TEMSILI BIR ANTIK DARPHANEForumda Resimlerin Görülmesine İzin VerilmiyorResimleri Görebilmek İçin [ Buraya Tıklayarak Üye Olunuz ] veya [ Giriş Yapınız ] Sikke Basma TeknigiSikkelerin basildigi yer olan darphane (argyrokopeion) antik çagda oldukça basit bir atölye idi. Makinelesme olmadiği için hersey el ile yapiliyordu. Gerçekte, Avrupa'da ilk darp makinesinin kullanildigi 17. yüzyila degin sikke basma tekniginde çok az degisiklik olmustur. Eskiçagda bir darphanenin içerisinde esas olarak; üzerinde darp isinin yapildigi bir örs, sikke pulunu isitmaya yarayan bir ocak, bu pullari tartmak için kullanilan bir tarti, kalip hazirlamada kullanilan aletler (hakkak kalemi vb.), isitilan pulu örs üzerindeki kalip üzerine koymak için bir masa, üst kalip istampasi ve çekiç bulunuyordu.
Sikke pulu önceleri çubuk haline getirilmis madenden kesiliyordu; daha sonra ise madenin isitilarak yuvarlak sig kaliplara dökülmesi suretiyle daha düzgün sikke pulu elde edilmeye baslanmistir. Bazen, daha önce basilmis .sikkelerin (ki bunlar tedavülden kalkmis veya baska bir kentin sikkeleri de olabilirdi) üzerindeki tip silinerek, ayni pul üzerine yeni tip basilarak da tedavüle çikariliyordu bu sekilde basilmis çok sayida örnek günümüze kalmistir.Ilk sikkeler tek bir kalip ile basilirdi. Bu kalip örs üzerine ters ve içbükey kazinan ön yüz kalibidir. Kalip, örs üzerine dogrudan kazindigi gibi, ayri bir blok olarak hazirlanip örs üzerindeki yuvanin içine de konabiliyordu.
Forumda Resimlerin Görülmesine İzin VerilmiyorResimleri Görebilmek İçin [ Buraya Tıklayarak Üye Olunuz ] veya [ Giriş Yapınız ] Sikke olacak madeni pul, isitilip yumusatilarak örs üzerindeki kalibin üzerine konduktan sonra kalip istampasi tam pulun üzerine denk gelecek sekilde tutulur ve istampanin yukari ucuna bir çekiçle vurularak, örs üzerindeki kalibin resminin (tipin), örs ile istampa arasinda sikisan pula, bu kez düz ve disbükey (rölyef seklinde) olarak geçmesi saglanirdi. Sikke pulu üstünde tutulan ve üzerine çekiç ile vurulan istampanin, pula temas eden alt yüzü önceleri kaba birakiliyor ya da kazima çizgilerle dolduruluyordu. Böylece darp sirasında sikke pulunun kaymasi önlenmis oluyordu. Fakat çok geçmeden istampanin bu yüzü de (alt) bir kalip olarak hazirlanmis ve baslangiçtaki geometrik bezemelerin yerini giderek ikinci bir tip almaya baslamistir. Böylece tek bir darp sonucu, sikke pulunun her iki yüzüne de bir resim (tip) çikiyordu. Örs kalibi ön yüzü, istampa kalibi ise arka yüzü olusturuyordu. Diger bir deyisle, alt kalip ön yüz, üst kalip da arka yüzdü. Üst kaliptaki tip genellikle alt kaliptaki ön yüz tipi ile iliskili idi. Örnegin, ön yüzde Poseidon basi varsa, arka yüzde tanrinin atribüsü olan trident (üç çatalli asa) yer alabiliyordu. Zamanla ön yüz kalibi, dogrudan örs üzerine kazinmak yerine, ayrica hazirlanip, örs üzerindeki yuvaya yerlestirilmeye baslanmistir.Ilk Lydia elektron sikkelerinde önce kontrol damgasi olarak nitelendirilen ve arka yüzü olusturan darp gerçeklestirilir, sonra sikke pulu ters çevrilerek ön yüz damgasi vurulurdu.Sikke asamasinin ilk zamanlarinda, sikke darbi sirasinda, üzerine çekiçle vurulan istampanin (üst kalip) sikkenin üzerinde (arka yüzde) biraktigi çukurluga incus, (kare seklinde olursa quadrutum incusum ) denir. Daha önce de dedigimiz gibi, istampanin alt ucu da bir kalip olarak hazirlaninca, yani buraya da bir tip kazininca, sikkenin arka yüzündeki incusun içinde de bir tip yer almaya baslamistir.
Sikke basimini dört kisinin gerçeklestirdigini düsünebiliriz. Bir kisi ocakta isitilmis olan pulu alip, örs üzerindeki ön yüz kalibinin üzerine yerlestirirken, ikinci kisi arka yüz kalibinin bulundugu istampayi pulun üzerinde tutuyor, üçüncü kisi çekiçle istampaya vuruyor ve dördüncü kisi de basili sikkeyi kaldiriyordu. Üzerine çekiçle vurulan üst kalip (arka yüz) dogal olarak, alt kaliba (ön yüz) göre daha çabuk bozuluyor ve daha sik degistiriliyordu. Sertlestirilmis bronzdan yapilma antik kalibin dayanikliligi, günümüz çelik kalibiyla kiyaslanamamakla birlikte, antik türde bir ön yüz kalip kullanilarak yapilan denemelerde bir kaliptan onbesbin civarinda sikke basimi yapilabildigi görülmüstür; bu sirada iki üç arka yüz kalibi (üst kalip) eskitilmistir.
Kaliplarin yenilenmesini su sekilde gösterebiliriz":
Forumda Resimlerin Görülmesine İzin VerilmiyorResimleri Görebilmek İçin [ Buraya Tıklayarak Üye Olunuz ] veya [ Giriş Yapınız ] Bu sekilde görüldügü gibi, yipranan veya kirilan kalibin yerini yenisi aliyordu. Yapilan gözlemlerde -arka yüz kalibinin (üst kalip) daha çok yiprandigini ve degistirildigini dogrulayacak biçimde arka yüz kaliplarinin ön yüz kaliplarindan sayica çok daha fazla olduklari saptanmistir. Yukaridaki sekilde büyük harfler ön yüz kaliplarini, küçük harfler de arka yüz kaliplarini göstermektedir. Ilk sirada A ön yüz ve a arka yüz kalibi kullanilmis (Aa ), ikinci sirada yine A ön yüz kalibi kullanilirken, arka yüz için b kalibi kullanilmistir (Ab ). Çünkü, a arka yüz kalibi yipranmistir. Bu islem bu sekilde sürüp gidecektir. Fakat yukaridaki sekilde önemli bir nokta vardir: c arka yüz kalibi, hem A hem de B ön yüz kalibi ile; d arka yüz kalibi da hem B hem de C ön yüz kalibi ile kullanilmistir. Bu durumda, eger kaliplarda gözle görülür bir yipranma/eskime söz konusu ise hangi kalibin daha önce ya da daha sonra kullanildigini saptayabilir ve sikkeleri belli bir kronolojik siraya koyabiliriz. Örnegin, c arka yüz kalibi, A ön yüz kalibi ile kullanildiginda daha az, fakat B ön yüz kalibi ile kullanildiginda daha çok yipranma olsun. Ayni sekilde, d arka yüz kalibi B ön yüz kalibi ile kullanildiginda daha az, C ön yüz kalibi ile kullanildiginda daha çok yipranmis olsun. Bu durumda B ön yüz kalibi kesinlikle A ön yüz kalibindan daha sonra, C ön yüz kalibi da kesinlikle B ön yüz kalibindan sonra kullanilmis olacaktir. Kalip iliskilerini bu sekilde ortaya koyarak bir darphanenin (ya da kentin) sikkeleri belli bir sira dahilinde düzenlenebilir. Modern nümismatik çalismalarinda sik kullanilan bu metod her zaman çok güvenilir degildir. Kaliplar arasindaki kesintilerin (farkli kaliplarin kullanimi) gerçekten eskiyen kaliplarin yerini yenilerinin almasindan mi, yoksa günümüze kalmamis örneklerden mi kaynaklandigini her zaman bilemeyiz. Bu tür bir çalismanin bir baska güçlügü de elde çok sayida sikkenin bulunmasini gerektirdigidir; az sayidaki örnekler arasindaki kalip iliskileri çok fazla sey vermez. Herseye ragmen, kalip iliskileri kurmak, corpus çalismalarinin vazgeçilmez bir metodudur. Son olarak kaliplarin nasil hazirlandigina da deginmemiz yerinde olacaktir. Kalipçilar ya da kalip ustalari olasilikla dogrudan dogruya metal kalibin üstünde çalisiyorlardi, yani tasarladiklari deseni (tipi) metal kalip üzerine ters ve içbükey (intaglio) olarak isliyorlardi. Ancak bu sekilde hazirlanan bir kalip, disbükey (rölyef) ve düz bir baski verebilirdi. Bu yöntemin disinda, tasarlanan tipi, tipig sikke üzerinde görüldügü gibi, rölyef (disbükey) olarak hazirlayip, bu kaliptan içbükey (intaglio ) ikinci bir kalip üretilebilir ve sikke de bu ikinci kaliptan basilabilirdi. Fakat bu iki asamali kalip üretimi tekniginin antik devirde kullanilip kullanilmadigini bilemiyoruz.