+  Define - Definecilik - Ana Sayfa
|-+  DEFİNECİNİN BİLMESİ GEREKEN KONULAR
| |-+  Gerçek Hikayeler
| | |-+ 
 KARUN HAZİNELERİ

Üye Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: KARUN HAZİNELERİ  (Okunma Sayısı 3076 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 05 Temmuz 2007, 12:50:39 »
Nihat Usta
*
Mesaj Sayısı: 1606
Tecrübe Puanı: 2207

Online
KARUN HAZİNELERİ

 Uşak ili'nin 25 km batısında, Uşak-İzmir Devlet Karayolu üzerinde yer alan Güre köyü'nün kuzeyindeki Hermos(Gediz) Nehri'nîn suladığı dar ovanın yakınlarında Lidya ve Greko-Pers(IVI.Ö. 6. yy.) tümülüsleri bulunmaktadır.
1965 yılında bu alandaki soygunlar, TOPTEPE Tümülüsü'nün kaçak kazısıyla başlamıştır. Kaçak kazıları gerçekleştirenlerin ifadesine göre;mezar odasına girildiğinde, yerdeki bir gümüş testi ile çok sayıda mermer alabastron tavandan düşen bir hatıl nedeniyle tahrip olmasına karşın, hazinenin büyük bölümü ölünün yatırıldığı kline üzerinde bir tutam saç ve toz haline gelmiş kemiklerle birlikte bulunmuştur.

Bu odada bulunan;
1. İnsan kulplu gümüş oinochoe,
2. Sfenksi! ve altın başlı tutamaktı kepçe,
3. Tamamı altın, sallanınca ses veren makara,
4. Altından yapılmış içleri boş, iğneli altın küpe,
5. Aynı tip ancak daha küçük boyutta iğneli küpe
6. Sallamalı, altından yapılmış kanatlı at şeklinde broş,
7. Meşe palamutu sallamalı altın ve renkli taştan yapılma kolye,
8. Akik ve taştan yapılmış geometrik şekilli kolye,
9. Mavi renkli camdan yapılmış uçları, aplike arslanbaşı şeklinde bir çift bilezik,
10. Uçları taş boncuklu püskül şeklinde altın gerdanlık, kaçakçılar tarafından alınmıştır.
Toptepe Tiimiilüs buluntuları aracılar yardımıyla, eski eser kaçakçılığıyla örgütlü bir biçimde uğraşan alıcılara satılmıştır.

1966 yılında Gure'de ikinci bir soygun yaşanmıştır. Güre Köyii'nün yakınında yer alan, yörede ikizce olarak adlandırılan İHİZTEPE Tümülüsü'nün batı yamacımla düzgün bir mermer blok, bir köylü taralından bulunur. Bu ipucunu değerlendiren ve bir yıl önceki soygunu bilen kaçakçılar Ikiztepe'de kaçak kazıya başlarlar. Bir türlü mezar odasına ulaşamayan kaçak kazı ekibi yeni katılanlarla, sonunda yeri bulunan mezar odasının tavanım barutla patlatarak içeri girmiştir. Ancak bir süre sonra paylaşımda haksızlığa uğradığını düşünen bîr kişi durumu jandarmaya ihbar etmiştir.

Güvenlik makamlarınca sürdürülen operasyonlarda bazı eserler ele geçirilmişse de, jandarmaya ateş açarak kaçmayı başaran kaçakçı, elindeki eserlerin tümünü, Toptepe Tümülüs buluntularını satın alan aynı kişiye ulaştırmayı başarmıştır.
Operasyonlarda yakalanan kişiler çeşitli cezalara çarptırılırlar. Ama olaylar yatıştıktan sonra Ikiztepe'de Gürelilerce yapılan kaçak kazı sonucunda ikinci mezar odasına da ulaşılır. Ancak, mezar hiçbir buluntuyu içermemektedir. Kaçakçılar eserlerin, kline içinde olabileceğini düşünerek hırsa kapılmış ve klineyi parçalamışlardır. Bu klinenin bir parçası bir köy evinin duvarında yapı elemanı olarak görülebilir.
| yılında ise, aynı yöredeki bir başka tümülüs - Aktepe l'in mezar odası, avlanmakta olan köylülerce bulunmuştur. Tumülüste bulunan kırmızı, mavi, siyah ve yeşil renkteki duvar resimleri, bezemeli kline ayakları keskilerle parçalanarak satılmak üzere İzmir'e gönderilmiştir. Mezar odasının arka duvarı da, dana sonra üzerine sahte resimler yapılarak parçalanmış ve antikacıtara'satılmıştır. Sahte duvar resimlerinin satıldığının duyulması üzerine Aktepe l Tümülüsü'nün dromosuna ulaşılarak mezar odasının giriş kapısının iki yanında yer alan boyalı ve volütlü parçalar yerinden çıkarılmaya çalışılır. Bunlardan biri 1987 yılına kadar üir kaçakçı taralından saklanmış, diğeri ise kırıldığından yerinde bırakılmıştır.

Uşak ve çevresindeki tümülüslerin soyulmasından sonra esenler, İzmir'de oturan tüccar Ali Bayırlar ile istanbul Kapahçarşı 'da bulunan antikacılar Alaaddin Günler, Mehmet Müzeci, Rasim Gördü tarafından uluslaranası eser ticareti ile uğraşan John Klejman'a satılmıştır. LJdya eserleri Transturk Nakliye Şirketi sahibi Nizamettin Telliağaoğlu'nca pazarlanmak üzere Münih, Basel ve Zürih üzerinden flmenika Binleşik Oevletleri'ne gb'ndenilmistir.

1870 yılında Metropolitan Museum ol Ant'a çoğu gümüş olan bin grup eser geldiğine ilişkin haberlen basında yer almıştın. Boston Müzesi'nden Emily Vermeule, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ne 5 Şubat 1970 tarihinde bir mektup göndererek bu eserlerle ilgili bilgilen vermiştin. O tarihte Eski Esenlen ve Müzeler Genel Müdün Yardımcısı olan Burhan Tezcan, Metropolitan Müzesi Müdürü'nden bin meslekdaş olarak basında yer alan haberlere konu olan eserler hakkında bilgi ye fotoğraf istemişse de, herhangi bin yanıt alamamıştın. Tünk Hükümeti'nin müze aleyhine açtığı davada bu mektup "zaman aşımı" genekçesine dayanak olarak aleyhle delil gösterilmiş ancak sonuç alınamamıştın.

Bu sırada, çeşitli ülkelerin müzecilikle ilgili yetkililerinin davet edildiği bir program çerçevesinde ABD'ni ziyaret eden Burhan Tezcan, Metropolitan Müzesi yetkilisi Dieîrich uon Bothmer'le, tüm engellemelere kansın görüşme olanağını sağlamış, ama yine de bin sonuç elde edememiştir.

yılında Washington Büyükelçiliğimiz aracılığıyla ABD Dışişleri Bakanlığı nezrimde yapılan girişimde, ülkelerine kaçak olarak getirilen eserlerin gümrük kayıtlarının araştırılması" için yandım talep edilmiştin.
1984 yılında Metropolitan Müzesi'nce yeni bin sergi hazırlığı dolayısıyla "A Greek and Roman Treasuny" adlı bir katalog yayınlanmıştın. Yayın Sayın Özgen Acar tarafından T.C. Kültün Bakanlığı'na iletilmiştin.

Bu katalogda, Uşak ve çevresindeki tiimülüslerde kaçak kazılar sonucu bulunan ve yurtdışına kaçırılan Lidya Eserleni'nin bin kısmının yen aldığı gönülmüştün. Kaçakçılık olayları sırasında ele geçirilen buluntularla, katalogdaki esenlenin benzerliğini ve bu esenlenin ülkemize ait olduğunu belirten bin mektup, 10 Haziran 1386 tarihinde MET Müdünü'ne gönderilmiştir.
24 Haziran 1986 {tarihinde Charles Koczka (ABD Gümrük İdaresi'ne bağlı olarak l\lew York'da çalışan ve görevi eski eser kaçakçılığı ile mücadele olan özel gümrük ajanı) Türk Hükümeti'nin 1973 yılında yaptığı başvuru ile ilgili olarak Başkonsolosluğunuzla temas kurmuştur. Lidya Eserleri'nin Türkiye'den çalınarak yasa dışı yollarla ABD'ne ithal edildiği inancını taşıdığını ve iadeleri için bize yardımcı olmayı kararlaştırdığını ifade ederek, eserlerin ABD'ne girişine dair bazı belgeleri Kültür Bakanlığımıza sağlamıştır.

Metropolitan Müzesi'nce üdya Eserleri'nin alındığı dönemde müzenin yönetiminde görev yapmış ve "Connoisseur" adlı sanat dergisinin yazı işleri müdürlüğünü yürüten Thomas Hoving'le birlikte çalışan Melik Kaylan, 21 Şubat 1967 tarihli J.J.Klejman tarafından Dr.Von Bothmer adına düzenlenmiş iki adet faturayı, 28 Mart 1967 tarihli "Doğu Yunan Hazinesi'ne tahsis edilen fonlar"a ilişkin Von Bothmer imzalı memorandumu ye Müze Satınalma Komitesi'nin 7 Kasım 1968 tarihli toplantı tutanağını özel olarak temin etmiş ve T.C. Kültür Bakanlığı'na ulaştırmıştır.
10 Haziran 1986 tarihinde MET'e gönderilen mektubun olumsuz yanıtlanması ve Charles Koczka ile Melik Kaylan tarafından sağlanan belgelerin varlığı eserlerin geri alınabilmesini ancak bir dava aracılığı ile mümkün olabileceğini göstermiştir. Bu nedenle, Koczka ve Kaylan'ın bugünkü başarıya katkıları büyüktür.

36 Mayıs 1987 arihinde Türk Hükümeti'ni temsil eden Botein, Hays and Sklar isimli hukuk firmasında görevli avukatlarımız Harry l. Rand ve Lavvrence M. Kaye aracılığıyla Metropolitan Museum of Art aleyhine l\lew York Federal Mahkemesi'nde dava açılmıştır.
Dava dilekçesinde, Lidya Eserleri'nin ülkemize ait olduğu, kaçak kazılarla bulunarak kaçırıldığı ve ABD'ne ilk kez 1966-1967 yıllarında girdiğini kanıtlayıcı bilgi ve belgeler yer almıştır.

1966 ve 1967 yıllarında ABD'ne ithal edilen eserlere ait 6 adet gümrük giriş formu ve ekinde yer alan bazı Türk firmalarına ait faturalar kaçakçılığın yapıldığı yıllarda yakalanan sanıkların ifadelerinde yer alan kişilerin adlarını doğrulamıştır.
Gümrük giriş formlarından, bu eserlerin Münih, Basel ve Zürih üzerinden ABD'ne geldiği ve J.J. Klejman adlı antikacı tarafından satın alındığı anlaşılmıştır. J.J. Klejman'ın adı 1984 yılında yayınlanan katalogda da anılmaktadır.

Metropolitan Müzesi'nin 7 Kasım 1968 tarihli tutanağında ise satın alınmasına karar verilen eserler arasında "Greek and Roman Art"
başlığı altında 96 parça eserden Doğu Yunan kökenli olarak sözedilmekte ve İ.Ö. 6. yüzyılın ikinci yarısına ait bu eserlerin 1966 ve 1967 yıllarında alınan "Doğu Yunan Hazinesi" gibi Orta Anadolu'nun aynı bölgesinden geldiğinin ifade edildiği belirtilmiştir. Bu eserler Metropolitan'ın 1984 katalogunda 28 Mart 1967 tarihli Müze Memorandumumda belirtilen eserlerin envanter numaralarıyla aynen yer almıştır.

Metropolitan Müzesi'nin kaçak eserleri edinişine ilişkin bu uerilef, uşak ue çevresindeki kazılardan dolayı yakalanan sanıkların mahkeme tutanaklarıyla desteklenmiştir.

Bu lorm ve faturaların îek başlarına hukuken esaslı bir kanıt değeri taşımaya yeterli olmadıkları, nefti sadece bir karine oluşturabilecekleri düşünül düğünden, MET'e gelmiş eserlerin sayıları ve nitelikleri itibarıyla ülkemizden kaçak çıkarılmış eserlerle aynı olduklarının kanıtlanması önem taşımaktaydı.

Bu bağlantıları açıklayabilecek veriler kaçak kazılar sırasında yakalanan sanıkların ifadeleri ve mahkeme tutanaklarındaydı.
Ayrıca, bu eserlerin devlet mülkü olduğunu belirten ye bunların yurtdışına ihracını yasaklayan ilgili yasalarımız ve hükümleri, açılan davada eserlerin mülkiyetini ve yasadışı ithal edildiğini kamtlayıcı bir diğer nokta olmuştur.

Temmuz 1990'da hukuksal savaşımızda ülkemiz açısından büyük önem taşıyan ara karar New York Federal Matıkemesi'nce açıklanmıştır. Bu karar, MET'in "Bu eserlerin yeri konusunda, Türkiye'nin yeterli gayreti göstermediği ve bu nedenle davanın zaman aşımına uğramış olduğu" iddiasını reddetme yönünde olmuştur. Karar uyarınca MET depoları Bakanlığımızca seçilen bilim heyetine açılmış ve dava konusu Lidya Eserleri teşhis edilmiştir.

Müze depolarında gerçekleştirilen çalışmalar 1960'lı yıllarda kaçakçıların buldukları eserlerin tanımını İçeren itadelerle o yıllarda Burhan Tezcan tarafından yapılan kurtarma kazıları ile kaçakçılardan müsadere edilen eserlerin aynılığı bir kez daha hukuksal çerçevede kanıtlara dayanılmasını sağlamıştır.

MET depolarında belirlenen duvar resimlerinin, kline parçalarının ve iki mermer sfenksin, mezar odaları belirlenen Uşak, Güre', flkîepe ve Manisa, Kırkağaç, Harta tÜmülüslerinden parçalanıp sökülerek kaçırıldığı, ülkemizde kalan parçalarla sağladıkları uyum nedeniye çok açık bir biçimde kanıtlanmıştır.

Tüm bu gelişmelerden sonra, davanın ilerleyen safhalarında Metropolitan Müzesi avukatları, Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nü arayarak konunun dava dışında karşılıklı görüşmelerle çözümü önerilerini iletmişlerdir.
Yaklaşık bir yıl önce başlayan bu görüşmelerde teklifler değerlendilirilmiş, lidya Eserleri'nin MET'de kalması karşılığında mali destek verilmesi, az sayıda eseri Türkiye'ye vererek, eserler üzerinde ortak mülkiyet kurulması gibi çözümleri içeren öneriler
Reddedilmiştir.

Ekim 1993 de, 60'lı yıllarda kaçak kazılarla edinilen 363 eserin ülkemize iadesi sağlanmıştır. Böyle bir anlaşmanın temeli bilimsel etiğe dayandırılmış ve Metropolitan Museum of Art'ın kaçak eserlerin ait oldukları topraklara geri verilmesi ilkesini mutlaka hukuksal bir davaya dayanmaksızın işletmesi Türkiye'nin eski eser kaçakçılığı ile uluslararası platformda verdiği mücadelenin ZAFERİ olmuştur
Logged

Gök batmadıkça yer yarılmadıkça Türklük ölmez!!!
"Ey Türk titre ve kendine dön"
« Yanıtla #1 : 15 Şubat 2008, 14:15:48 »
hira_pc
*
Mesaj Sayısı: 839
Tecrübe Puanı: 111

Offline
KARUN HAZİNELERİ

böyle insanlar ne anlar bilgi paylasımından ne desek bos olur ..... nihat usta ellerine saglık baya güzel bir bilgi olmus... kendim uşaklı oldugum için oraları gezme fırsatımda oldu özellikle uşak karun müzelerinde cok güzel eserler bulunmakta... saygılar ustam
Logged
« Yanıtla #2 : 15 Şubat 2008, 14:21:15 »
ufuk
*
Mesaj Sayısı: 299
Tecrübe Puanı: 27

Offline
KARUN HAZİNELERİ

kardeş bilgilerin için sağol güzel oldu bizler bunları bulup okuyamıyoruz yada çaba sarf etmiyoruz.
Logged
« Yanıtla #3 : 15 Şubat 2008, 14:27:08 »
kayipkepenek
kayipkepenek
*
Mesaj Sayısı: 616
Nerden: eskişehir
Tecrübe Puanı: 206

Offline
KARUN HAZİNELERİ

birbilinçsiz definecinin bir kaç kuruş uğruna kaçakçıya bir günde sattığı eserleri devletimiz geri kazanabilmek için kaç yıl uğraş veriyor
ne paralar harcıyor
bu akıl almaz savurganlıktır
kaçakçılara giden bu değerlere sahip çıkmak her definecinin sorumluluğudur
devletimiz dışına gidecek her eser bizim malımızdır
neden amerikaya yada almanyaya gitsin
bizim başımız kelmi
bizdegörmek ve onların aldığğı zevki almak isteriz
yani kısaca kaçak kazıya son
kaçakçıya son
resmi kazı yapın kardeşlerim
Logged

o albayrak üstündeki yıldız benim
o al bayrak uğruna feda olsun bedenim
« Yanıtla #4 : 18 Şubat 2008, 21:50:26 »
newyears
*
Mesaj Sayısı: 194
Tecrübe Puanı: 9
İNCİNSENDE İNCİTME

Offline
KARUN HAZİNELERİ

ELİNİZE SAĞLIK.YA HALA YURT DIŞINA MAL KAÇIRAN VAR SİN İR OLUYORUM.HAYRINI GÖRMESİNLER
Logged

İNCİNSENDE İNCİTME
« Yanıtla #5 : 27 Mart 2008, 01:47:18 »
Dolphine6464
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 11
Tecrübe Puanı: 1

Offline
KARUN HAZİNELERİ

Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Logged
« Yanıtla #6 : 16 Mayıs 2008, 23:42:51 »
tween
*
Mesaj Sayısı: 30
Tecrübe Puanı: 16

Offline
KARUN HAZİNELERİ

bu ülkenin eserleri bu ülkede kalmalı.bize miras çünkü ama bir konuya değinmek istiyorum resmi kazılarda ki zorlukları biraz olsun kolaylaştırmaları gerekiyor çünkü kazı yönetmenliği şartları çok ağır geliyor bazı insanlara.ekonomisi çok ii olduğu söylenemez bir ülkede olsak ta toprak altında kaybolan çürüyen malın ne devlete ne bize faydası var.defineceliği biraz olsun resmi makamlar dahilinde izinli de olsa rahat bırakılmasını istiyorum bu benim düşüncem.çünkü bu işi maddiyatını düzeltmek için yapan insanlar var hobi olarak bu işi yapan pek kişi yoktur sanırım ama resmi kazı için masraflar çok ağır geliyor bazı insanlara ve kaçak kazıya yöneliyor.ben kazı yönetmenliğini okudum gerçekten ağır değilmi sizce?biraz daha iyileştirilmesini istiyorum define hakkında kanunların iyileştrilmesini istiyorum ve ustalara sesleniyorum bu konuyu açalım yorum alalım burada ki üye arkadaşlardan..bir anket bakarsınız taşları yerinden oynatmaya yeter...
Logged
« Yanıtla #7 : 17 Mayıs 2008, 04:22:51 »
son mohikan
YA UMUTLAR BİTERSE
*
Mesaj Sayısı: 1155
Tecrübe Puanı: 230

Online
KARUN HAZİNELERİ

sa.paylaşım için teşekkürler nihat ustam
Logged

HOR GÖRME HARABAT EHLİNİ DEFİNEYE MALİK NİCE VİRANELER VAR                                                                                       suskunluğum aseletimdendir.
her lafa verecek bi cevabım var.
lakin bir lafa bakarım , lafmı diye...
birde söyleyene bakarım adammı diye...................
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Karun Hazinesi(Belgesel)Mutlaka İzleyin... Definecilikle İlgili Videolar Black_Mask 9 2078 Son Mesaj 18 Haziran 2008, 02:28:56
Gönderen: boramenan
OSMANLI HAZİNELERİ 1 Marmara Bölgesi legend_041 1 273 Son Mesaj 23 Mayıs 2008, 21:54:13
Gönderen: y kurt
KARUN'UN HAZİNELERİ Sohbet Bölümü ROTASIZKAPTAN09 1 49 Son Mesaj 16 Haziran 2008, 09:34:41
Gönderen: keban
Harita Definecilik Define İletişim
Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2008 Simple Machines LLC
Düzenleyen : comkit
Özel Mesajlariniz Denetlenmektedir.
Parakapisi.NET Ziyaretçilerinin Firefox tarayici kullanmasini önerir.

Parakapisi.NET Kendi Sunucusunda Barinmaktadir.
MySQL ile GüçlendirildiPHP ile GüçlendirildiXHTML 1.0 Geçerli!

Define

DefinecilikDefine

Bu Sayfa 0.18 Saniyede 20 Sorgu ile Oluşturuldu