20 Şubat 2008, 22:10:26 »
turk30
Ziyaretçi
ERZURUM

ERZURUMDA TURİZM

Doğu Anadolu Bölgesinin Kuzeydoğu kesiminde yer alan ilimiz 25066 Km2'lik alanıyla Bölgenin en büyük İlidir (Kapladığı alan itibariyle). Çoruh Fırat ve Aras havzalarının başlangıç noktasında yer alan il,Kuzeyde Rize,Artvin batıda Bayburt ve Erzincan,güneyde Bingöl ve Muş doğuda Kars ve Ağrı kuzeydoğuda Ardahan ve Kuzeybatıda Trabzon ile komşudur.

Erzurum'da "Turizmin Çeşitlendirilmiş" potansiyelim aşağıdaki başlıklar altında sıralayabiliriz.

-Kültür Turizmi
-înanç Turizmi
-Termal Turizmi
-Akarsu Sporları (Rafting) ve Doğa Yürüyüşleri
-Kış Turizmi

Kültür Turizm

Turizm olayım meydana getiren önemli sebeplerden biriside farklı kültürlerin ve uygarlıkların kalıntılarının,izlerini görme isteğidir. Çeşitleri kavimlere ait Milletlerin bir çok Devlet kurduğu Anadoluda muhtelief uygarlıklara ait tarihi ve kültürel kalıntıların önemli bir bölümüde Erzurumda bulunmaktadır.
Erzurum'a turist çeken eserlerin en önemlileri merkez ilçede bulunmaktadır.Bu eserleri şöyle sıralayabiliriz:
Erzurum Arkeoloji Müzesi, Erzurum Kalesi, Saat Kulesi(Tepsi Minare), Kale Mescidi, Çifte Minareli Medrese, Ulu Camii, Üç Kümbetler, Yakutiye Medresesi, Rüstem Paşa Bedesteni
(Taş Han), Lala Paşa Camii, Gümüşlü Kümbet(Kentin doğusunda Kars Kapı civarında bulunan Kümbet.), Karanlık Kümbet(Devrişağa Mahallesindeki kümbet),Cimcime Sultan Kümbeti(Cumhuriyet caddesinde Ulu Cami'nin kuzeyindeki kümbet)Rabiahatun Kümbeti(Hasan Basri Mahallesindedir)

Kış Turizmi

Palandöken’e tırmanış
Palandöken Dağları Erzurum'un güneyinde yer alır ve doğu-batı yönünde uzanır.Dağların yükseltileri tabanda 2000 m den başlayarak 3176 m ye kadar çıkar Erzurum/ Palandöken dağlarında üç bölgede kaya sporuna en uygun alanlar olarak tespit edilmiştir.
Bu bölgede tespit edilen üç alan uluslararası kayak merkezi geliştirmek üzere potansiyeli belirlenecek alanlar olarak tanımlanmıştır. Üç alan üzerinde günde toplam 32.000 kişinin kayak yapabileceği,uluslararası yarışmalar hatta kış olimpiyatlarının düzenlenebileceği, 6000 kişinin doğrudan istihdam edilebileceği öngörülmektedir.Bunlar Erzurum Boğazı,Gez Yaylası,Konaklı alt bölgeleridir.

Cirit

Türkler tarih sahnesine çıktıkları günden beri atlı sporlara çok önem vermişlerdir. Bu gelenek Alparslan’ ın 1071 de Orta Asya Türklerine Anadolu’ nun kapılarım açtığı günden bu yana Erzurum'da da devam etmiştir.
Ciritte asıl unsur cirit atları üç yaşından itibaren eğitilmeye başlanılır, önce ağzı kantarlaya, dizgine daha sonra sırtı eyere alıştırılır, üstüne binilecek duruma gelen taylara cirit oyunu sırasında ne zaman koşacağı, nerede duracağı, ne zaman hangi tarafa döneceği eğitimle öğretilir ki binicinin her hareketi yetişmiş bir at için bir işarettir.
Ciritte Erlik yaşar, Mertlik yaşar, Sportmenlik yaşar, ama her şeyden önce bir tarih yaşar.
Oda; Bir tarih olan Erzurum'da yaşar.
Orta Asya'dan Anadolu'ya At sırtında gelir Erzurum kapısından geçerek yerleşen ve zaman zaman tuna kıyılarına dayanan Ata sporu cirit, ilk defa Erzurum'da yerleşmiş , Mayası Erzurum'da tutmuş, Erzurum'da sevilmiş, burada unutulmaktan kurtulmuş bir Milli Sporumuzdur.
Cirit Sporunun oynandığı nizami cirit oyun alanı Dünya'da ve Türkiye’mizde tek Erzurum' dadır.







Logged
« Yanıtla #19 : 21 Şubat 2008, 03:19:59 »
danzel_01
*
Mesaj Sayısı: 183
Nerden: bursa
Tecrübe Puanı: 8

Offline
ERZURUM

gömü hakında bir şey yokmu arkadaşlar
Logged

SAYGI KÜÇÜKDEN SEVGİ BÜYÜKDEN DER ATALARIMIZ
« Yanıtla #20 : 21 Şubat 2008, 03:21:24 »
turk30
Ziyaretçi
ERZURUM

danzel gömü hakkında ne öğrenmek istiyon erzurumdan
Logged
« Yanıtla #21 : 21 Şubat 2008, 03:22:35 »
danzel_01
*
Mesaj Sayısı: 183
Nerden: bursa
Tecrübe Puanı: 8

Offline
ERZURUM

çat kazası yakınlarında bir  kilise arıyorum
Logged

SAYGI KÜÇÜKDEN SEVGİ BÜYÜKDEN DER ATALARIMIZ
« Yanıtla #22 : 21 Şubat 2008, 03:23:15 »
turk30
Ziyaretçi
ERZURUM

erzurumda kilise çoktur ama benim çat ilçesiyle ilgili bilgim yok
erzurumda yaşayan tanıdığın var ise ondan yardım alabilirsin
Logged
« Yanıtla #23 : 21 Şubat 2008, 03:23:37 »
turk30
Ziyaretçi
ERZURUM

kkartal rümuzlu üye arkadaş eğer konuyu görürse o erzurumda ikamet ediyor
ondan bilgi alabilirsin ,istersen özelden ona mesaj atıver
Logged
« Yanıtla #24 : 21 Şubat 2008, 03:23:45 »
danzel_01
*
Mesaj Sayısı: 183
Nerden: bursa
Tecrübe Puanı: 8

Offline
ERZURUM

ustam peki erzurumda tekman yolu üzrinde bir hamile kadın birde haç işareti olan yeri biliyormusun
Logged

SAYGI KÜÇÜKDEN SEVGİ BÜYÜKDEN DER ATALARIMIZ
« Yanıtla #25 : 21 Şubat 2008, 03:24:40 »
turk30
Ziyaretçi
ERZURUM

hayır ben istanbulda ikamet ediyorum sadece yazları gidebilirsem
gididiyorum bu bahsettiğin yerler bana ters kalıyor ben genel konuları
yazmıştım erzurum ile dediğim gibi kkartal arkadaşa ulaşırsan o sana
yardımcı olabilir, erzurumda ikamet eder kendisi o belki bilebilir,
Logged
« Yanıtla #26 : 08 Mart 2008, 07:07:49 »
geceadami
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 1
Tecrübe Puanı: 0

Offline
ERZURUM

Selam dadaslar bizim topraklarda birşeyler var mı?
Logged
« Yanıtla #27 : 08 Mart 2008, 08:54:16 »
danzel_01
*
Mesaj Sayısı: 183
Nerden: bursa
Tecrübe Puanı: 8

Offline
ERZURUM

erzurum mutlaka vardır eski bir ermeni şehri bende erz yazın büyük çapta bir araştırma yapıcam inş
Logged

SAYGI KÜÇÜKDEN SEVGİ BÜYÜKDEN DER ATALARIMIZ
« Yanıtla #28 : 10 Mart 2008, 19:01:14 »
Empir
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 1
Tecrübe Puanı: 0

Offline
ERZURUM

Taş üzerinde başsız çıplak kadın figürü hakkında yardımcı olurmusunuz?Ayrıca bu taşın yakınında  bulunan diğer kayalardada yuvarlak oymalar bulunuyor,yer erzurum
Logged
« Yanıtla #29 : 10 Mart 2008, 22:22:43 »
danzel_01
*
Mesaj Sayısı: 183
Nerden: bursa
Tecrübe Puanı: 8

Offline
ERZURUM

arkadaşım foto varsa daha kolau yardımvı oluruz kadın mezarı olabilir bende erz aynı işaretden bendede var
Logged

SAYGI KÜÇÜKDEN SEVGİ BÜYÜKDEN DER ATALARIMIZ
Sayfa: 1 [2] 3   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
erzurum haritası Haritalarla İlgili Konular a_xmen25 6 644 Son Mesaj 26 Ağustos 2008, 22:15:47
Gönderen: danzel_01
erzurum cevresinde bulunan işaretler Doğu Anadolu Bölgesi aremit 6 305 Son Mesaj 23 Haziran 2008, 11:51:24
Gönderen: aremit
erzurum cevresindeki bi kac işaretler Doğu Anadolu Bölgesi aremit 10 380 Son Mesaj Bugün 00:08:29
Gönderen: hewyademe
Harita Definecilik Define İletişim
Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2008 Simple Machines LLC
Düzenleyen : comkit
Özel Mesajlariniz Denetlenmektedir.
Parakapisi.NET Ziyaretçilerinin Firefox tarayici kullanmasini önerir.

Parakapisi.NET Kendi Sunucusunda Barinmaktadir.
MySQL ile GüçlendirildiPHP ile GüçlendirildiXHTML 1.0 Geçerli!

Define

DefinecilikDefine

Bu Sayfa 0.153 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu