+  Define - Definecilik - Ana Sayfa
|-+  BELGELER
| |-+  Anadolu Efsaneleri
| | |-+ 
 Cennet Bursa Efsanesi

Üye Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Cennet Bursa Efsanesi  (Okunma Sayısı 1231 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 16 Mart 2008, 20:46:44 »
Black_Mask
Black
*
Mesaj Sayısı: 449
Nerden: Ankara
Tecrübe Puanı: 305
Nasipte yoksa ne gelir elden...

Offline
Cennet Bursa Efsanesi

Vaktiyle her Süleyman'dan içeri bir Hazreti Süleyman varmış; alnında peygamberlik nuru yanar, başında hükümdarlık tacı parlarmış; Allah ona "mührü Süleyman" derler tılsımlı bir mühür ihsan etmiş; bu sayede dağa taşa hükmeder; kurda kuşa sözü geçermiş... Oturduğu taht desen ne altın, ne fildişi; ya cin, ya peri işi bir tahtırevanmış! Dur derse durur; yürü derse yürür; uç derse uçarmış.Böylece dünyanın dört bir yanını dolanır; ağlayanla ağlar, gülenle gülermiş.

   Günlerden bir gün tahtına kurulur; sağ yanına sağ vezirini, sol yanına sol vezirini alıp havalanır göklere... Dağlar eğim eğim eğilir; yollar erim erim erir; bir göz yumup açıncaya kadar gelir, dağların dağı Uludağ'ın tepeciğine iner, bakar ki, ne baksın! Bu dağın bir kanadı ses, bir kanadı renk; bir kanadı su, bir kanadı ışık!

  Hazreti Süleyman:"Yaratan neler yaratıyor!" diyerek parmağı ağzında kalakalır. Neden sonra kendine gelip sağına döner, sağ vezirine:

  "A benim vezirim; sen çok gezdin, çok gördün; imdi dünya gözüyle bakınca bu yerleri nasıl görüyorsun?" diye sorar.

 Sağ vezir: "Ey benim sultanım, efendim; Allah her güzelliği buraya vermiş ama bunları görüp duyacak, derleyip koklayacak biri olmadıktan sonra neye yarar? deyince, Hazreti süleyman bu söze mührünü basar. Sonra sola dönüp sol vezirine:

  "A benim vezirim; sen çok yaşadın, çok bilirsin; dünyada bu güzelliklerden üstün bir güzellik daha var mı?" diye sorar. Sol vezir da aynı dilden cevap eyleyip:

  "Var sultanım, var! Öyle ya, dal dal ötüşen kuşların sesi güzeldir ama, gönül yaylasını saran insan sesi daha güzeldir... Burcu burcu kokan güller güzeldir ama, hiçbiri gül yanaklar gibi domur domur açılmaz... Şu uçsuz bucaksız mavi su güzeldir ama, bir damla gözyaşının, yanan yüreklere verdiği ferahlığı veremez.. Şu pırıl pırıl gökyüzü güzeldir ama, hiç bir ayın ondördü sultan gibi, ay ile bahsedip gün ile doğamaz..." deyip kesince, Hazreti Süleyman bu söze de mührünü basar ve son sözü kendi alır:

  "Ey benim vezirlerim; ikiniz de ağzı öpülecek adamlarsınız; bu yerlerin bir 'insan' eksiği var. Dediğiniz gibi bu güzellikleri görüp duyacak biri olsaydı, ya dile getirir, ya tele getirir de, böyle kaybolup gitmezdi, bu bir! Üstelik bunlara her güzellikten üstün bir de insan güzelliği katılırdı, bu iki!

  "İmdi, siz de benim bu sözüme bir 'mim' korsanız, şu yaylaları yurt edinelim.. Bir saray yaptıralım, köşkü beraber; içinde bahçesi, suyu beraber... Bu saraya güzeller güzeli Belkıs'ın tahtını kuralım; bu bahçeye de dilediği gülü, bülbülü konduralım ve lakin köşkün anahtarı bende kalsın!"

   Vezir vüzerası mim koymaya kalmaz; dağ taş dile gelip: "Belkıs, Belkıs!" diye  inim inim inler...

  Hazreti Süleyman o saatten sonra tezi yok, perilerini başına toplayıp onlara danışacak olur, ama perilerden bir peri, niyetini gözünden okuyup ağızsız dilsiz anlatır ona:

  "Ya Süleyman; 'Can kavmi' derler bir kavim vaktiyle buralarda bir şehir kurmuştu ama 'Cin kavmi' dedikleri kavim de bu şehre göz koymuştu. Bin yıl dövüştüler durdular ya, son sonu ne onlara kaldı, ne bunlara; tufan erişip sular altında kaldı şehir! İşte bu dağın eteğinde gördüğün göller, göl değil, o tufanda göllenip kalmış sudur; o şehir de, sözüm ona, bu göllerden birinin altında yatıp duruyor..." deyince, Hazreti Süleyman mührü Süleymanı basar, vüzerası da birer mim kor bu söze...

  Bunun üzerine su perileri sulara dalar; gölleri boşaltıp can şehrini ortaya çıkarırlar. Dağ perileri de dağlara tırmanır, getirecekleri kadar getirip, mermer taş, mermer direk bir saray kurarlar, köşkü beraber, bahçesi, suyu beraber.

  Periler bu hayhayda iken, Hazreti Süleyman kuşun kanadıyla her yana haberler gönderip cümle ela gözlüleri buyur eder. Nerde var nerde yok, ela gözlüler de gelir, bu şehre yerleşir; Belkıs Sultan da varıp sarayına, tahtına kurulur; şehir şehir olur, saray da saray!

  Sağ vezir bunu sağ gözüyle görür: "Cennet burası!" der; meğer sol vezirin bir kulağı biraz ağırmış; bu sözü "Cennet Bursa!" anlamasın mı?

   O gün bu gün, bu şehrin adı "Bursa" kalır. Şehrin anahtarı kendisinde ya, Hazreti Süleyman da yılda bir kez olsun, felekten bir gün çalıp Bursa'ya gelir,  Belkıs Sultan'la murat alıp murat verir.

 Eh fani dünya kimlere kalmış ki onlara kalsın, ömürlerini yakalarına dikmediler ya! Bir gün ikisi de bahtını yellere, tahtını ellere bırakıp bu dünyadan göçüp giderler, ama gel zaman git zaman, Bursa, Bursa olarak kalır.
Logged

Ruhun şad olsun şehidim vatan sana minnettar,
Gerekirse ardından gelecek daha çok şehit var.
                                                     Black_Mask
« Yanıtla #1 : 22 Nisan 2008, 11:35:38 »
poyraz123456
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 37
Tecrübe Puanı: 1

Offline
Cennet Bursa Efsanesi

eline sağlık kardeş
dünya kime kalmış ki bize kalsın,o yüzden arkadaşlar
ne çok mal ,ne çok para
bunların hepsi kandırmaca
sen sen ol sakın ha !
dünyanın süsüne aldanma
asıl aşk,asıl zenginlik
ilahi aşk
Şimdi diceksiniz ki burda ne işin var
bizimki sadece geçim derdi
az bir dünyalık hevesi
bir ev birde borçları bitirme derdi
yoksa yoktur benim ne malda gözüm nede parada
onlar isteyenin olsun
bana rabbim yeter
rızkını aramayan bulamazmış,evde yatan hasta doktara gitmez ise iyileşemezmiş,çalışmayan kazanamaz,rızkı aramak lazım ama kendini kaptırmamak lazım,kendimizi kaptırıp insanları kırmamak lazım emeğe saygı lazım helal rızık lazım
Logged
« Yanıtla #2 : 26 Nisan 2008, 20:21:57 »
anyutauzay
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 2
Tecrübe Puanı: 0

Offline
Cennet Bursa Efsanesi

tşk ler saolun.:)9
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Kız kulesi Efsanesi Anadolu Efsaneleri Black_Mask 5 1441 Son Mesaj 28 Nisan 2008, 18:06:22
Gönderen: kral arthur
ziya efendi efsanesi Anadolu Efsaneleri son mohikan 3 708 Son Mesaj 21 Mart 2008, 01:23:30
Gönderen: son mohikan
Sarı Kız Efsanesi Anadolu Efsaneleri son mohikan 2 701 Son Mesaj 18 Mayıs 2008, 23:55:23
Gönderen: son mohikan
Güzelce Kız (Aynalı Mağara Efsanesi) Anadolu Efsaneleri son mohikan 0 358 Son Mesaj 30 Nisan 2008, 22:59:12
Gönderen: son mohikan
karatepe bursa Belgelerde Geçen veya Aradığınız Bölgeler selim_can 1 40 Son Mesaj 27 Ağustos 2008, 12:08:28
Gönderen: King
Harita Definecilik Define İletişim
Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2008 Simple Machines LLC
Düzenleyen : comkit
Özel Mesajlariniz Denetlenmektedir.
Parakapisi.NET Ziyaretçilerinin Firefox tarayici kullanmasini önerir.

Parakapisi.NET Kendi Sunucusunda Barinmaktadir.
MySQL ile GüçlendirildiPHP ile GüçlendirildiXHTML 1.0 Geçerli!

Define

DefinecilikDefine

Bu Sayfa 0.482 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu