+  Define - Definecilik - Ana Sayfa
|-+  ÇÖZÜMÜNÜ ÖĞRENMEK İSTEDİĞİNİZ İŞARETLER
| |-+  Tarih
| | |-+ 
 ULUDAĞ MANASTIRLARI

Üye Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: ULUDAĞ MANASTIRLARI  (Okunma Sayısı 748 defa) Seçenekler Arama
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 08 Aralık 2007, 02:11:02 »
ilhan-16
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 3
Tecrübe Puanı: 3

Offline
ULUDAĞ MANASTIRLARI

Uludağ manastırlarının dağ tepesinde bulunmadığını söylemiştik. Dağda en yüksek manastır 1500 metre yükseklikte bulunan Fotinodios manastırıdır ki Sobran tepesinin şimali garbisinde ve Küçük balıklı deresinin iki kolu arasındadır ve bütün diğer manastırların hepsi bundan daha az yüksekliktedir.
Uludağ manastırlarını, incelemeği kolaylaştırmak için birkaç mıntıkaya ayırıyoruz;

Nilüfer ile Gökdere arasındaki dağ mıntıkası:
Perler Manastırı, ( Monastere des peres) - Çekirgenin güney doğusunda, Çamlıtarla sırtlarında. Rahip Menton bu manastırın izlerinin kaybolmak üzere olduğunu söyler.
Agorlar Manastırı, (Les Agaures) – Bursa-Uludağ yolunun 2760 ıncı metresinde ve yolun sağındadır. Resimler aleyhine ihtilal çıktığı vakitlerde imparator memurlarının gözden uzak bulundurmadıkları başlıca manastırlardan birisidir. 88 yy. başlarında bina olunmuştu ve meşhur azizlerden St. Martyrs Cosme ile Damien’e tahsis edilmişti. Halk bu manastırı bulunduğu mevkiin adı olan Kalimn (Calymne) diye de anardı. Burasını hadımlar çok ziyaret ettiği için aynı zamanda ogar (Augares) manastırda denirdi. Agaures kelimesi bu ismin harflerinin alt üst edilmiş şeklidir. Bu manastırın bulunduğu yer St.Eustrate’ ın hayatını yazan adı meçhul bir vakanüvis tarafından gösterilmiş ve rahip Menton’ da bu mevkii bu hal tercümesinden öğrenmiştir. Agorlar manastırının nüfuzu çok genişti. Mensupları kalabalık ve ziyaretçisi çok olduğu için etrafında pek çok ev yapılmıştı. Bu evler sonraları ayrı birer manastır halini aldılar ve Agorların birer şubesi oldular.
Aziz Agapios Manastırı, (Monastere Saint Agapios) - İnkaya köyünün kuzeyindedir ve fundalıklar arasında tek tük enkazına rastlamak mümkündür. Burası Agorlar manastırının bir şubesi halinde idi.
Lökadlar Manastırı, (Monastere Leucades) – Bu da Agorlar manastırının ayrı bir şubesidir. Doburca köyünün kuzeyinde ve Nilüfer nehrinin kenarında ufak bir tepe üzerinde bulunuyordu. Agorlar manastırının (Autels d’Elie) adında diğer bir şubesi varsa da Uludağ mıntıkasında değildir.
Abramitler manastırı, (Monastere Abramites) – İnkaya köyünün ve yukarıda tarif ettiğimiz St. Agapios manastırının şimalinde ve Bursa-Uludağ yolunun garbında 200 metre yüksekliktedir. Burası Patrik St. Taraise zamanında bina olunmuştur. Lökadlar manastırı pek çok müracaatçıları geri göndermek zaruretinde kaldığı için bu manastırın yükünü hafifletmek üzere başka bir manastır yapılmak lüzumu patriğe anlaşılınca, oda kendi malı olup harabeler ve taşlarla dolu bulunan araziyi manastır için terk etmek suretiyle Abramitler manastırının binasına yardım etmişti.
Bale Manastırı, (Monastere Balee) – Cilimboz deresinin kaynağı yakınındadır. Bursa’ya hemen bir saat mesafededir. 7. yy. sonlarına doğru bina olunmuştur. Etrafında ayrıca pek çok zaviyeleri de vardı.
Aziz Zekeriya Manastırı, (Monastere Saint Zacharie) – Misi köyü cıvarında ve Nilüfer nehri kenarındadır. St. Pol tarafından yaptırılmıştır. St. Pol haccetmek için Kudüse gidiyorken yolda kızıl ırmak civarında gaipten gelen bir ses kendisine geri dönmesini ve gösterilecek yerde bir kilise yaparak orada Allahın sürülerini gütmesini ihtar etmesi üzerine St. Pol’ da buraya gelmiş ve bu manastırı yaptırmıştı.
Trikalis Zaviyesi, (Ermitage Trichalice) – Bu zaviye şimdi Abdal Murad türbesinin bulunduğu yerde idi. Türk işgalinden sonra da dervişler için zaviye hizmetini görmüştü. Meşhur St. Yuvanis burada uzun müddetle yalnızlık hayatı geçirmişti. İmparator Teofil resimler hakkında en çok hürmet edilen bir azize danışmak istediği vakit St. Yuvanis’i aratmış ve burada buldurmuştu.
Aziz Nikola Zaviyesi, (Ermitage Saint Nicolas) – Yukarıda tarif ettiğimiz Bale manastırının iki yüz metre daha ilerisindedir. Bulunduğu menkiin deniz seviyesinden 620 metre yükseklikte bulunması itibariyle bu mıntıkadaki mabetlerin en yükseğidir.
Aziz Konstantin Zaviyesi, (Ermitage Saint Constantin) – Cilimboz deresini takiple Bale manastırına giden dağ yolunun kenarında ve 430 metre yüksekte.
Kadınlar Manastırı, (Couvent de Femmes) – İnkaya köyünün karşısında, Uludağ yolunun solundadır. 814’ de St. Pierre d’Atroa tarafından yaptırılmıştır. Adından kadınlara mahsus olduğu anlaşılmaktadır.
Gökdere ile Kaplıkaya (Sobran) deresi arasındaki dağ mıntıkası
Sakküdyon Manastırı, (Monastere Saccudion) – Kadı yaylasında 1075 metre yüksekliktedir. 781’ de bina olunmuştur. Bu mevki Uludağın eskiden çok süslü mıntıkalarından birisi idi. Temiz hava ile birlikte etrafta koyu gölgeler veren ormanlar çoktu. Meyve ağaçları, kestane ormanları her tarafı kaplamıştı. Denize doğru uzayan manzara, saf ve berrak bir su akıntısı ile burası doyulamayacak bir yer idi. Bu gün bu ormanlar kesilmiş, saha çıplak ve vahşi bir manzara almıştır. Eskiden şöhreti o kadar büyük idi ki padişah 3. Mustafa dahi bunu işiterek sarayında çıkan bir salgının musaplarını tedavi için oraya gönderirdi.
Bu manastıra gidebilmek için Bursa’ dan Gökdere üstünden giden dağ yolu takip edilmelidir. İki saatlik bir çıkıştan sonra ilkbaharda mebzulen akan ve yaz sonuna doğru kuruyan bir çeşmeye rastlanır ki bu çeşmenin soluna doğru gidildiği takdirde Kadı yaylasına varılmış olur ve manastır oralardadır. St. Josef Tessalonik gibi meşhur adamlar burada yaşamışlardır. Manastırlar ve zaviyeler cıvarında dişi hayvan bulundurmak dinen yasak olduğu halde 88 yy. sonlarına doğru keşişler buralarda hayvan beslerler ve ticaret yaparlardı. Zaviyelerin civarı çiftliğe dönmüştü. St. Teodor dişi hayvanları en evvel bu manastır civarından uzaklaştırmakla diğerlerine misal olmuştu. Sakküdyon’ un gösterdiği misal onun şöhret kazanmasına yaradı; her taraftan papaz olmak isteyenler buraya koşmağa başladılar ve az zaman içinde burada yaşayan keşişlerin sayısı yüze çıktı. Manastır da Uludağ manastırları içinde şöhret kazandı.
Bu manastırın rahiplerini herkes sayıyordu, bu yüzden imparatorlar da onları gözden uzak bulundurmuyordu. 6. Konstantin Bursa’ya gittiği vakit bu manastırın papazları onu karşılamak için dağdan inmeye lüzum görmediler. Hâlbuki Konstantin kendisini karşılayacaklarını umuyordu. Böyle olmayınca Konstantin, Platon adındaki papazı hapse attı ve onun haysiyetini kırmak için çok hakaretler etti. Manastırın diğer papazlarını da dövdürdü, dağıttı ve yine imparator bu manastırı diğerlerinden tecrit ederek yardımsız bıraktı. Fakat bütün bunlara rağmen Sakküdyon manastırı uzun müddet halk arasındaki şöhretini muhafaza etti.
Bu manastır dağın en güzel binalarından birisi idi. Çatıları, kubbeleri kapıları ve kemerleri ayrı ayrı güzellikler arz ediyordu. Bilhassa mozayikten yapılmış resimli kaldırımları pek meşhurdu.
Katarlar Manastırı, (Monastere des Cathares) - Bu da kadı yaylasındadır ve Sakküdyon manastırından bir kaç yüz metre uzaktadır. Deniz seviyesinden 1010 metre yüksektedir. Eskiden bu manastırın etrafı da ağaçlık ve kesif bir orman halinde idi. Dağ yangınları, rasgele ve mütemadi ağaç kesmeler sonunda arazi tamamı ile çıplak bir hale gelmiş ve birkaç seneden beri ziraat maksadı ile sahadaki enkaz ve taşlar da ayıklanmış olduğu için manastırın izi tamamı ile kaybolmuştur.
Libyana Manastırı, (Monastere des Libiana) – Kadıyayladan ovaya sarp bir inişten sonra 575 metre irtifada bulunmaktadır. Değirmenlikızık köyünün cenubunda ve köy ile Kadı yaylası arasındadır. Bu manastır Türk işgalinden sonra tekke olarak kullanılmıştır ve eskidikçe tamir görmüş hatta bu tamirler yeniden yapılma derecelerine kadar esaslı bir surette yapılmıştır. Uludağ’ daki eski Araplar tekkesi burasıdır.
Mezolimp Zaviyesi (Ermitage des Mesolympe) – Katarlar ve Libyana manastırları arasında kalan bölgede 860 metrededir. Enkazı fundalıklar arasında görülebilir. İmparator Leon Larmenien’ in resimler aleyhinde yaptığı takiplerin en şiddetli zamanında St. Piere d’Aora rahiplerini buraya toplamış ve onları teşci etmişti.
Del Zaviyesi (Ermitage des Dele) – Maksem Atatürk köşkü üzerinden dağa çıkan yolun sağında ve 450 metre yüksekliktedir. Uzun müddet St. Piyer’e inziva yeri olmakla meşhurdur. Bu zaviye bir mağara halinde idi.
Kaplıkaya ile Deliçay arasındaki dağ mıntıkası
Kril Manastırı (Monastere des Crile) – Cumalıkızık ve Fethiye kızık köyleri arasından geçen Balıklı deresinin bir çeyrek saat mesafesindedir ve bu köylerle manastır mevkii bir mürseller teşkil etmektedir. Bursa’da Akçağlayan mevkiinin üstünden giden dağ yolunun Lazlar ve Fethiyekızık köylerine verdikleri şubelere sapmadan doğruca gidilmeli yahut Fethiyekızıktan dağ yolu takip edilmelidir. Denize nazaran yüksekliği 430 metredir. Mevkii kestane ağaçları ile gölgelenen bir yayla halindedir. Manastırın enkazı meydandadır. Bu enkaz arasında küçük ve yuvarlak bir havuz ile üstünde salip resmedilmiş bir direk başlığı bulunmaktadır.
Hadımlar Manastırı (Monastere des Ennugues) – Yedinci yüzyılın sonlarına doğru bugün Gölcük yaylası denilen küçük bir yaylada yapılmıştı. Kaplıkaya’ ya kadar dağ eteği takip olunduktan sonra yazın kuruyan bir dere geçilerek oduncuların gidip geldikleri dağ yolu takip olunmalı ve Lazlar köyü bulunmalıdır. Bu köy halkı lazdır. Yol yukarıya doğru takip edilmeli ve deniz seviyesinden 1000 metreye kadar yükselmelidir. Fundalıklar ve çalılar arasında tek tük enkazına tesadüf olunabilir.
Burası bir çok azizlere sığınak olmuş ve imparator memurları tarafından daima göz önünde bulundurulmuş büyük ve şöhretli bir manastır idi. S. Kak ve küçük S. Antuvan burada şöhret kazanmışlardır.
Sinsel Manastırı (Monastere des Syncelle) – Şimdi tarif ettiğimiz Ennuques manastırının yakınında, şarkında ve Balıklı deresi civarındadır. Bulunduğu mahale yerliler Yurt yeri derler. Denizden 870 metre yüksekliktedir.
Semboller Manastırı (Monastere des Symboles) – Cumalıkızık ve Hamamlıkızık köyleri arasından akan kilise deresi boyunca sıralanmış birçok manastırdan birincisidir. Cumalıkızıktan itibaren kilise deresi boyunca giden patikanın sağındadır. Düz dağ denilen ve kestane ağaçları ile örtülü bulunan bir tepe üzerindedir. Enkazı kolaylıkla görünür.
Yedinci asır iptidalarında bina olunmuştur. Çanlar icat olunmazdan önce burada büyük tahta levhalar bulunur ve bu levhalar zincirlerle asılırdı. Tahta levhalar çan makamında kullanılırdı, kilise mensuplarını çağırmak için bu levhalara çekiç ile vurulurdu ve manastır bu nevi çanlarının zenginliği ile meşhurdu.
Bu manastırda Limnyot, Teosterikt, Timote gibi azizler yaşamışlardır. Bunlardan birincisi genç yaşından itibaren manastır hayatına atılarak cismani hayat ile mücadele etmiştir; katiyen bir kadın yüzüne bakmamış ve ölünceye kadar cismen ve ruhen bakir kalmıştır. Onun için tam tevekküle nail olarak şeytanları avlamak, bütün hastalara şifa bulmak gibi kerametlere mahzar olmuştur.
Limnyot ise İsanın ve anasının resimlerini kıran ve yakan imparator Leon’ un dinsizliğini ve küfrünü ilan etmekte çok ileri gitmiş olmakla meşhurdur. Bu yüzden birçok takiplere, işkencelere ve azaplara uğratılmıştır. Konstantin Kopronim’ in imparatorluğu zamanında burnu kesilmiş ve başı yakılmıştır.
Gradina Manastırı (Monastere des Gradines) – Aynı güzergâhtan Kilise deresi boyunca dağa çıkarken 980 metre yüksekte ve dere kenarındadır.
Similaykyon Manastırı (Monastere des Symlakion) – Aynı güzergâh üzerinde ve 1150 metre yüksekte.
Pissadini Manastırı (Monastere des Pissadyn) – Aynı güzergâh üzerinde ve daha da yüksektedir. Bu manastırın bulunduğu yere bugün üç evler denilmektedir. Bu manastır St. Euthyme le jeune ile meşhurdur.
Fotinodyos Manastırı (Monastere des Photinodios) – 1430 metre yükseklikte ve Uludağ’ ın en yüksek manastırıdır. Bu manastırın kilise deresi istikametince sıralanmış olan bir çok manastırlardan birisi ve en yukarıda olanıdır.
Delmat Manastırı (Monastere des Dhelmat) – Hamamlıkızık köyünden Uludağ’ a çıkan oduncu yolunu takiben 900 metre yüksekliğe kadar takip etmelidir. Manastır yolun solunda ve Çayırlıdere arasındadır.
Monokastonon Manastırı – Cumalıkızık köyünden dağa çıkan patika üzerinde ve 600 metre yüksekte.
Aziz Antuan Lö Jön Zaviyesi (Ermitage des St. Antoine le jeune) – Erikli yayla üzerindeki kilise tepesinde, Hadımlar (Eunuques) manastırının 200 metre kuzeyindedir.
Aziz Jorj Zaviyesi (Monastere des Saint George) – Kiril manastırının üstündedir, bunun bir az daha aşağısındaki diğer bir zaviye daha vardır ki Pruzyas baş rahibi St. Pol ruhani idaresinden azlolunduğu vakit oraya nefyolunmuş ve putlar aleyhinde çıkan isyanda da buraya saklanmıştı.
Bu mıntıkalar haricinde dağın şark mailesi üzerinde bir manastır daha vardır ki burası bizim (Brusa ve Uludağ) adlı kitabımızda yaptığımız tahminlerde gösterdiğimiz sahada bulunmaktadır. Genç St. Konstantin’ in dini hayatı ile pek meşhur olan bu mabed Flübüt (Phlubute) manastırıdır. Dağın şark mailesi üzerinde Kıran köyü civarında ve takriben 700 metre yüksekliktedir. Brusa’ da değerli arkadaşım Tayyar bize şu malümatı vermektedir;
Mabet Bursa-İnegöl şosesi üzerinde bulunan Aksu köyünün cenubi şarkisi üzerindedir. Dağ zirvesinden gidildiği takdirde Uludağ oteline yirmibeş kilometre uzaktadır. Bina zamanla harap olmuş ve çatısı çökmüştür; iç duvarları da yıkılmıştır. Temel duvarları görülebiliyorsa da şimdiki halde enkaz ile örtülmüştür ve binanın taksimatını görmek için bu enkazın kaldırılması lazımdır. Mabedin bulunduğu çıplak tepeye gidiliyorken sellerin sürüklediği çanak çömlek parçalarına tesadüf olunur ve oradaki enkaz temizlenmekle tarihi aydınlatacak mühim eserlere tesadüf edileceği umulur.
Bu manastırlar eski zamanlarda kendi başlarına müstakil birer müessese idiler. Harici takiplerden müteessir olmağa başladıkları vakit birleşmek ve mevcudiyetlerini teşkilatlandırmak çarelerini aradılar ve bunun neticesi olarak da Bursa şehrinin surları arasında büyük bir manastır bina ettiler. Bu manastırın kilisesi yerinde, Menthon’ a göre bu gün Üftade camii bulunmaktadır.
Bu manastır uzun müddet Brusa ve civarındaki manastırların en büyüğü sıfatını muhafaza etmiş, bütün dağ papazlarına amir olan başpapaz orada oturmuştur.
Rahip Menton şehirde şimdiki Şehadet camiinin yerinde de ayrı bir Bizans Kilisesi bulunduğu hatta Şehadet camiinin eski bir Bizans kilisesi olup Brusa’nın fethinden sonra cami haline çevrildiğini yazmakta ise de bunu aslı olmamak lazım gelir. Bu gün mevcut olan Şehadet camii kırk sene evvel ve garip bir mimari üslupta yapılmıştır.

Logged
« Yanıtla #1 : 09 Aralık 2007, 10:55:44 »
REDES
*
Mesaj Sayısı: 1703
Nerden: Bursa
Tecrübe Puanı: 245

Offline
ULUDAĞ MANASTIRLARI

teşekürler ilhan
Logged

Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
Forumda Resimlerin  Görülmesine İzin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek İçin  [  Buraya Tıklayarak Üye Olunuz  ]  veya  [  Giriş Yapınız  ]
« Yanıtla #2 : 11 Mayıs 2008, 23:13:59 »
dağlı16
*
Avatar Yok
Mesaj Sayısı: 1
Tecrübe Puanı: 0

Offline
ULUDAĞ MANASTIRLARI

slm libyana manastırı ile ilgili detaylı bilgi istiyorum
Logged
« Yanıtla #3 : 11 Mayıs 2008, 23:30:00 »
yuanis
*
Mesaj Sayısı: 9
Nerden: samsun
Tecrübe Puanı: 1

Offline
ULUDAĞ MANASTIRLARI

kardeş bu samsun da da  bi manastır var ama  bulunmuş deil ip uçlarından iki tanesini biliyorum 1.cisi bögürtlen tarlası 2.cisi kemikli tarla bu yerler tam olarak biliyorum ama 3 .cü ip ucu bana çok lazım işimi görcek manastır nerde ?
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Harita Definecilik Define İletişim
Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2008 Simple Machines LLC
Düzenleyen : comkit
Özel Mesajlariniz Denetlenmektedir.
Parakapisi.NET Ziyaretçilerinin Firefox tarayici kullanmasini önerir.

Parakapisi.NET Kendi Sunucusunda Barinmaktadir.
MySQL ile GüçlendirildiPHP ile GüçlendirildiXHTML 1.0 Geçerli!

Define

DefinecilikDefine

Bu Sayfa 0.198 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu